HABERLER>EKONOMİ
20 Ekim 2020 Salı - 17:12

DİSK Genel-İş'ten sert çıkış: SODEMSEN'i muhatap almıyoruz!

1 Nolu Şube Başkanı Engin Topal ve 3 Nolu Şube Başkanı Faruk Saral, "Aralık'ta başlayacak TİS sürecinde, işveren sendikası SODEMSEN'le görüşmeyeceğiz. Nerede örgütlüysem, orada toplu sözleşme yaparım. Ne Ankara'ya giderim, ne de başka bir yere" diye konuştu.

DİSK Genel-İş ten sert çıkış: SODEMSEN i muhatap almıyoruz!

EGEDESONSÖZ - DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Engin Topal ile İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Faruk Saral, SonSöz TV'nin konuğu oldu, Gazeteci yazar Muhittin Akbel'in sorularını yanıtladı. İki başkan, yakında başlayacak toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, promosyon tartışmaları ve pandemi sürecinde yaşananlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

E.T: Biz ESHOT'ta örgütlüyüz. Pandemiye hazırlıksız yakalandık. Otobüslerin sayısı bir anda düştü, koruyucu malzemeleri ilk zamanlarda elde edemedik. İlk dönemde hiçbir şoför arkadaşımıza korona vakası konulmadı. Kurban Bayramı’ndan sonraki dönemde özellikle, atölye kısmında yaklaşık 100’e yakın koronavirüs vakasına rastladık. Çok ağır yatan sadece bir kişi oldu. İzmir yerelinde korona tedbirlerinin büyük çoğunluğunu Büyükşehir karşıladı. Atölyemizde 100’e yakın koronavirüs vakasına rastlanmasına rağmen test yapmamak üzerine bir ısrar vardı, sağlık teşkilatının... Basın açıklamamızın ertesi günü İl Sağlık Müdürü bizi çağırdı. Bakanlık’tan da cevap geldi. Hemen bize test yapılmaya başlandı. Bütün tedbirleri şu anda ESHOT alıyor. Otobüsler dezenfekte ediliyor. Otobüs duraklarında birçok noktada el dezenfektanı var. Maskesi olmayanlara bir ara maske dağıttık. Yolcu sayılarını düşürdük. Görev, bizden çok halka düşmüştü. Şu anda her şey iyi gidiyor."

F.S: Biz İZELMAN’da 7 bin kişiyiz. ESHOT harici, aklınıza gelebilecek ne birim varsa, yani kısaca doğumdan ölüme kadar bu kente hizmet edenler olarak adlandırıyoruz. Biz kendimiz neler yapabiliriz bu süreçte, diye araştırmalar yaparak şirketle birlikte oluşturduğumuz pandemi kurulunda tedbirleri almaya başladık. Toplu sözleşmeler, bizim anayasamızdır. Yeni sözleşmeye, bu konuda da maddeler koyacağız. Herkes bu süreçte hatalar yapıyor ama genelgelerin havada uçuştuğu, inisiyatifin tamamen birim amirlerine bırakıldığı, bir kısım işçinin farklı şekillerde çalıştığı, kuralın, kaidenin ve standardın olmadığı bir durum yaşadık. 11 Mart’tan itibaren yaşanan bu süreci ucuz atlattık diye düşünüyoruz. Bu döneme geldiğimiz zaman; salgını iliklerimize kadar hissetmeye başladık. Birçok birimimiz kapanma ve karantina aşamasına geldi. Sosyal yardımlarla yoksul halka erzak dağıtan emekçi arkadaşlarımız bile sıkıntıda. Bir pozitif vaka yüzünden 25 kişi karantina kapsamına alındı. Toplu sözleşmemize bu yönde sağlımızı koruyacak maddeler eklememiz gerekiyor"

OTOBÜS ŞOFÖRÜ OLARAK ESNEK ÇALIŞMA YAPAMIYORUZ

E.T: Esnek çalışma tam anlamıyla uygulanamıyor. Otobüste esnek çalışma yapamıyoruz. Atölyeye esnek çalışma yapılamıyor. Çünkü bağlantılı çalışma var. İdari binalarda uygulanıyor. Bir türlü bu model oturmuyor ve oturması mümkün değil. Otobüste günde bir şoför, okullar tam olarak açılmadığı halde, ortalama 900 kişi taşıyor. Bu kadar yolcunun taşındığı bir yerde, gerçekten bu hastalıktan kurtulmak çok zor bir şey. Kendi önlemlerimizi en üst noktaya taşıdık. Biliyorsunuz kabinler var ama ek bir kabin daha yapıldı şoförün olduğu yerde. Siz otobüse binerken bir-iki durak yolculuk yapıyorsunuz ama şoför ortalama 9 saat yolculuk yapıyor. Her binenle bir şekilde iletişim içinde olmak zorunda. Dolayısıyla buna rağmen ESHOT’taki 2 bin 550 şoförde ilk dönem haricinde pozitif vakaya rastlanmaması, büyük bir mucizedir. İzmir de Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı bir il ve bu ülkenin bir parçası. Bütün yük Büyükşehir’in ve bağlı kuruluşların üzerine bırakılmış durumda. Bunun üstesinden gelmek çok zor. Belediyenin, bu kadar gelirlerinin düştüğü dönemde bu yükü kaldırması pek mümkün değil. Hükümetin, İzmir üzerinde yaptığı hiçbir şey yok. İzmir'e de koronavirüsle mücadele kapsamında destek vermeli."

