HABERLER>GÜNCEL
21 Eylül 2021 Salı - 08:58

Mimarlar Odası başkanı duyurdu: Depremzedeye yarı yarıya ödeme müjdesi!

Mimarlar Odası İzmir Şubesi Başkanı Dr. İlker Kahraman, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’in 30 Ekim Depremi’nde evleri hasar gören vatandaşların yarı fiyat ödeme yapılacağını söylediğini belirtti. Kahraman açıklamasında “Bayraklı bölgesinde inşaat yapacak insanlar 450-500 bin lira ödemek zorunda kalacak. Vali beyin açıklamasına göre bunun yarısını alacağız dedi. Bunun bilinmemesini garipsiyorum. Bunu kendi aramızda konuşurken söyledi” ifadelerini kullandı.

Mimarlar Odası başkanı duyurdu: Depremzedeye yarı yarıya ödeme müjdesi!

EGEDESONSÖZ- Mimarlar Odası İzmir Şubesi Başkanı İlker Kahraman, SonSöz TV’de katıldığı programda Gazeteci Fatih Yapar’ın sorularını yanıtladı.

Programın gündeminde deprem sonrası yapılaşma, Çeşme ve İnciraltı Projeleri, Kültürpark’ın geleceği ve kent genelinde yürütülen kentsel dönüşüm projeleri vardı.

MERKEZİ YÖNETİM DENETİMDEN MUAF!
30 Ekim’de meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki depremin ardından hala daha yaraların sarılmadığına vurgu yapan Dr. Kahraman, devlet ve yerel yönetimin yaptığı çalışmalar hakkında konuşarak, şu sözleri söyledi:

“Sarmal çok geniş. Yara hala kanıyor. Çözülmedi ve çözüm yolunda ilerlendiğini düşünemiyorum. Bir ortak akıl çalışması yapılmalı. Kredi hala gelmedi, gelse nasıl bir hareket yapılacak onu da bilmiyoruz.

Hangi şirketle yapılacak, dışarıya mı ihale edilecek benim bilmediğim belki adı konmuş yöntemler vardır bunları ortaya koymak gerek. Yıkmakta iyiyiz ancak yapmakta iyi değiliz. Bir organize etmek lazım. Yerel ve merkezi hükümetin yaptıklarını ortaya çıkıyor. Yapılanların ne kadar denetlendiği konusunda da şüphem oluyor. Merkezi hükümetin yaptığı işler yapı denetimden muaf. Bu bir soruna sebep veriyor. Bakanlık ve yerel yönetim farklı planlar üzerine farklı ölçeklerde işler planlıyor. İzmir’in planlarında olmayan yeni yerlerde inşaatlar yapılıyor ancak nasıl yapıldığı bilinmiyor. Neden 5 kat yapılacağını bilmiyoruz.

O bölgede başka binalar 8 kat yapılıyor. Bu bilime ve akla ters.  Bununla beraber bu insanlar kaç para ödeyecek, kredi oranı ne olacak… İmza attıkları şeylerin ne olduğunu bilmiyorlar. Şartnamede kredi oranları da yazmıyor. Bunlar açığa çıkmış şeyler değil.

DEVLET BİR GÜVENCE KURUMUDUR
Hükümette yerel yönetim de bize güvenin diyor. Depremin neden kaynaklandığı niye binaların yapıldığını nerde yapılması gerektiğini biz tartışmadık hızlıca işleyişe girdik. Bazı aksilikler oldu ancak biz işin içine hiç dahil olamadık. Bu yöntemler tercih edildiğinde bir yeri ihale diyorsunuz, üzerinde kaç daire çıkacağı yazıyor ve bununla daire fiyatı oraya çıkıyor. Elde edeceğiniz daire fiyatı belliyse neden ne alacağınızı açıklamıyorsunuz. Devlet bir güvence kurumudur. İhale yapmış ve fiyat sabitlenmiştir. Bornova'da evi yıkılan vatandaş müteahhit ile sözleşme yapıyor ve buna uyuluyor. Devletin de aynı olması lazım.”

