HABERLER>YAŞAM
5 Haziran 2021 Cumartesi - 22:11

'Tabiata yapılan kötü muamele ağırıma gidiyor'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, büyüdüğü evde babasının bahçeyi 'tabiatın öğrencisi olmak' noktasında bir okula çevirdiğini söyledi. Erdoğan, "Bu okulda bitkiyi, toprağı, hayvanı incitmemeyi öğrendim. Bu nedenle tabiata yapılan kötü muamele ağırıma gidiyor" dedi.

 Tabiata yapılan kötü muamele ağırıma gidiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Çevre Günü dolayısıyla Sabah gazetesinden Pınar Yıldız Yüksel'e açıklamalarda bulundu.

Emine Erdoğan, "Çevre konularına olan hassasiyetiniz nereden geliyor?" sorusuna "Ben, Üsküdar'da, bahçeli bir evde büyüdüm. O bahçe, çocukluk günlerimin arka fonu gibi. O kadar güzel bir bahçeydi ki... Bir köşesinde sebze, meyve yetiştirirdik. Bahçemizde her dönem farklı hayvanlarımız olurdu. Kedi, köpek, tavşan, kuzu, hatta kirpi… Çok büyük bir dut ağacımız vardı… Kaç mevsim, o ağaca tırmanıp dut yemişimdir, inanın hatırlamıyorum. Ağabeyimle, ateş böceklerinin peşinde koşmak çocukluğumun en büyük eğlencesiydi. Hafızamda o kadar yer etmiş ki, 'Sen hiç ateş böceği gördün mü?' tiyatrosunu ilgiyle takip etmiştim.

Yemyeşil bahçemizde toprağın nimetlerine, doğanın döngüsüne yakından şahit olarak büyüdüm. Tabiatta her şey birbirine muhtaç. Solucanların toprağa faydasını sadece kitaplardan değil, bizzat deneyimleyerek öğrendim. Babam, tabiatın öğrencisi olmak noktasında o bahçeyi bir okula çevirdi bizim için. Rahmetli çok yakından ilgilenirdi bahçemizin bakımıyla.

Bu okulda bitkiyi, toprağı, hayvanı incitmemeyi öğrendim. Bu nedenle tabiata yapılan kötü muamele ağırıma gidiyor. Yani, benim için çevre konuları, projelerle sınırlandırılamayacak bir mesele. Eğer, herhangi bir şekilde, ülkemin havasına, bitki örtüsüne, suyuna ve bilumum canlılarına bir faydam olacaksa, bunu canla başla yapmak isterim. Uzun yıllardır, bu meseleye eğiliyorum ve çabalayınca bir şeyler yapılabildiğini gördüm. Daha fazlasını yapmak için de enerjiyle doluyorum. Hulasa, Üsküdar'daki o bahçede tecrübe ettiklerim, bugün kendime dert edindiğim çevre konularının kalbime atılan tohumuydu diyebilirim." yanıtını verdi.

"SALDA GÖLÜ HAKKINDA ÇARPITMA HABERLER YAPILIYOR"
"NASA'nın uzaydan çekilen fotoğraflar arasında yaptığı yarışmada, Van Gölü birinci oldu. Siz de sosyal medyadan oy vererek destek oldunuz. Bunun, bir farkındalık oluşturduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna yanıt veren Erdoğan, "Bizler, halk olarak, vatanımıza aşığız. Dört bir köşesinin cennet olduğunu biliyoruz. O fotoğraf da, nasıl bir nimetin içinde olduğumuzu hatırlattı herkese. Onları korumak için özen göstermemiz gerektiğinin altını çizdi diyebiliriz.

Çok kısa bir zaman önce, Van Gölü Koruma Eylem Planı çalışmalarını yerinde görmek için Van'a bir ziyaret yaptık. Eylem planına göre, önce gölün dip temizliği yapılacak. Atık su ve entegre katı atık yönetimi oluşturulacak. Yapılacak iyileştirme çalışmaları ile Van Gölü'nün, kısa zamanda, şifa bulacağına ve korunacağına inancım tam.

