Halk nasıl hipnotize edilebilir?

Abone Ol
Başlığa baktığınızda, ’“Bu soruyu illüzyonistlere sormak gerekmez mi?’” diye düşünebilirsiniz. Oysa artık hipnotize etme işi illüzyonistlerde değil iktidar ve MEDYA’’da’…’¶
Son zamanlarda oldukça yoksullaşan halk kesimlerinin en büyük eğlencesinin görsel medya kanalları ve televizyon programları olduğunu biliyoruz. Hatta halk arasında ’“Bu yılbaşında veya bayramda ne yapacaksınız, tatile nereye gidiyorsun?’” denildiğinde büyük bir bölümün P-T-T yani Pijama-Terlik-Televizyon cevabı verdiğini duyarız. İşte bunu keşfeden hipnozcular düşünmüş taşınmışlar, bu 71,5 milyon halkı nasıl hipnoz ederiz demişler ve çözümü yaratmışlar.
Önce sabah programlarında cinayetleri, kaybolan çocukları, paparazileri koyup, sonrasında da komisercilik oyunu gibi katili bulmaya çalışıyorlar. (Sanki ülkenin kolluk kuvvetleri yokmuş gibi) Akşamları ise yarışma programları yani para vaad eden rayting kumarhaneleri’… Yoksullaşan, kaderine mahkum edilen akşam iş dönüşü eve geldiğinde televizyondan başka eğlencesi olmayan halk, ’“var mısın, yok musun’”, ’“çarkı felek’”, ’“zeka yarışması’” izlemeye mahkum.
Peki hiç mi düzgün program yok?Hiç mi güzel, eğitici veya memleket meselelelerini tartışan, sorgulayan program gerçekten yok?
Var olmaz mı ama bir farkla, herkes uykudayken yayınlanıyor.
Peki reyting ile nasıl para kazanılır?İşleri gittkçe kötüye giden sanayici, ürettiğini satmak için reklam yapmak zorunda. Doğru sonucu almak için de reytingi yüksek programları tercih etmektedir. Ya gazeteler onlarda da durum çok farklı değil, eğer bu düzene uymazsan, üç seçeneğin var. Ya işinden kovulursun, ya iktidarın borazanı olursun ya da Ergenekon’’dan içeri alınırsın..
Ülke tarihimde en fazla gazetecinin işsiz kaldığı dönem herhalde bu dönem, yazar çizer arkadaşların kalemlerini satmayan, doğru bilgi ve gerçekleri kamuoyuna doğru ulaştırma gayreti içinde olanlar ise ne yazık ki her geçen gün küçülüyor veya yok ediliyor.
İnsanın aklına ister istemez İspanyol lider Franko geliyor’…
Nasıl oluyor da halk bu kadar perişan, işsiz, yoksul ancak ne zaman seçim yapılsa yine Franko çıkıyor sandıktan’…
Soruyorlar Franko’’ya bu nasıl oluyor diye?Franko cevaplıyor; ’“3 F ile,
1-FADİMO (İnsanların dini duygularını okşayarak dine yönelmelerini sağlamak)
2-FESTİVALO (ülkenin her tarafında festivaller şarkı,ses ,dans yarışmaları düzenledim)
3-FUTBOL
Yine tüm ülkede kentler, okullar, şirketler arası müsabakalar düzenledim.Tüm insanlar bunlarla meşgul olunca (ki birine mutlak zaafı vardır.) Siyaset ve politika yapan sadece ben ve ekibim kaldı. İşte bu şekilde seçimleri hep kazandım.’” demiş.
Bundan halk olarak bizim de çıkaracağımız bir ders olmalı ve bu ’“toplu hipnoz’”dan kurtulmalı, bir şeyler yapmalı diye düşünüyorum.
Kalın sağlıcakla’…