ASIL PROBLEM KANDIRILMIŞLIK HİSSİ!
İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’in Bayraklı’da yıkılan deprem konutlarının maliyetinin yarısını alacaklarını söylediğini ancak bunun duyurulmadığını aktaran Dr. Kahraman, “Bayraklı bölgesinde inşaat yapacak insanlar 450-500 bin lira ödemek zorunda kalacak. Vali beyin açıklamasına göre bunun yarısını alacağız dedi. Bunun bilinmemesini garipsiyorum. Bunu kendi aramızda konuşurken söyledi. Bunların açık olmaması insanlarda kuşku yaratıyor. İşin yönetilemeyen kısmı buralarda. Haksızlık ve adaletsizlik oluşuyor. Asıl problem burada. Asıl problem kandırılmışlık hissi.  Her yerde bu böyle… Konak Belediyesi Gültepe'de plan yaptı oradaki insanlar bize soruyor. Bu güven kaybının tüm Türkiye'ye dağılımıdır.

KAMUOYUNDAN NEDEN SAKLANIYOR?
Bu iş şöyle yürüyor. Bir iş yapılıyor, yapıldıktan sonra fiyatlandırmaları çıkıyor sonra elinizdekine göre yapılıyor. Açıklamaya da gerek duyulmuyor hatta ‘aramızda kalsınlar’ duyuyoruz. Bakan bey Çeşme'de bir proje için toplantı yapıyor aramızda kalsın diyor. Kamuoyundan saklanması neden? Bu sefer bir dışlanma hissediyorsun ve bu da kuşkuya neden oluyor. Çözülememesinin neden kimsenin kimseyi sahiplenmeli.(?) Bu nedenle bir öfke oluşuyor ve bu da odalara yöneliyor” diye konuştu.

BİLİMSEL TARTIŞMAYA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR
Depremin yıldönümü için farkındalık çalışması yürüyeceğini dile getiren Kahraman, "Yıldönümünde TMMOB olarak farkındalık çalışmaları yapacağız. Biz bunla ilgili soru önergesi verdik ve 32 soru sorduk. Onun yanıtını alamadık. Meclis bize yanıt vermedi. Kime derdimizi anlatacağız ve sonuç alacağız biliyoruz. Bilen varsa bundan mutluluk duyarız. Biz oda olarak soru sorduğumuzda cevap alamıyoruz. Kişi olarak sordum, gördüm ki bilen yok. İnsanlar örgütleniyor. Bunlar iyi işler ve onlar soruları daha güçlü sormaya çalışıyor. Bizim yönetmeliklerimiz sürekli değişiyor. Yeni yapılan yapıların doğru yerde doğru yapıldığına şimdi eminiz ancak 20 yıl sonra doğru mu bilmiyoruz. Bornova'da 20 metre alüvyonlu toprak var.  Belki 20 sene sonra daha derin sondaj yapılması gerekecek… Bunların bilimsel olarak tartışılmasına çok ihtiyacımız var" dedi.

SONUÇLAR BİZLE PAYLAŞILMIYOR
İzmir'deki gerek akademik gerekse meslek odalarının çalışmalarının Avrupa ile yarışacağını belirten Kahraman, "Yerel yönetim il bilim komitesi kurdu. Bir toplantı yapıldı sadece. Bununda devamının gelmesi… İyi çalışmalar var. Geçen sene yapılan DEÜ'den hocaların da yer aldığı detaylı bir deprem etüt yapılmıştı Seferihisar'da bir takım iyi işler yapılıyor ancak sonuçları bizlerle paylaşılmıyor. Birkaç sene öncesinde çok keyifli işler yapıldı ancak sonuçları göremedik. Bir yol haritası var. Akademik camianı ve odaların bunların altından kalkamaması diye bir şey yok. Avrupa ile yarışır hatta" ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜM ORTAK AKILLA BULUNMALI
Kar amacı güderek deprem bölgesindeki evlerin düşük ücrete almaya çalışanların olduğuna da dikkat çeken Kahraman, "Yapılanlara bakıyorum ne yazık ki üzülüyorum. Raporlar da rapor değil. Arkasında durulacak sağlam rapor değil. Daha özenli olunması gerek. Şeffaf süreçlerin yürütülmesi lazım. Kimi fırsatçılar bunu para kazanma yöntemine çeviriyor ve senin evin yıkılacak diye… Kentsel dönüşüm süreci çok hızlı yürütülüyor. Evlerin ticari kar amaçlı yıkılması yönündeki insanlar da çoğalıyor. O bölgeyi ben geziyorum, Bornova’da çok merkezi konumda 550 bin TL’ye daire alabiliyorsunuz. O kadar tedirginlik var ki insanlarda. Çaresiz satayım diyor. Fiyatlar adı çıktığı için fırsatçılar daha da aşağı düşmesini bekliyor. Çözümün ortak akılla bulunması gerektiğine inanıyorum." dedi.

