Melankoli Ne Güzelsin
Melankoli ne güzelsin
Rüzgârda yağmurda gel bana
Dinle aşkı bu şarkıda
İstanbul'da kal boğazda
Söyle sevgilim bitsin bu özlemim
Hep sonbaharda yağmurla dön bana
Hayır ağlama sakın bana bakma
Unut bunları eski şarkıları
Melankoli ne güzelsin
Eylül'de yapraklar düşer
Rüzgâr eser yazdan kalan
Aşkım biter gider
Günlerce bekler yolunu hep gözler
Görmezsen eğer bu şarkım biter
Melankoli ne güzelsin
Sezen Cumhur Önal’ın Türkçeye uyarladığı Melankoli şarkısının sözleri bunlar. Melodisi
sözleri kadar vurucu, ruhu parçalara ayıran… O parçaları bir daha toplamanın mümkün
olmadığı… Zamanın o anında, sadece sözlerin ve melodinin harmanladığı karışımda eriyip
gidilen…
Şarkı ilk piyasaya 1965 yılında çıkıyor. İtalyan pop müziğinin romantik sesli ve Capri’li
Peppinosu sonradan dünya çapında hit olan bu parçasıyla, yürekleri delip geçiyor. Asıl adı
Giuseppe ve karşılığı Yusuf olan isminin, sevgi ifadesiyle söylenen küçültme halidir Peppino.
Babasının bir arkadaşının lakabı olduğu ve ona bu adı onun taktığı rivayet edilir. Peppino
yani küçük Yusuf ya da Yusufçuk, İtalya’nın güney liman kenti Napoli’ye bağlı Capri
adasından geldiği için zamanla Capri’den gelen Yusufçuk adını benimser. Daha küçük
yaşlarda piyano çalarak başladığı müzik kariyerine gazinolarda şarkı söyleyerek devam eder.
1939 yılında doğan Yusufçuğun ilk kez dört yaşında sahne aldığı gazinolar, İtalya’yı Nazi
işgalinden kurtarmak için gelen Amerikalı askerlerin eğlendikleri mekanlardır…
1960’lar İtalya’sı ise II. Dünya Savaşı’nın etkilerinden kurtulmaya çalışan ekonomik mucize
dönemindeydi. İtalya II. Dünya Savaşı’nı kaybetmişti. Mussolini dönemi yeni kapanmıştı.
Ülke yoksulluktan henüz çıkmaya başlamıştı. Toplum travmayı tamamen atlatmamıştı.
Ekonomik iyileşme başlamış olsa da genel ruh hâli hâlâ kırılgandı. Bu yüzden müzikte, coşku
değil, duygusal iç döküş ön plandaydı.
1965 yılında Peppino, Melankoli ile romantizmin dibine vururken; aynı yıl Amerika
Vietnem’a asker çıkararak, milyonlarca sivil ve asker Vietnamlı ile binlerce Amerikan
askerinin ölümüne, yaralanmasına sebep olacak savaşı başlatıyordu. Amerika’nın Vietnam
ormanlarına ve topraklarına attığı ve etkileri bugüne kadar süren kimyasal bombalamalar
sonucu savaş, insan kıyımı yanı sıra çok büyük bir çevre felaketine de sebep oldu.
Vietnam savaşı aslında Amerika’nın uydurduğu bir kurgu ile alevlenmiştir. Savaşın
başlamasına gerekçe olarak, Amerikan Kongresini ikna etmek için, Vietnamlıların Tonkin
Körfezi’ndeki Amerikan savaş gemisine ilk saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülür. Aslında ilk
çatışma bundan çıktı ise de asıl Amerikan medyasının savaş tezahüratı yapmasına sebep olan;
ikinci Vietnam saldırısı hikayesidir.
Bu bir hikayedir çünkü; ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından 2005 yılında kamuya
açıklanan belgeler ve daha önce gizli olan istihbarat analizleri şunu ortaya koydu; 4 Ağustos
1964’teki ikinci saldırı aslında hiç gerçekleşmemişti… İlk çatışma 2 Ağustos’ta gerçekten
yaşandıysa da savaşın genişlemesini meşrulaştıran esas gerekçe aslında hiç gerçekleşmemiş
olan “Made in Amerika” yani Amerikan savaş lortlarının bir uydurmacası olan, sözde ikinci
saldırıydı!
Bu sözde yani gerçekte kurgu olan ikinci saldırı, Amerikan başkanına savaş ilanı olmadan
askerî güç kullanma yetkisi verdi. İlk büyük Amerikan deniz piyade birlikleri 1965 Mart’ında
Vietnam topraklarına girdi. Bu durum ABD anayasal sisteminde yürütme gücünün
genişlemesi tartışmalarını da tetikledi…
1964’teki Tonkin Körfezi Kararı, Kongre’nin resmî “savaş ilanı” yapmadan başkana çok
geniş askerî yetki vermesinin çarpıcı bir örneğidir; fakat Amerikan tarihinde bunun ilk örneği
değildir. ABD Anayasası’na göre savaş ilan etme yetkisi Kongre’dedir. Ancak pratikte,
Kongre bazen “savaş ilan” etmeden başkana kuvvet kullanma yetkisi veren kararlar
çıkarmıştır.
Teorik olarak, ABD bir ülkeye örneğin İran’a karşı da resmî savaş ilanı olmadan askerî güç
kullanabilir. Ancak bunun nasıl ve hangi hukuki dayanakla yapılabileceği ayrı bir meseledir.
ABD Anayasası’nda savaş ilan etme yetkisi Kongre’dedir. Buna karşılık başkan
başkomutandır. İran’a geniş çaplı bir savaş açmak için yeni bir Kongre yetkisi gerekeceği;
güçlü bir hukuk görüşüdür. Ancak pratikte başkan; Amerikan askerlerine yönelik yakın
tehdit, bölgedeki Amerikan çıkarlarının korunması veya sınırlı hava operasyonu gibi
gerekçelerle sınırlı askerî operasyon başlatabilir.
Bütün bunların Melankoli şarkısı ve Peppino di Capri ile ne ilgisi var derseniz, Vietnam
savaşının sebep olduğu yıkımı belgeleyen arşiv fotoğraflarına göz atın lütfen. Ondan sonra
karar verin. 1965’te yaşıyor olsaydınız İtalya’da yaşayıp Peppino’nun Melankoli şarkısı
eşliğinde hülyalara dalıp gitmeyi mi tercih ederdiniz yoksa Vietnam savaşındaki Amerikalı ya
da Vietnamlı bir asker olmayı mı? Ya da bugün İran’a yapılacak bir saldırının fitilleyeceği
savaştaki Amerikalı ya da İranlı bir asker mi? Ya da savaşların ortasına sıkışıp kalmış masum
sivillerden biri mi? Hangisi?
Not: Yukarıdaki görsel, yapay zekâ ile üretilmiş olup, Peppino Di Capri’nin gençlik halini
tasvir etmektedir.