Hareketli günler!..

Abone Ol
İzmir kulüpleri yeni sezon öncesi hummalı bir çalışma içindeler...
Yeni sezonda hayli renkli geçeceğini umduğumuz Bank Asya 1. Ligi'nde Göztepe ve Karşıyaka flaş transferlerle dikkat çekiyorlar. Bu aynı zamanda bir kadro yenileme hareketi olarak da nitelendirilebilir. Çünkü her iki takım da geçtiğimiz sezon kadrosunda bulundurdukları futbolcuların hemen tümünü gönderdiler...
Bu arada, Ahmet Taşpınar yönetiminde tarihinin en kötü günlerini geçiren ve Bank Asya'dan 2. Lig'e düşen Altay'da hareketlilik daha farklı diyebiliriz...
97 yıllık çınarın bugünleri yaşamasını kabullenemeyen taraftar derneklerinin Olağanüstü Genel Kurul için muhalefet kanadı ile birlikte giriştikleri imza toplama kampanyası dün öğle saatlerinde tamamlandı...
Taraftar temsilcileri, noter tastikli 184 imzalı genel kurul istemlerini dün kulüp müdürlüğüne teslim ettiler. Bu işin başında da Hakkı Küllü vardı...
Şimdi bu istemin yönetim tarafından 15 gün içerisinde değerlendirilip olağanüstü genel kurul tarihinin belirlenmesi gerekiyor...
Geçtiğimiz hafta sonu işin bu noktaya geleceğinin ayrımına varan başkan Ahmet Taşpınar, yaptığı açıklamada Altay'ın sorunlarının çözümü için çalıştıklarını, vergi borçlarını ödeyip, TFF'ye olan borçlar nedeniyle önü tıkanmış transfer yolunu açacaklarını çok kez yineleyip durdu. Ancak bu açıklamalar, Altay taraftarlarını tatmin etmemiş olacak ki, imza kampanyası hızla yayılıp büyüdü ve genel kurulun toplanmasını sağlayacak bir çoğunluğa ulaştı...
Taşpınar'ın 'Altay'ın önünü açacağız, transfer yasağını kaldıracağız' sözlerinin ardındaki gerçek de dün ortaya çıktı...
Meğer o güçlü söylemin ardında genç Okay'ın Kayserispor'a 2 milyon 300 bin euroya satışı yatıyormuş...
Yani bu sütunlarda sıkça sözünü ettiğimiz, 'sat, yönet adını da yöneticilik koy' modelinin bir parçası...
Altay'da bu kampanyaya bir çok sağduyu sahibi üye imza attı...
İstemleri neydi?
Öncelikle kulübün başına geldiği her dönemde takımı başarısızlığa sürükleyen, ligden düşüren Ahmet Taşpınar'ın hesap vermesi...
Kulübe ekonomik anlamda hiç bir yarar sağlamadıklarına inandıkları bir yönetimin çekip gitmesi...
Ayrımcı anlayışlarla, salt kendilerini 'gerçek Altaylı' gören bir yönetimin çekilmesi...
Kulübün yetiştirdiği alt yapıdan gelen gençlerin, salt kendi iktidarları uğruna satılmasına olan tepkileri...
Muhalefetin yükselen sesine kulak verilmemesi; işlerine geldiğinde onlardan ekonomik yardım alıp, işlerine gelmediğinde köşe başlarında Altay'a hizmet etmiş insanlar hakkında çıkarılan olmadık söylentiler...
İşte bu gerçekler insanları Altay Olağanüstü Genel Kurulu'nun toplanması için hareketlendirdi...
Dahası yok mu?
Elbette var... Sarnıç'taki arazi ile ilgili olarak suçlanan Melih Tunç Tandoğan'ın aylarca, haftalarca ve hatta günlerce yaptığı, 'Bu arazi bizim olacak Gaziemir Belediyesi'ne başvurun' açıklamalarına karşın, 80 bin lira yatırıp araziye yeniden talip olmayanlar, Tandoğan'ı suçlama noktasında kalmak için bu şanslarını da yitirdiler...
Ve sonuçta Gaziemir Belediyesi bu araziye talip olan Göztepe için meclisten karar çıkardı...
Sağduyulu olan üyeler ister istemez soruyor, 'Bu mudur Altaylılık' diye...
Hele, Taşpınar'ın bunca başarısızlığına karşın, olağanüstü genel kurul kararı alınsa bile aday olacağını açıklamasına bırakın şaşırmayı, gülüp geçiyorlar...
Daha önceki seçimde Taşpınar'ın rakibi olan Ömer Hızlıok da, hummalı bir çalışma içerisinde bugünlerde...
'Altay'ın geleceği için üzerimize düşen neyse yaparız' diyor Hızlıok...
Hareketli ama gerilimli bir süreç Altay'ı bekliyor anlayacağınız...
Bakalım neler göreceğiz...