HERKESE GÜVENİYORUZ
Kendilerinin çözüm için tüm kapıları çaldığını belirten Kahraman,  "Biz herekse güveniyoruz, çalmadığımız kapı yok. Biz bir meslek örgütüyüz, bir saygınlığımız var ancak resmi makamlar tarafından bu saygınlığı tam sağlayamadığımız için sorularımız havada kalıyor. Biz bunların hepsini tartışmaya açmak ve açıklanmasını istiyoruz. Vakit kaybı olarak görülüyor çoğu şey bizde. Bundan birkaç sene sonra yapılan işler, şu an konuştuklarımız gelecekte konuştuklarımızın…"

Bilirkişi raporlarının deprem konutları ile ilgili sunduğu belgelerin dahil problemli olduğunu belirten Kahraman, "Devam eden mahkemeler var yıkılmış binalarda. Mahkemenin gelen bilirkişi raporlarında bile problemler var."

MEVZUATA AYKIRI BİR ÇALIŞMA YAPAMAZLAR
Deprem sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi ile merkezi hükümet arasında sıkça yaşanan 'emsal artışı' atışmaları hakkında yetkinin kimde olduğunu açıklayan Kahraman, "Yönetmeliğe aykırı bir şey yapamazsınız. Yaparsanız biri dava açar ve iptal olur. Yönetmelikteki emsallerde nettik. Yerel yönetimin emsal artışına gitmemesi için bir şey demesi lazım. Yoğunluk bu kadar olacak derse onu ispat etmesi lazım. O yüzden emsali arttırmak yerel yönetimin yapabileceği bir şey değil dava açılır ve iptal edilir.  Merkezi hükümet şu yöntemi izliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden ruhsat alınmayan binalar bakanlıktan ruhsat alıyor. Ona da itiraz edip iptal edebiliyoruz. Ancak sonra yenisini yayınlıyor. Ve yeni bir şeye evirebiliyorlar. Emsal artışının asıl olmasının nedeni yüksek katlı gökdelenler yapılırken neredeydiniz diyorlar. Baktığınızda aslında onlarında yapılarında 3 dönümden aşağıya bir yer yok. Bizim apartmanlarımıza baktığımızda 300-400 metrekarelik yer. Yani o alanlardan 10 tane üst üste koyarak elde edeceğiniz yükseklik orada yapacağınızın 1 tanesine eşit.Bunlarda planlarla ortaya çıkıyor. Bu ilçe belediyeleri ve büyükşehirin işi. Emsal artışı yapamaz çünkü mevzuata aykırı davranamaz. Emsal artışını kim yapar ayrı bir soru, yapılmalı mı ayrı bir soru. A, b, c, d de yapılırsa diğerine haksızlık olur, yapılacaksa tüm şehirde yapılır. Bizim önüne geçemediğimiz handikaplı işler var. İstinyepark. Orada yapılması yanlıştır olmaması lazımdı. Burada kamu yararı olduğuna, ihtiyaç olduğuna kimse beni inandıramaz. Buna kadar bu kadar durulmuş bir durum varken, insanlar ‘o yapılmışken biz niye yapmıyoruz’ diyor. ‘Siz adaletin kantarını kaçırdığınızda bizde yararlanmak istiyoruz’ diyen çok kişi oluyor. Şu anda trafik ne kadar yoğun ve kötü, yeşil alan sıkıntımız var. Nüfus artınca oradaki insan sayısının, araç sayısının artması anlamına geliyor. Altyapı o nüfusa göre ayarlandı. Alt yapının da arttırılması lazım" dedi.

İKLİM KRİZİNİ KONUŞMAK VARKEN…
Büyük sorunlar varken küçük detaylar üzerinden yoğunlaşıldığını belirten Kahraman, "Tek bir çözüm yönü yok. İlmek ilmek çözmemiz lazım. Ülkemizin bu durumda olmasını içim kaldırmıyor. Burası Orta Doğu değil… Medeniyetin geliştiği bir yerde bizim iklim değişikliği gibi problemlerimiz varken, biz teknik ufak detaylarda boğuluyoruz ve burada adaletsizlik nedeniyle ona yapılan bana da yapılsın tartışmasında kayboluyoruz. Oradaki binalar niye 2 katlı bunları 10 katlı yapalım. Evka-3 girişinde 2 katlı var 10 katlı yapalım bunları diyebiliriz dimi? Bu planlama ilkesi. Bu gayet normal bir şey. Onların ki de 10 katlı bunların 2 katlı onlara da adaletsizlik yapmamış mıyız? Bu şehrin ihtiyaçlarına göre kurgu yapılıyor. Diğer tarafta onlardan daha düşük emsaller var. " ifadelerini kullandı.

KURULUN KARARI BAĞLAYICI OLUR
Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkılması planlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası için 16 kişilik danışma kurulunun Koruma Kurulu'nun kararına rağmen kurulmasını da eleştiren Kahraman, "Kurul nihai karar vermedi. Ben karar verene kadar bir şey yapmayın dedi. Kurulun böyle bir kararı varken, danışma kurulu kurmak doğru olabilir mi? Kurul kararına karşı gelme gibi bir dünya yok. Kurul burası korunacak kültür varlığı derse yıkma durumu yok. Bizim yaptığımız bir başvuru var ve bunu değerlendiriyor.  Şu ana kadar sonuçlanmış olması gerekirdi. Bu çokta zor bir soru değil. Biz bir koruma sempozyumu yapıyoruz tüm Türkiye'den korumaya yönelik insanlar gelecek ve bu kurumun nasıl olması gerektiğini anlatacak. Koruma kültürünün canlandırılması ve gerekliliğinin anlatılması yönünde. Bu da bir değerli bilgilidir. Bu değerli bilginin dinlendikten sonra karar verilmesi daha doğru olur" diye konuştu.

KARAR SONRASI BİZİ ARAYANLAR OLDU
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet binası için oluşturduğu 16 kişilik kuruldan bazı kişilerin, kültür varlıklarını koruma kurulunun kararı sonrası tedirgin olduğunu dile getiren Kahraman, "Niye kurdunuz anlamıyoruz. Bize herhangi bir kurulla ilgili bilgi sorulması görüşü alınmadı. Mimarlar Odası burada köklü bir kuruluş. Ne düşünerek bizi dışarıda tuttular bilemiyoruz. Süreç biraz böyle işliyor. Oraya davet edilen meslektaşlarımız da gayet bilgili meslektaşlarımız. Burada süreç biraz şu şekilde yönlendiriliyor; Sizin iyi niyetinizin su istimal edişinizin önlemesi gerekiyor. Size bilgi getirilirken eksik getirilmemesi lazım. Çeşitli gazetelerde rapor geldi bina yıkılmalı denildi diye yazıldı. Ancak raporda böyle bir şey yazmıyor.  Şeffaf olmak lazım. O 16 kişi kurulun yazısını biliyor mu acaba? Kurul yazısını bilip gelmek isteyecek çok meslektaşımız vardır. İnsanlar tedirgin olup biz aradılar. Dedik ki gelin tartışmaktan zarar gelmez. Gelin dinleyin gerçekçi olun. Bundan tedirgin olan çok kişi vardı. Biz canı yürekten dedik gelin dinleyin bakın karar verin. Ancak dedik ki bizden de dinleyin ne olduğunu bilin. Meslek erbabı bu insanlar" dedi.

KARŞILIKLI GÜVEN İLİŞKİLERİNİ ZEDELİYOR
16 kişilik danışma kuruluna davet edilmeyi beklemediklerini de belirten Kahraman, "Danışma kurulu oluşturanlar yani İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı’nın onayına sunulmuştur, bu da onaylamıştır. Olmayı beklemiyorduk zaten. Ancak bu güven kırılıyor. Karşılıklı güven ilişkileri zedeleniyor. Kuşku girdikten sonra umut kayboluyor. O kadar ayrışmış durumdayız ki insanlar olarak, halbuki herkes benzer şeyler söylüyor. Hayatın herkes üzerinde ciddi baskısı var.   Bu affedilecek de bir şey değil." diye konuştu.