Salda Gölü de, biliyorsunuz Bakanlığımız tarafından koruma altına alındı. Daha önce arabalar gölün çok yakınına kadar yaklaşıyordu. Etrafında derme çatma yapılar vardı. Bunların hepsi kaldırıldı ve şimdi bir düzenleme yapılıyor. Önümüzdeki günlerde çalışmalar tamamlanacak. Bu konuda birçok asılsız haber çıkıyor. Görüyor ve çok üzülüyorum. Salda Gölü şu anda bilim insanlarından oluşan bir komisyonla, onların tavsiyeleriyle korunuyor. Burada samimiyetle yapılan iyi niyetli girişimler, çarpıtma haberlerle baltalanıyor. Çevre söz konusu olduğunda çekişmeleri, görüş ayrılıklarını bir tarafa bırakmalıyız. Hep söylediğim gibi dünya hepimizin ortak evi." dedi.

"SIFIR ATIK PROJESİ BİR KÜLTÜR"
Emine Erdoğan, 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık projesiyle ilgili de açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Sıfır Atık ve proje kelimeleri yan yana gelince, ister istemez, bizim dışımızda, başkalarının üstlendiği bir sorumluluk alanı geliyor aklımıza. Aslına bakarsanız, sıfır atık projesi dediğimiz şey zaten bizim alışık olduğumuz bir kültür. Kullandığımız eşyaların ömrünü uzatmak, atıp yenisini almaktansa tamir etmek gibi esasında bizim toplum olarak kültürümüzde olan şeylerden bahsediyoruz.

En basiti, matara taşımak varken, hepimiz, bir gün içinde onlarca pet şişe atığı üretiyoruz. Bir veri hatırlıyorum; sanırım Dünya Bankası'nındı. Buna göre, dünyada bir insanın bir günde ürettiği çöp, 4,5 kiloya kadar ulaşabiliyor. O zaman burada bir durup düşünmemiz lazım.

Sıfır atık yaşam kültürünün atık yönetiminden başka başlıkları da var. Mesela mümkün olan en az çöp çıkacak şekilde yaşayabilmek ve kullandığımız ürünlerin çevreye dost olanlarını tercih etmek gibi.

Bugün tekstil sektörü, küresel kirlenmenin baş aktörlerinden mesela. Su kaynaklarının kullanılmasında da en büyük ikinci tüketici. Her yıl, küresel olarak, üretilen tekstil ürünlerinin yüzde 85'i çöpe gidiyor. Sıfır Atık Mavi gibi, Sıfır Atık Tekstil bahsi de ayrıca ele alınması gereken bir konu."dedi.

2019 yılında devreye alınana 'Sıfır Atık Mavi Projesi'nin 'Sıfır Atık Projesi'yle birbirinin tamamlayan projeler olduğunu söyleyen Emine Erdoğan, "Sıfır Atık ve Sıfır Atık Mavi, birbirini tamamlayan iki proje. Çünkü denizlerdeki kirliliğin yüzde 80'i karasal kaynaklı. Dolayısıyla, ikisini aynı anda yürütmek çok önemli. Türkiye, üç yanı denizlerle çevrili bir zenginliğe sahip. Biyolojik çeşitliliği ile de dünyanın en zengin ülkelerinden biriyiz. Ama gelin görün ki, dünyanın her yerinde, hayalet ağlara dolandığı ya da plastik şişelere boynu sıkıştığı için ölen kaplumbağalar, balıklar ve kuşlar görüyoruz. Ne kadar hazin! Kirlilik yüzünden tamamıyla kaybolan canlı ve bitki türleri var. Bu insanlık adına bir utanç tablosu.

Deniz kirliliği, olduğu yerde kalmıyor, seyahat ediyor. Dünyanın bir ucundan denize atılmış çöpler, diğer ucundaki bir ülkenin kıyılarına vuruyor. Sıfır Atık Mavi Projesine, STK'lar, belediyeler ve gönüllüler çok destek verdi. Deniz yüzeyinde, deniz dibinde ve plajlarda temizlik çalışmaları başladı. Yaklaşık 45 bin kişiye eğitim verildi. Mavi bayraklı plaj sayımız, ciddi oranda arttı.

Bugünlerde Marmara Denizi'ndeki müsilaj meselesi çok önemli bir gündem. Marmara Denizi uzun süredir yardım çığlıkları atıyordu. Deniz altında gerçekleşen kimyasal değişimler ve iklim değişikliğinin etkileri ile mesele bu noktaya vardı. Konuyu ben de yakından takip ediyorum. Bakanlığımız STK'larla çalıştaylar yürütüyor ve sanırım bugünlerde bir eylem planı açıklayacaklar. Bu çok yönlü bir mesele. Herkes sorumluluğunun farkında olmalı. Sanayi, çevreye saygılı üretim yaparak, belediye gerekli tesisleri kurarak, vatandaşlar olarak bizler de atıklarımızı ayrıştırarak bu tür sorunların önüne geçebiliriz. Çevre üzerindeki baskı, ne yazık ki gözle görülmeyince meselenin ciddiyeti yeterince anlaşılmıyor." dedi.