YÜZDE 30'LUK FARKIN KAPATILMASI LAZIM

ESHOT'ta eşit işe eşit ücret isteyen sendikacılar, bu konuda şu açıklamayı yaptılar:

E.T.: Ücretlerdeki dengesizlik, bizim kanayan yaramızdır. Bu konuda şimdiye dek bir yol kat edemedik ama İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer ile görüştük. Müzakereler yapıldı ama henüz bir adım atılmadı. Önümüzde bir toplu sözleşme var. Farklılık şu; İzmir şehrinde otobüs sürmek çok zor bir şey. Siz önden gidiyorsunuz, 70 lira alıyorsunuz; ben arkadan gidiyorum 100 lira alıyorum. Diyorum ki, bu aradaki mesafeyi kaldıralım. Hem çalışanın bakışı değişir, hem de verimi artar. Sadece şoförlük için değil, diğer işlerde de aynı. Bu ücret farklılığını ortadan kaldıralım. Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal anlayışına yakışmıyor. Kıdem farkımız zaten var. Ücret farklılığı var. Bugün işe başlayan bir arkadaş, aynı işi yapan başka arkadaşa göre yüzde 30 daha eksik alıyor. Mutlaka bir kıdem bir farkı olacak ama şu anki farklılık çok.

İŞÇİLERE VE HALKA DÜŞMAN YASALARI YASALLAŞTIRIYORLAR

F.S: AKP iktidarı, 18 yıldan beri kıdem tazminatının fona devredilmesi için her seferinde adını değiştirerek işçi sınıfının önüne ve yandaş sendikaların masasının üzerine koyuyor. Biz DİSK olarak örgütlü olduğumuz her alanda, bu mücadelenin peşini bırakmadık ve bırakmayacağımızın mesajını verdik. O tozlu raflardan indirilen kıdem tazminatı yasa tasarısını yine aynı raflara kaldırdık. Temennimiz o ki, kökten çözebileceğimiz bir mücadeleyi ortaya koymak. İktidar, adını değiştirerek bu yasayı önümüze getiriyor. Sendikaların karşı duruşu ile geri adım atıyor ama kapitalizmin ayak seslerini iliklerimize kadar hissediyoruz ve bunları da kullanmaya çalışıyorlar. Çıkan büyük sesi  azınlığa düşürecek yasaları, şu anda ekonomik istihdam paketi adı altında ortaya koyuyorlar. Bize göre bunun adı istihdam paketi değil, istismar paketidir. Yine meclise getirmeye çalışıyor. 25 yaş altını ve 50 yaş üstünü yasada şartları belli olan belirli iş sözleşmelerinin önünü açarak, tamamen bir istismar yaratmaya çalışıyorlar. Kıdem tazminatlarının parça parça kaldırılmasına ve çoğunluk sesin azımsanarak küçültülecek şekilde gelip de bir sonraki hamlede de kıdem tazminatlarını tamamen kaldırabilecek politikaların ön hamlelerini yapıyor. Şu anda torba yasa altında iki tane çiçekli, böcekli yasa maddesi koyarak, genelinde sınıfa ve halka düşman yasaları yasallaştırmaya çalışıyorlar. Bizim bu konularda yaptığımız açıklamalar ve çalışmalar devam edecek.