TARİH SİZİ YARGILAR
Bir izleyicinin 'karşı olsunlar ama dava açmasınlar' söylemi hakkında da konuşan Kahraman, "Bir takım derneklerin temsilcileri ile görüşüp konuşuyoruz. Rezerv alanlarla ilgili bir konu var onlarla görüşüp konuşuyoruz. Ben tıptan anlamam ama böbreğimde taş var ama bu kalsa olmaz mı demek gibi bir şey… Olur mu böyle bir şey? Siz doğru bildiğinize inanıyorsanız bunu diretmeniz lazım yoksa tarih sizi yargılar. Sessiz çoğunluk var. Asıl mağduriyet sahibi insanlar bunlar. İzmir'in fakir kesiminde yaşayan insanları yanı. Bayraklı’da bitmiş inşaatın 2 milyon TL altında olacağını herkes biliyor. Paranız varsa kazanıyorsunuz. 2 milyon olmasının nedeni yeşil alanlar var yollar geniş falan… Bu alanda fiyat artıyor. Bu açık alanları kullananlar bir tek oralılar mı? Yoksul kesimde yaşayanlar o alanları kullanamayacak mı? Biz bunları kullanma hakkı olan kişilere de fikir sormalıyız. Bu güçsüzün yanında olmak lazım. Sessiz çoğunluk güçsüz. Barınma hakkı tabi ki öncelikli, kanayan yaranın olduğunu kabul ediyorum ancak sebep ve sonuçlarda daha dikkatli olunmalı" dedi.

PEYZAJCI GÖZÜYLE GÖZLEMEK LAZIM
Kültürpak'da 3-12 Eylül tarihleri arasında yapılan 90'nci İzmir Enternasyonal Fuarı'na da dikkat çeken Kahraman, "Koruma kurulu onla da ilgili bir açıklama yapmadı. İBB bir çalışma yapacak geri gelecek kurul değerlendirecek. Yerinde inceleme yaptılar. Burada Kültürpark da fuar yapıldı yeni. Ağaçlar yeşil doku… Bunlar biraz siyasi malzeme yapılabiliyor. Ancak bunun buraya zarar verme durumu yüksek. Bunu peyzajcı gözüyle gözlemek lazım." dedi.

ALANA GİREN ÇIKAN BELLİ DEĞİL
Kültürpark başka bir alana mı gitsin sorusuna da yanıt veren Kahraman, kişi giriş sınırına dikkat çekerken, "Gitmesin. Ancak 5 bin kişi girip gezsin. Siz rotaya taşıma kapasitesinin üstünde insan sokarsınız oraya zarar veriyorsunuz. O zaman kültür parkın sürdürülebilir olmasına zarar veriyorsunuz. Daha ufak ölçekli işler yapılacak. İzmir 4 milyonluk nüfus , oraya giren çıkan belli değil. Giren çıkanın kontrol edilmemiş lazım.  Simge fuar atık çok ciddi bir insan yükünü kaldıracak durumda değil. O yapıyı azaltmanız lazım ya da başka bir yerde yapmanız lazım. Benim gibi düşünmüyor fuarı orada yapmak isteyenler. O zamanda herhangi bir bahçede sulama nasıl yapılıyor? Saatli sulama var, ancak burada vahşi sulama yapılıyor. Bir odamız imza atmak istemedi, diğer tüm odaların ortak görüşü. Burası bir kent parkı kimliğine dönsün istiyoruz. Daha düşük etkinlikler yapılsın. Bunun üstüne titreyelim. Farklı ekonomik durumdaki insanları şu anda gitseniz aynı şekilde kullandığını görüyorsunuz." ifadelerini kullandı.

