İran, ülkesinde tıpkı bizdeki PKK gibi hareket eden PJAK ya yıllardır pek göz açtırmıyor. PJAK İran'da ülkemizde PKK'nın faaliyetlerinin onda birinin altında faaliyet gösterebiliyor. Bunun iki sebebi var, birincisi İran'ın istihbaratı güçlü, ikincisi de İran PJAK'nın üstüne düzenli ordu ile değil, paramiliter bir teşkilat olan devrim muhafızları ile gidiyor. PJAK'nın bu düşük seviyeli faaliyetini istemeyen İran geçen ay Kandil dağını önce uçaklarla bombaladı sonra da devrim muhafızlarını gönderdi. Bu bölgeyi epey temizlemişe benziyor. Güçlü bir söylenti Karayılanı esir almışlar, Suriye ile birlikte yol yöntem görüşmeleri yapılıyor. Basındaki haberlere bakılırsa İran, PJAK'ya son bir darbe vurma girişimi hazırlığında. İran Kandil dağına bir girdi, pir girdi, PJAK'yı çökertti.
Biz ne yaptık, Kandili bombaladık, milyon dolarlar harcadık, sözde 180 kişi etkisiz hale getirildi. Bu rakamın doğruluğu tartışmaya açık, kaynak ne? Belli değil. Askerlikte çok basit bir kaide vardır, o da 'netice almak istiyorsan, hedefi bombalar sonra kara birliklerini gönderir etrafta kalanlar tesirsiz hale getirilir.' Biz hala kara harekatı bugün, yarın, tüh yanlışmış, öbür gün gibi manşet attırılarak PKK'nın Kandil'i boşaltması için tip verip duruyoruz. PKK, Genelkurmay tarafından servis edilen bu bilgileri ciddiye aldı ise zaten Kandil'i boşaltmıştır. Büyük masraflar ile yapacağımız kara harekatından yine sonuç alınamayacak demektir.
Irak, Kandil'i kontrol edemiyor, bunu da gizlemiyor, bizim bir kara harekatımıza teessüflerini bildiren bir nota verir o kadar. Cevap, ben eşkıya kovalıyorum, senin topraklarında gözüm yok olur ve mesele kapatılır. Bizim, mevcut istihbarat ve komuta zaafları ile bu işin üstesinden gelebileceğimiz büyük şüphe götürür. Bu işi çok ucuza İran'a havale edelim, onlar Kandil dağının kendilerine bakan yüzünü temizlerlerken, dağın bize bakan yamaçlarını da temizleyiversinler. Onların yapacağı harekatı bizim subaylar örnek alıp (tabi vatandaşını fişlemekten, darbe planları hazırlamaktan vakitleri kalırsa) işin düzenli ordu ile değil, eşkıya gibi dağda bayırda onlar gibi dolaşan birliklerce yapılabileceğini anlarlar.