İki havuzlu villam var ben salça yapıyorum!

Abone Ol
Bir yandan Ümit Yaldız, öte taraftan karımın ağır zulmünü yaşadığım şu saatlerde, iki tane havuzlu villam olduğunu öğrenmiş bulunuyorum.
Ağustos’’un dayanılmaz sıcağında anlatmak zor olacak.
Ancak, görev kutsaldır.
***
Ümit Yaldız, günlerdir başımın etini yiyor: ’“Dalgıç yeni yazı yok mu?’”
Genel Yayın Yönetmeni olduğu için kalbini kırmak istemiyorum.
Bilgisayar ekranı bile buharlaşacak sıcaktan; o ise ’‘Yaz’’ diye tutturmuş.
***
Eve geldim. Kesin kararlıyım, yazarım bu akşam ben’…
O sırada telefon çaldı. Arayan karım. 45 kilometre uzakta olması, emirler yağdırmasına engel olamıyor.
’“Üç tepside salça var balkonda. İkisini karıştır. Az olanı, çok olanın içine boşalt. Güneşte yeterince pişmiş olanı içeriye al. Çiçekleri sulamayı unutma.’”
Kadın sende hiç vicdan yok mu?Bu kadar karmaşık durumun içinden nasıl çıkacağım?
Kolay olanı, yani çiçek sulama görevini yerine getirdim. Ancak salça tepsilerini karıştırdığım kesin...
***
Asıl dert, yazının konusu ne olacak. 3-5 günlük bekarlığın tadını çıkarmak dururken, ben konu diye kafa patlatıyorum.
İmdadıma, İ. Melih Gökçek yetişti.
Geçenlerde, ’“Gandi Kemal’’in de havuzlu yazlığı var’” demiş Gökçek Bey.
Bizim haberci takımı araştırıp bulmuş.
Meğer, Kılıçdaroğlu bir yazlık site kooperatifine yazılmış. Kaba inşaat seviyesindeki sitede, 19 sakinin ortak kullanımı için ’‘kıç kadar’’ bir havuzcuk varmış’…
***
Ayıptır söylemesi, geçen ayın ortalarında Dalyan’’da tatil yapmıştık.
Apart sakinleriyle birlikte biz de bir havuzu ortaklaşa kullanmıştık.
Önümüzdeki haftada da gazeteciler cemiyetinin sitesine bir haftalığına gidiyoruz.
Orada da havuz var.
İki tane havuzlu villa sahibi olmuşuz, haberimiz yok.
Allah bu İ. Melih Gökçek’’i Ankaralıların başından eksik etmesin.
Nasıl moral verdi akşam akşam’…
***
Yazının kalanı da bir başka televizyon haberinden’…
AKP’’nin tilkileri bile bunalıma sokacak kurnazlığını anlatıyor haber.
12 Eylül’’de 50 milyon kişi sandık başında evet-hayır oyunu oynayacak malum.
İki tane mühür olacakmış. Birinin üzerinde ’‘evet’’, diğerinde ’‘tercih’’ yazan mühürler verilecekmiş vatandaşlara.
Tercih yazanda sorun yok. Fakat üzerinde ’‘evet’’ yazan mührü ’‘evet’’ yazan kutucuğa mı, ’‘hayır’’ yazana mı basacaksın?
’‘Hayır’’ yazısının üzerine ’‘evet’’ mührünü basarken kafalar karışacak.
Gel, çık işin içinden.
Aynı bizim salça tepsilerinin hesabı.
***
Zaten millet olarak böyle durumlarda elimiz, ayağımız dolanır.
Şimdiden söylüyorum.
Hangi mührü, hangi kutucuğa basacağını bilemeyen birçok kişi, mühürleri cebine atıp oy kullanma kabininden çıkabilir.
Yüksek Seçim Kurulu’’na bir öneride bulunuyorum.
Mühürleri kaldırın bir defalığına...
Bu referandumda gönül rahatlığıyla parmak basalım, istediğimiz kutucuğa’…