"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE TÜM DÜNYA TOPYEKÜN MÜCADELE ETMEK ZORUNDA"
Emine Erdoğan, uluslararası kurumlardan aldığı çevre ödülleriyle ilgili olarak da, "Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın "Küresel Amaçlar Eylem Ödülü" ve Birleşmiş Milletler Habitat'ın "Atık Alanında Akıllı Şehirler Şampiyonu" ödüllerini aldık. Ben de bu ödülleri ülkem ve gençlik adına kabul etmekten büyük mutluluk duydum.

İklim değişikliği ile mücadele, bir ya da birkaç ülkenin altından kalkabileceği bir mücadele türü değil. Ya hep beraber başarılı olacağız ya da hep beraber büyük bir felakete sürükleneceğiz. İklim değişikliğinin etkileri sınır kapılarında durmuyor. Küresel bir sorun haline gelen bu durum tüm insanlığı eşit etkiliyor. Dolayısıyla, tüm dünya topyekûn mücadele etmek zorunda. İlerleyen yıllarda iklim değişikliğine bağlı birçok sorunla yüz yüze geleceğimizi söylüyor bilim insanları. İhtiyacımız olan; sürdürülebilir şehirler, sürdürülebilir üretim ve tüketim…" açıklamasında bulundu."LEBLEBİ, TORUNLARIMIZ İÇİN DE GÜZEL BİR ÖRNEK OLDU"
"Çevre ve hayvan sevgisini torunlarınıza da aşıladığınızı Cumhurbaşkanımızın konuşmasından öğrendik. Doğayla ve hayvan sevgisi ile dolu bir aile tablosu beliriyor gözümüzde. Sizden dinleyebilir miyiz bu atmosferi?"  sorusuna yanıt veren Emine Erdoğan, "Geçtiğimiz 4 Ekim, Dünya Hayvanları Koruma Günü vesilesiyle, Yedikule Hayvan Barınağı'nı ziyaret etmiştim. Orada engelli bir köpek olan Leblebi'yi gördüm. Hikâyesi, bana çok dokundu ve onu sahiplenerek, Ankara'ya getirdim. Şimdi, Külliye bahçemizde, son derece mutlu. Sadece, bizim değil, personelimizin de gözbebeği. Öyle ki, Leblebi'nin gelişinden sonra, hayvansever personelimiz, gönüllü olmuşlar ve inşaat atıklarından sokak hayvanları için kulübeler yapmışlar. Tabii, bu girişim beni de ziyadesiyle memnun etti. Bu kulübeleri, Doğa, Çevre ve Hayvanları Koruma Büro Amirliği ekiplerine teslim ettik. Onlar da, kulübeleri sokak hayvanlarına bakan vatandaşlarımızla buluşturdular. Hem atık dediğimiz şeylerin, nasıl yeni ve değerli kullanım alanları olduğunu görmüş olduk, hem de sokak hayvanları için takdire şayan bir gayret içindeki hayvanseverlere bir katkımız oldu.

Leblebi'yi barınaktan sahiplenmemiz de, torunlarımız için çok güzel bir örneklik oldu. Barınaklar, maalesef kedi ve köpeklerle dolu. Ziyaretim sırasında, terk edilmiş birçok kedi, köpek gördüm. Bakıma muhtaç birçok engelli hayvan var. Hayvanlar, bir süs eşyası, özel gün hediyesi ya da geçici bir heves değil. Allah'ın emaneti... Gerçekten hayvanları seven insanlar, bir an önce, satın almak yerine barınaklardaki hayvanları sahiplenmeliler.

Hayvan sevgisi deyince elbette sadece sokak hayvanlarından bahsetmiyoruz. Karıncadan, kuşa, balığa, hiçbir hayvana zarar vermeden yaşamak, yaşam alanlarını korumak, kirletmemek bir insanlık vazifesi. Allah'ın can verdiği tüm mahlûkatın bu yaşamda çiğnenemez hakları vardır. Bu hakka riayet edecek kalp güzelliğini herkes için diliyorum." dedi.

"DOĞA İÇİN ÇALIŞAN GENÇLER ROL MODEL OLMALI"
Geleceğin gençlerin olduğunu söyleyen Erdoğan, "Dolayısıyla, yaşamak istedikleri dünyayı imar etmek onların elinde. Bizler de onların insanlık hayrına yaptıkları her işte yanındayız.

Gençlerde yüksek farkındalıklar görünce çok memnun oluyorum; organik, doğa dostu ve karbon ayak izi en az ürünleri talep ediyorlar. Kozmetikten sektöründen, zincir restoranlara kadar birçok sektörün ürün yelpazesinde bu başlıklar yer almaya başladı. O nedenle daha fazla talep etmeleri halinde, bu dönüşümün hızlanacağına inanıyorum.

Yaptığımız çevre etkinliklerine gençlerin büyük ilgisi ve katılımı var. Benim arzum, kullanmakta usta oldukları sosyal medya mecralarında, akranları arasında güçlü bir etki alanı oluşturmaları. Doğa için aktif çalışan gençlerin rol model olarak yükselmelerini temenni ediyorum." dedi.

Kamu ve sivil toplum arasındaki iletişimi çok önemli bulduğunu söyleyen Emine Erdoğan, "Ben sivil toplumdan gelen biriyim. Gençlik yıllarımdan bu yana vakıf ve derneklerde aktif çalışmalar yaptım. Dolayısıyla bu gücün ne anlama geldiğini biliyorum. Oralarda çalışan insanların gönüllü yaklaşımları beni her zaman etkilemiştir. Ve bu samimiyete çok inanıyorum. Çevre alanında yaptığımız çalışmalarda da STK'ların katkısını çok önemsiyorum. Bugüne kadar TEMA, TURMEPA, Akdeniz Koruma Derneği, WWF, Çöpüne Sahip Çık Vakfı gibi birçok önemli sivil toplum kuruluşu ile birlikte çalışmalar yaptık. Her birine ortak çabaları için teşekkür ediyorum. Kamu ve sivil toplum arasındaki iletişimi çok önemli buluyorum. Çevre konusunda samimi gayretleri olan herkesle çalışmalar yapabiliriz. İnşallah bu halka her gün daha da büyüyecektir."dedi.

 
İzmir'de 52 bin öğrenci sınava giriyor!
 
Türkiye genelinde sokağa çıkma kısıtlaması başladı
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
TC misafir 5 Haziran 2021 Cumartesi 23:51

Rizede dereler kurutulurken, kaz dağlarını maden şirketleri talan ederken, marmara denizi can çekişirken aklınız neredeydi? Kocanıza bunları hiç söylediniz mi çünkü hepsinin arkasında o var.

Yorumu oyla      1      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Meriç Nehri, ‘doğal sit alanı’ ilan edildi
Edirne’de, Türkiye ile Yunanistan sınırını oluşturan Meriç Nehri’nin il ...
İranlı gezgin İzmir'de kaybolan can dostunu arıyor
Anadolu ve Kafkasya turuna çıktığı köpeğini İzmir'de kaybeden İranlı gezgin ...
İş makinesini yavrulara teslim ettiler
Tokat'ın Pazar ilçesinde belediyenin gölet inşaatında kullandığı ekskavatörün ...
 
Mehmet KARABEL yazdı... İzmir’in fidanları yarının süperleri!
Mehmet KARABEL yazdı... İzmir’in fidanları yarının süperleri!
İzmir'de keşfedilmemiş bir cennet: Zindancık Koyu
İzmir'de keşfedilmemiş bir cennet: Zindancık Koyu
İzmir'de bir can daha gitti... 39 yaşında korona kurbanı oldu
İzmir’de mobilya sektörüne hizmet veren kapı ve kapak tedarikçisi Bakış ...
 
Muhittin AKBEL yazdı... Atlas pırlantaları
Muhittin AKBEL yazdı... Atlas pırlantaları
Nükhet Duru: Tek önceliğim eskimemek
Nükhet Duru, Instagram hesabında soru-cevap etkinliği yaptı. Sanatçı, ...
1 yılda binlerce yavru... Hepsi İzmirli!
1 yılda binlerce yavru... Hepsi İzmirli!
 
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Yüzmek istiyorsan kirletme!
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Adam
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Gıda Günü: Eylemlerimiz geleceğimizdir
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Gizli şahit susmayan yargıç
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Sanayi devrimi sonlanırken
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Sayın Valimiz Yavuz Selim Köşger Beyefendi’ye açık mektup
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Bu hatalar CHP'nin kaderi mi?
Melek ERYAZICI
Melek ERYAZICI
Toplumsal cinsiyet eşit(siz)liği
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
İklim krizinde payı olan endüstriyel tarıma seçenekler ne?
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Sahici olmak
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva