Hüzün...

Abone Ol
Birden gök gürültüsü gibi bir ses duyuldu...
Ardından araç gürültüsü, klakson ve ıslık sesleri birbirine karıştı...
Araçlar birbirleriyle yarışır gibiydi...
Ellerinde bayrak ve flamalarla araç camlarından sarkanlar, bir trafik cenderesinin içinde nasıl yol aldıklarının ayırdında bile değillerdi...
Onlar için önemli olan gönül verdikleri takımın şampiyonluk sevincini yaşamak ve paylaşmaktı...
Fenerbahçe sonunda şampiyonluğa ulaşmıştı ya, gerisi önemli değildi!
Pazar günü bu görüntüleri izlerken, usumdan neler geçti neler!..
İzmir kentinin bir sezon içerisinde kazanımları ile yitirdikleri bir film şeridi oldu ve uzadıkça uzadı gözlerimin önünde...
Geçen yıl bu zamanları anımsadım; Yedi yıllık Süper Lig hasretini Bucaspor ile gideren İzmir'in, ne kadar sevindiğini anımsadım. Ve o sevincin ne kadar kısa sürdüğünü düşünüp hüzünlendim...
Bu kadar kısa mı sürmeliydi Süper Lig havasını koklamak, belki de daha duyumsayamadan veda etmek?
Bucaspor bu kadar mı kısa bir hesabın içinde olacaktı?
Bir ligde tutunmayı beceremeyenler, şimdi bunun hesabını bir kente kesmeye çalışıyorlarsa, aslında uzun uzun düşünüp, tüm hesaplarını kendi değerlerine göre yapmalılar...
Şimdi, kendi içlerinde kongreden geçip, uyumlu bir yönetim oluşturmanın hazırlıkları içindeler...
Bakalım nasıl bir sezon hazırlığı gözleyeceğiz...
Film şeridi uzadıkça, siyah-beyaz anılar belirdi...
1914 yılında kurulmuş, 97 yıllık bir çınarın çöküşündeki hatalar zincirini çözmeye çalıştım...
Altay'ı iki kez ligden düşürmüş bir başkanın, tam bir haftadır ortalıkta olmadığını ve sesinin çıkmamasını merak ettim...
Meğer Umre'ye gitmiş arkadaş!..
Siyah-beyazlı camiada Melih Tunç Tandoğan, Mehmet Erdoğan gibi eski başkanlar ile birlikte, geçen dönem Taşpınar'ın karşısına aday olarak çıkan Ömer Hızlıok seslerini yükseltiyorlar...
Hızlıok, bir adım daha ileri giderek, eleştirilerini yoğunlaştırıyor, Taşpınar yönetiminin bugünkü düşünce yapısıyla, Altay'ı daha ileriye taşıyamayacağını savunuyor...
Haksız da değil... Ligden düşmüş bir takımın yönetimi yaptığı ilk açıklamada, 'sağlıklı bir yönetimin oluşabileceğini görürsek kongre kararı alırız' derse, ne düşünülür? Görevi bırakmak ya da kongre kararı almak gibi bir düşüncelerinin olmadığı...
Bu açıklamaya, Altay Yüksek Divan Kurulu da, 'Şimdi kavga değil, birlik olma zamanı. Önümüzdeki günlerde toplanıp takım için en sağlıklı kararı vereceğiz' diyerek destek çıkarsa, ne dersiniz?
Altay'ın iç yapılanmasını iyi bilenler, bu açıklamayı 'Yönetime ipotek koymak' olarak değerlendirmekten çekinmezler. Ve bugün yönetimin de divanın da yaptığı budur!..
Hüzünleri bir yana bırakıyorum...
Sevinçlerle birden yüreğim kıpırdıyor, yüzüme tatlı bir tebessüm oturuyor...
Bank Asya 1. Lig'e gelen Göztepe ile coşuyorum; 3. Lig'de play-off oynayacak Altınordu'nun 2. Lig'e gelmesini istiyorum...
Hentbolda İzmir'in yüz akı olan Türkiye Kupası'nı kazanıp lig ikinciliğinde kalan İzmir Büyükşehir Bayan Takımı'nı alkışlıyorum; Yine ligde ikinci olan erkek takımının başarısına seviniyorum...
Sevinçler ve hüzünler birbirine karışıyor gecenin karanlığında...