İZELMAN ÇALIŞANLARI, PROMOSYONLARINI İSTİYOR

F.S.: Banka promosyonları uzun yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yönetildi. Yüzde 30'lar da böyle hayatımıza girdi. 2011 yılında bir protokol yapıldı ve yansıması bize oldu. Tunç Başkan seçimden önce söylediği, seçimden sonra ifade ettiği,  ‘eşit işe eşit ücret’ söylemi, bizim için hayata, demokrasiye, insana, yaşama ve emeğe bakan bir başkanımızın söylemidir. Bu söylemin de arkasında duracağına inancımız tamdır. Bu işi ortadan kaldırmak, bizim sendikaların asli görevlerindendir, hayata geçirmek de işverenin sorumluluğundadır. Bizim ilk defa bankamız değişmiyor. Şu an baktığınız zaman Vakıfbank’taki maaş ödemesi, 4 Kasım’dan sonra Yapı Kredi Bankası’na geçecek. Bankadan maaş ödenmesi ile ilgili bir yasa çıktı. O günden bugüne kadar katlanarak banka promosyonları işçilere ödenen bir alacak hesabı olmaya başladı. Bu hediye de olabiliyor, nakdi yardım da olabiliyor. 2017 yılında emeklilere de böyle bir hak tanındı. Bizim de 4 Kasım’da bankamız değişecek. Meblağını bilmiyoruz. İZELMAN A.Ş.’ye bir yazı yazdık. İlerleyen dönemlerde yapılacak banka sözleşme görüşmelerine taraf olarak sendikadan iki gözlemcinin katılması şeklide bir talebimiz olmuştu. İZELMAN Genel Müdürlüğü bu insani talebimize ret cevabı verdi. Neden redddettiler, nedenini bilmiyoruz. Biz orada bir usulsüzlük olacak demedik, bir sadece oradaki pazarlığı görmek istedik. Bu konuda çok fazla yorum getirilebilir. Bu para onlara göre onundur, bize göre işçinindir. Biz bu tartışmalara girmek istemiyoruz. Başbakanlık genelgesi olarak bahsediyorlar ama ülkede başbakan kalmadı. O kadar eski genelgeyi anlatıyorlar ki... Biz inkar etmiyoruz, evet var. Bize desinler ki ‘bir genelge daha var şirket personellerine verilmiyor’ öyle bir genelge mi var, yok. Verilebileceği ve verilmezse, sendikal güçle alınabileceği ortaya çıkar. Sesimiz yüksek çıktı ve kısılmayacak, yükselerek devam edecek.Kaybettiğimiz davayı da söyleyelim. 2008 yılında davayı kaybettik, evet doğrudur. Biz DİSK olarak sokaklarda adalet, barış, demokrasi için bağırıyoruz, niye? Demek ki adalette, demokraside, barışta bir sorun var. Aynı adalet sisteminde yeniden dava açmamızı istiyorlar, açmayacağız. Mücadelemizi vereceğiz. Önümüzde öyle bir Toplu İş Sözleşmesi var ki o TİS’te bunu da maddeler arasına koyacağız. Ama protokolle, ama toplu sözleşmeyle, mutlaka koyacağız. İzmir’de bir ilk olarak, İZELMAN’ın önünde banka promosyonu eylemi yaptık. 1, 2 ve 3 no’lu şubeler olarak yaptık eylemi.

PROMOSYON, SİZİN HAKKINIZ DEĞİL, DİYE BİR ŞEY YOK

E.T: Ben konuştuğum zaman bürokrat arkadaşlarımız çabuk küsüyorlar. Biz kimsenin cebindeki parasını istemiyoruz. Bir anlaşma yapıyorsunuz ve şartlarını açıklamanızı istiyoruz. Bu promosyonu size hangi şartlar altında veriyor? Orada 7 bin insanın o bankadan kredisini, kredi kartını, otomatik ödeme talimatını verip ‘bak bende bu kadar insan var, bir önceki bankadan bu kadar kredi çekilmiş, bu kadar faiz ödenmiş gelin oturup anlaşalım’ diyorsunuz. O banka size o şekilde promosyon veriyor. Bürokratların yaptığı kaçak dövüştür. Ne olur biz de oraya gelseydik? Vermiyorum, üslubu kötü bir üslüptur. Sözleşmenin içeriğini açıklayın. Promosyon sizin hakkınız değildir, diye bir yönetmelik, bir karar yok. Sayın Belediye Başkanımız Tunç Soyer, Seferihisar’da promosyonu ilk veren başkandı. Toplu Sözleşme yokken verdi bu promosyonu. Buraya geldiğinde ne oldu? Diğer ilçeler, başka bir cumhuriyete mi bağlı? Onlar bu parayı verirken, önlerinde bir engel yokken, 2009 yılında açılmış bir dava ile ‘ben kazanmışım, oynamıyorum’ demenin bir anlamı yok. Bu verilebilir. Ellerinde verilemez maddesi yok. Peşini bırakmayacağız. Bu para işçinindir, aksini ispatlayamazlar.