GÜVENİ OLUŞTURMAK LAZIM
Gültepe'de yaşayan vatandaşların da kentsel dönüşüm çalışmaları konusunda kendileri ile iletişime geçtiğini hatta kendilerinin Konak Belediyesi ile de iletişim halinde olduğunu da belirten Kahraman, "Fikir alışverişinde bulunuyoruz. Kuşku oluyor onlar bakıyoruz. Bilirkişi raporu geldi odamız dava etmişti onların raporu geldi. Konuşulanlar bizim dilimizde gibi oluyor onları sadeleştirip açıklamaya çalışıyoruz. Binasını yıkılacağını düşünen, tüm mal varlığını gideceğin düşünenler var onların aklındaki soru işaretlerini yanıtlıyoruz. Bizde belediye ile konuşuyoruz, belediye bizle konuşuyor. 16 kişin orada olup tartışmasında bir şey yok. Sadece bilginin şeffaf ve herkese eşit dağıtıldığını bilelim yeter. Biz konak belediyesi ile konuşuyoruz bu konuları. Bunlar iyi şeyler. Sadece siyah veya beyaz yok. Gri alanlar var.  Güveni oluşturmak lazım. Tüm siyasi partilerin, üniversitelerin merkezi hükümetin bu güveni tesisi etmesi gerekli." diye konuştu.

MESLEK ODASININ GÖRÜŞ BELİRTMESİ KÖTÜ MÜ?
Çeşme projesi ile ilgili katılımcılara verilen flaş belleklerden kendilerinin de istediğini belirten Kahraman, "Göremiyorum bir gelişme. O flaş belleği göremiyorum. O 'aramızda kalsınlar' arasında değilim. Ben sadece sizlerin yazdığından toplantıya katılanlardan bir şey öğrenebiliyorum. Cumhuriyet kötü yapılacağını duyuyorum ama nereye kimlerin gideceğini bilmiyorum.  Sorularım var yanıtlarım yok. Ben bu konuda kafa patlatmaya meraklı biriyim. Emeğimiz bilgimiz var ederiz, tartışmak isteriz ancak bu şimdilik aramızda kalsın. Açık çağrımdır flaş bellekteki planları İzmirli vatandaş olarak görmeyi çok arzu ediyorum. Nasıl yapılmış, ne yapılmış, yapılanlar doğru mu… Bir meslek odasının görüş belirtmesi kötü mü? Bu yöntem ile yol almak tercih meselesi ama doğru değil" dedi.

KAMU KARARLARI ALINIRKEN DİKKATLİ OLUNMALI
İnciraltı planlamaları ile ilgili geçmiş dönemde söylenen bazı sözlere dikkat çeken Kahraman, "Sizin gazetenizden bir şey buldum. Özfatura'nın bir söylemi. Problemin başlangıcı buralar.  Bu demeçler bize bugün konuşturuyor.B unu karşı yansımaları oluyor. Orada ir takım istihdam yarattık mı? Yeni alanları oluşturacak öngörüler oluştu. O zaman niye yapmadık bu kadar iyi bir şey ise? Hareketlerin bir karşılığı oluyor. O yüzden bütünsel planlama lazım. IO yüzden devlet planlama ofisi vardı ve planlıyordu. Şimdi 'ben verdim iyi oldu' var.  Bir yeri iyileştirirken başak yeri kötüleştiriyor oluşunuz çok oluyor. Hızlı yapalım hemen osun çok yaymayın söylemi oluyor. Şimdi bir sürü şey konuşuyoruz, yeni mağduriyetler var. Kesilen su yolları bundan tarımın durduğu… O zaman bunlar konuşuldu mu şehir için kamu için verilen kararları çok sık okumanız lazım. Biz diyoruz ki derinlemesine bir masanın etrafında oturup tartışacağız dememiz lazım."

 
Kanada'da seçimlerin galibi Başbakan Trudeau oldu
 
Güzelbahçe'de gençlerden acil müdahale aracı
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Lombak 22 Eylül 2021 Çarşamba 01:19

Mimarlar Odası'nı tarihsel kültür varlığı olarak tescilliyorum. Hakikaten eskiden Mimarlar Odası adında bir kurum vardı. Şimdi müzeye kaldırıldı. Ucube belediye binası ise milletimizin gönlünde çoktan yıkıldı.

Yorumu oyla      0      0  
Peyzaj Mimarı 21 Eylül 2021 Salı 19:43

Mimarlar odası başkanı PEYZAJCI demiş. Bizler PEYZAJ MİMARIYIZ.Ama hazmedemeyenler mimar kelimesini kendilerinden başkasına kullanılınca rahatsız mı oluyor anlamadım. Hangi devirdeyiz. Meslek disiplinimizin önemi dünyaca bilinmekteyken Peyzajcı ne demektir? Bu ne saygısızlıktır. Yazık bir deMimarlar Odası başkanı olmuşsunuz.

Yorumu oyla      1      0  
TANER 21 Eylül 2021 Salı 15:48

İnciraltı için derinlemesine tartışılacak bir şey yok.Burdaki insanlar mağdur ve haksızlığa uğramış durumdalar.Artık plan istiyorlar gırtlaklarına kadar borca batmış durumdalar. Bu satten sonra tek çözüm yüksek emsal bol konut imar planı olmalıdır.Zaten toprak sahibi %45 ini terk ediyor oraya ne isterseniz yapın.

Yorumu oyla      1      1  
Çakma Kültür Varlığı 21 Eylül 2021 Salı 12:49

Belediye binası kültür varlığı mı? Bu binanın benzerleri çok. İlk yapılanı da Amerika'daki Boston Belediye Binasi. İSKİ'nin de benzer bir binası vardı. Konak Meydanı'nda sadece büyükşehir binası değil, bir çok yapının yıkılması gerekiyor. Meydan, birbiri ile alakasız binaların olduğu, sınırlı bir meydana sahip, deniz bağlantısının zayıf olduğu bir yer. Ulaşım yatırımları yapılmış ama meydan ve çevresi çok kötü durumda. Dışında sıvası dahi olmayan, gelişi güzel boruların döşendiği binalar var. Bu görüntüden kimse rahatsız olmuyor mu? Konak Meydanı ve çevresi için herhangi bir öneriniz, projeniz var mı? Sahiller iyi de, gerisi kötü diyen bir kitle var. Sahillerin neresi iyi? Bu meydan ve çevresi yıllardır berbat durumda. Kimse de rahatsız değil. Belediye binasının karşısına yakın zamanda bir bina yapıldı. Bu tip bir mimariye sahip bir yapının orada ne işi var? Bu şehrin mimari kimliği nedir? Herkes kafasına göre, isteği projeyi yapıyor. Gelişmiş şehirlere bakınca bir mimari kimlik var, bizde yok. En büyük sorun bu.

Yorumu oyla      4      1  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Muhittin AKBEL yazdı... Hilton'u öğrenciye aç başkan!
Muhittin AKBEL yazdı... Hilton'u öğrenciye aç başkan!
İzmir'de kiracı cinneti: Her şeyi sokağa attı!
İzmir'de kiracı cinneti: Her şeyi sokağa attı!
2 ilde PKK/KCK operasyonu: 9 gözaltı
Adana ve Siirt'te terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik şafak operasyonunda ...
 
Kayıp kişinin cansız bedeni kanalda bulundu
Adana'da yakınlarınca 'kayıp' ihbarı yapıldığı için aranan Hüseyin Ay'ın ...
'Su kuyusu' kavgası ölümle bitti
Ankara'nın Sincan ilçesinde, kuyudan su alma nedeniyle tartıştığı kişilerin ...
Ermenistan'dan diyalog mesajı: Görüşmeye hazırız!
Ermenistan Başbakanı sözcüsü Mane Gevorgyan, Türkiye ile en üst düzeyde ...
 
Ege'de 161 kaçak göçmen kurtarıldı
İzmir ve Aydın açıklarında Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına ...
Türkiye ve Azerbaycan'dan ortak askeri tatbikat
Türkiye ve Azerbaycan, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nde "Sarsılmaz Kardeşlik ...
İzmirli müteahhitin aşı pişmanlığı
İzmir'de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan 45 yaşındaki Ferit ...
 
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Nasıl laik olduk
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Yüzmek istiyorsan kirletme!
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Adam
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Gıda Günü: Eylemlerimiz geleceğimizdir
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Gizli şahit susmayan yargıç
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Sanayi devrimi sonlanırken
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Sayın Valimiz Yavuz Selim Köşger Beyefendi’ye açık mektup
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Bu hatalar CHP'nin kaderi mi?
Melek ERYAZICI
Melek ERYAZICI
Toplumsal cinsiyet eşit(siz)liği
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
İklim krizinde payı olan endüstriyel tarıma seçenekler ne?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva