Bana göre dünyanın en güzel sesli kadınlarından biriydi… You Know I'm No Good'u unutmam mümkün değil…
Yaşamı alabildiğine trajik, ölümü ise tam bir dram oldu…
Ölümü gerçekten de kayıp olarak nitelendirilebilecek sanatçılardandı… İster sarhoş çıksın sahneye, ister yuhalansın, ister bakımsız pislik kadının teki olsun… Kim ne derse desin, mükemmel bir sesi, güzel şarkıları vardı…
***
Ben görüntüleri izledikçe en çok annesine kızdım… Ah be kadın, nasıl oldu da biricik minicik yavrunu o halde görmeye dayanabildin… Benim de yavrum var… Seni ağlarken görünce içim acıdı, ama suçun büyüğü sen de hanımefendi… Biricik yavrunu kaderine terk ettin… O mezarını kazmaya niyetlenince eline küreği sen verdin belli…
O'na yardım etmek, hayatını düzene sokmayı denemek yerine bitmiş halde sahnelere çıkartıldı, aşağılanmasına yuhalanmasına izin verildi… Çünkü muhtemelen müzik kodamanlarının ondan alacakları bir şey kalmamıştı… Sen de tüm bunlara seyirci kaldın…
En sonunda da tek başına evinde ölü bulundu… Şimdi ne kadar ağlasan boş… İnşallah muhteşem sesli kızın gittiği ebediyette aradığı huzuru mutluluğu bulabilmiştir…
Kimse bana kızmasın, dediğimi anlayabilmek için anne olmanız lazım…
***
Öte yandan, insanların, kendinden başka kimseye zarar vermeyen insanlara bu denli nefret beslemelerini anlayamıyorum… Merak ediyorum bir ölünün ardından çirkince eleştirel tavır takınanların amacı ne, vermek istedikleri mesaj ne? O kişinin ölümünün olumlu bir şey olması gibi mi? Yani ''İyi ki öldü zaten alkol ve uyuşturucu bağımlısıydı, o yüzden ölmeyi hak etti… Ben bunu anlıyorum, yoksa ölmüş bir insan hangi amaçla eleştirilir ki… Ölmüş yav, var mı ötesi… Kendinden başkasına zararı olmayan, zararı dokunmayan iyi mükemmel bir ses, özel bir sanatçı ölmüş… Her şeyden önce 27 yaşında gencecik bir insan…
Kokainman olabilir, alkolik olabilir, tedavileri reddedebilir, bunlar insanların özgür seçimleridir… Amaaa ''Alkoliğin tekiydi yakında ölecekti zaten'' tarzı yorumlar insafsızlıktır, insanlık dışıdır… 27 yaşında hayatını kaybeden bir insan var ortada, bu insandan bahsederken salyalar saçılmamalıydı etrafa… Ben bu filmi bizim Defne Joy Foster'imizde de izledim… Aynı duyguları onun ölümünde de yaşadım…
Yahu, bir şarkıcı düşünün Back to Black ile ortalığı yıkmış, Rehap ile bir güzel sallamış, You Know I'm Not Good ile yüreklere dokunmuş, sesi ise dünyanın en iyi on sesi arasında kabul edilen…
Bir de şarkıcı düşünün twitter denilen sosyal paylaşım sitesinden ''su testisi su yolunda kırılır'' diye yazarak içindeki nefreti kusmuş… Kim? Kendini sanatçı sanan, en ünlü şarkısı Ballı Lokma Tatlısı olan…
Keşke ölmeseydi de 2. şıkta ki gibi kendini sanatçı sananların saçma sapan yorumlarına maruz kalmasaydı…
Her ölünün ardından konuşacak saçma sapan şeyler bulan insanların nasıl öleceğini de merak etmiyor değilim… Hangi testi bir gün nasıl kırılacak bayağı bir merak ediyorum…
***
Sevenlerinin içinde buruk bir acıyla kaldın be Amy…
Dipnot 1: Evet itiraf ediyorum, ben de bir gün sonunun bu şekilde olacağını düşünüyordum, ama yine de çok üzüldüm… Hatta bu kadar üzüleceğimi beklememiştim… Kendim beni çok şaşırttı… Çünkü ne kullanıyorsa kullansın, çok güzel sesi, çok güzel müziği vardı… Dertli, aşk acısı çekenlerin sesiydi… En çok üzüldüğüm nokta ise ardında çok şey bırakamadan öldü…
Dipnot 2: Ölüm haberini duyduktan sonra Hıncal Uluç'tan da bir rapor bekledim ama gelmedi…
Dipnot 3: Galiba her jenerasyonun büyük bir kaybı oluyor… 70'lerin Elvis Presley'i, 80'lerin Freddie Mercury'si, 90'ların Kurt Cobain'i, 2 binli yılların da Amy Winehouse'ı oldu… Huzur içinde yatsın ve yatsınlar…