TOPLU SÖZLEŞMEDE DAVUL BİRİNDE, TOKMAK BAŞKASINDA OLMAZ

E.T.: Yakında toplu iş sözleşmesi süreci başlayacak. Bakanlıktan yetki tespiti için başvurduk ve aralık ayına doğru toplu sözleşme görüşmelerimiz başlayacak. Biz SODEMSEN’i muhatap almıyoruz ve almayacağız. İzmir’in dışına çıkıp sözleşme görüşmesi asla yapılamaz. Nerede örgütlüysem, orada toplu sözleşme yaparım. Ne Ankara’ya gideriz, ne de başka bir yere gideriz. Toplu sözleşmelerde birinin eline davul, birinin eline tokmak verilmez. Vermiyor musun, tutarım uyuşmazlık raporumu, gider Büyükşehir’in önünde eylemimi yaparım.  Şu an 18 bin kişilik toplu sözleşme başlıyor. 18 bin kişilik toplu iş sözleşmesini Başkan Soyer’in SODEMSEN’e vereceğine aklım almıyor. Vermeyecek diye düşünüyorum. Bugüne kadar İZELMAN bürokratları ve Büyükşehir Belediyesi ile muhatap olduk, bundan sonra da onlarla muhatap olacağız. Bizim İzmir’deki bir sorunu, Ankara’daki bir yönetici nereden bilecek? İzmir’deki yaşam tarzı ve şartlarını nereden bilecek? TİS sürecinde taleplerimize gelince... En baştaki talebimiz, yüzde 30 dediğimiz, eksik maaş alan arkadaşlar ile ilgili bir adım atılması yönünde olacak. Belediye Başkanımız’ın bununla ilgili ciddi anlamda söylediği ‘eşit işe eşit ücret’ söylemi, hiçbir zaman ağzından düşmemiştir. İkincisi, promosyon... Biz sendika olarak, para sendikası değiliz. Türkiye’deki bütün toplumsal olaylarda varız. DİSK, Türkiye’de bütün haksızlıklara çıkan bir sendika. Amaç, parasal bir anlaşma değil. Bize bugün burada sahte enflasyon rakamları ile bir zam teklifi yaparsanız, elbette kabul etmeyeceğiz. Çünkü onların bahsettiği o rakamları hiçbirimiz yaşamıyoruz. Bugün ülkede yüzde 35 – 40 enflasyon var. Fakat biz de tutup yüzde 50 isteyecek değiliz. Fakat yüzde 17'lik bir zamla bu toplu sözleşme bitmez. Bunun bir pazarlık masası olduğunu, hem bürokrasi biliyor, biz de bunun bilincindeyiz. Ülkenin gerçeklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatıyoruz.Bugün memur arkadaşlar yüzde 4 zam alıyor. Enflasyon yüzde 4 değil. Reel enflasyon, çarşıda pazarda yaşadığımız enflasyondur.

 
Sağlık çalışanlarına şiddette yeniden tutuklama
 
İzmir'de internetten uyuşturucu satıcısına gözaltı!
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
leyla 21 Ekim 2020 Çarşamba 09:09

ben söförlerin maske taktığını göremiyorum çoğu kez bu nasıl önlem alma...

Yorumu oyla      0      1  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Koyunlarına kurtlar saldırmıştı... Bakan Pakdemirli'den yardım eli
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Bolu'nun Mudurnu ilçesinde koyunları ...
'Batarya' açıklaması: Türkiye'de üretilecek
Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, yerli ...
Yerli traktörde çiftçinin yüzünü güldürecek özellik!
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Dokuz Eylül Üniversitesinin (DEÜ) ...
 
Hilton İzmir Çarşısı'nda hüzün... 29 yıllık rüya bitti!
Eskiden insan trafiğinin en yoğun olduğu yerlerden biriydi, Hilton İzmir... ...
Piyasalar haftaya pozitif başladı
Kovid-19 vaka sayılarının artması karşısında Avrupa'da tedbirlerin sıkılaştırılması ...
Hasadına başlandı... Kilosu 40 bin lira!
Karabük'ün Safranbolu ilçesinde gıda, tıp ve giyim sektörlerinde kullanılan, ...
 
Foça Yat Limanı için 'Yap-İşlet-Devret' modeli ihale!
Türkiye'nin önemli liman kentlerinden biri olan İzmir'e, yeni bir yat ...
Rahmi Koç'un koronavirüs testi pozitif çıktı
Koç Holding A.Ş. Şeref Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi Rahmi Koç’un yeni ...
Muhittin AKBEL yazdı... Peynir, neden bu kadar pahalı?
Muhittin AKBEL yazdı... Peynir, neden bu kadar pahalı?
 
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Bitmeyen burjuva devrimi
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Sevmek yetmez aşkını göster!
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Cumhuriyetin serencamı (1950-2000)
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
O gün… Tam da bugündür…
Melek ERYAZICI
Melek ERYAZICI
Mazeretim var, asabiyim ben!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Meleklerin melek annesi!
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
En güzel bayramımız
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Bu neyin telaşı?
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Muhalefetin ağzındaki bakla: Partisiz başkan
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva