Her dönemin “bulunmaz Hint Kumaşları” vardır. Bunlardan söz ederiz de. Önce bu deyim nasıl oluşmuş… bir ona bakalım ;
Türkçemizde ; paha biçilmez değerde olup, bulunması çok zor olan varlıkları anlatmak için kullanılıyor… “Kendisini bulunmaz Hint kumaşı sanıyor” demek, kendisini Hint kumaşı değerinde görmek gibi bir şey oluyor!
Bulunmazlık, 1760’lı yıllarda oluşuyor…
Ancak bulunmazlığın nedeni konusunda büyük komünist ideologlar : Karl Marks’la yapışığı Friedrich Engels arasında, görüş farklılığı bile yaşanıyor!
Engels’e göre İngiliz kumaşı, İngiltere’de Lancashire’da enerji ile çalışan makineyle üretildiği için ucuz… sömürgeleri olan Hindistan’da ise, milyonlarca elle çalışan dokuma tezgahında üretildiği için pahalı.
Herkes ucuza, İngilizlerin üretimi olan fabrika kumaşına yöneldiği için, müşterisi kalmayan Hintliler, kumaş üretimine son vermek zorunda kalıyor ve artık kumaş bulunmaz bir meta oluyor!
Bir hikayeye göre de ; İngiliz’ler Hindistan’daki kumaş üretimini yok etmek üzere ; 40 bin dolayındaki dokuma ustalarının baş parmaklarını keserek, onları Hint kumaşı üretemez duruma düşürmüş…
Böylece de hem dünya pazarlarında Hindistan kumaşını yok edip, İngiliz kumaşının egemenliğini sağlamış, hem de Hindistan’ı İngiliz kumaşının müşterisi durumuna düşürmüş!
İşte bu baş parmak kesme vahşeti, Karl Marks tarafından 1853’de, gazetedeki köşe yazısında “uygarlaştırıcı, ilerici, devrimci işlev görüyor.” gerekçe gösterilerek sonucu itibariyle onaylanıyor…
İki büyük Komünist ideolog arasında çelişki dediğimiz de, bu oluyor.
“Bulunmaz Hint Kumaşı” deyiminin çıkış olayı da böyle oluşuyor...
***
Hemen her ülkede kendini bulunmaz Hint kumaşı sayanlar çoktur. Hele de siyasette ibadullah!
Bunlara örneklerden birisi Macaristan Başbakanı Viktor Orban… Keskin bir solcu iken, askerlikte kesin bir dönüş yapıp, keskin bir sağcı olmuş…
Bu geçişkenler bizdeki kimileri gibi, sağcılıkta ve yağcılıkta sınır tanımıyorlar. Hızlarını alamıyor, fileleri kevgire çeviriyorlar!
Kendilerini insanüstü görüp, bulunmaz Hint kumaşı sanıyorlar… Artık bu noktada kendilerini vaz geçilmez sayıyor ; basını sindiriyor, denetim ve demokratik kurumları kendine bağlıyor, geriye bir şey kalmıyor…
Buna rağmen, 2022 seçimlerinde, 6’lı muhalefet ittifakının % 35 oyuna karşın, % 53 oyla seçimi kazanıyor… Çünkü celladına aşık olanlar oy vermeye devam ediyor!
Artık, devlet benim derken, 2026’Nisan seçimlerinde halk, Orban karşısında daha da örgütlü şekilde yeniden birleşiyor…
Başkan Trump’un Başkan yardımcısı, fiilen de yardıma koşup propagandalara bile katılıyor. Putin her zamanki desteğini yine sürdürüyor… Ama tüm bunlar, nafile oluyor!
2010’dan beri iktidarda olan Viktor Orban’ın Fidesz Partisi % 38, Peter Magyar’ın Tisza Partisi % 53 oy alarak, 16 yıllık Orban iktidarına son veriyor!
***
Görünen o ki ;
Seçimi ağır kaybeden Orban, destekçilerini de edecek… kurban!
İyi Pazarlar…