Yaygın kanıdır. Her iktidar kendi zenginini yaratır. Öyle de olmuştur. Öğlede olacağa benzer. Ne zaman ki insanlar ’“Bal tutan parmak yalar’” atasözünden vazgeçer, ne zaman hakların çalındığı sorgulanır o zaman gidişat düzelir.
Devri iktidarların zengininden de hırsızından da hesap sorulur.
Kopyacılardan bahsediyorum. Umutları, hayalleri gelecekleri çalınan gençlikten bahsediyorum.
Üniversite bitiren üç çocuk yetiştirince o çocukların emeklerini daha iyi anlıyorsunuz.
Gecelerini gündüzlerine katıp çalışmalar. Yarış atı gibi rekabete sokulmalar. Dersaneler, özel öğretmenler. Sadece gençler değil gençlerle birlikte aileleri de bu kahrolası yarışın içerisine sokulmuştur. Her anne baba çocuğu iyi bir yerde okusun istiyor, geleceğini kurtarsın istiyor. Yemiyor içmiyor dersanelere para akıtıyor.
Siz hiç sıfır onda bir puanla hayalleri yıkılmış gençler gördünüz mü. Ben gördüm. Korkunç bir depresyon yaratıyor çocukta ailesinde.
Ne var ki kimse başka bir yerde kabahat aramıyordu. Ya kaderine razı oluyor ya da yeniden deniyordu.
Şimdi görüldü ki hırsızlar, emek hırsızları, umut hırsızları oraya da el atmış. Çalınmış çocukların hayalleri gelecekleri.
Tabii hak etmeyen bir çok hırsız iyi yerler yerleşti. İyi mevkilere gelecekler ilerde. Ve onlar yönetecek ülkeyi.
Namuslu gençler ise buldukları ile yetinecekler.
Yaşasın adalet!!!!!!!!