Ak Partililere göre, 250 bin
Polis raporlarına göre, 150 bin
CHP'lilere göre, en fazla 50 bin
Bana göre de, Ak Parti'nin İzmir mitingi CHP'den sayıca fazlaydı.
İktidar Partisi İzmir'deki en büyük mitingini çok başarılı bir organizasyonla gerçekleştirdi.
Başbakan Erdoğan, miting meydanından hava alanına giderken, çevresinde toplanan A takımına 'İzmir'de birinci partiyiz' dedi. Yüzündeki gülümseme objektiflere aynen yansıdı. Erdoğan, 0rganizasyonu gerçekleştirenlere teşekkür edip, İzmir'den mutlu ayrıldı.
Bu mutluluk sandığa yansıyacak mı?
Yansımaması için hiçbir engel yok…
Ak Parti'nin İzmir'e ilişkin (basına açıklanmayan) son anketine göre de, iki parti arasındaki yarış atbaşı gidiyor. Son viraj, son hafta oldukça önemli. Kararsızların sayısı hala küçümsenmeyecek düzeyde… Kürtlerin 'dışlandık' direnişi, Binali Yıldırım'ın çabalarıyla kırıldı.
Başka anket şirketlerinde durum daha farklı…' her şey iki milletvekili koltuğu için' deniliyor.
Ak Parti'nin İzmir serüvenini partinin kuruluşundan beri izliyorum, ilk kez CHP'ye yakın ve onunla yarışacak enerjiye sahip olarak gördüm.
Ak Parti ilk kez İzmir'de medyayla sağlıklı ilişki kurabildi. Her konuda CHP'yi geride bıraktı.
Örneğin, 2007 Genel seçimlerinde CHP İzmir Milletvekili M.Ali Susam ve ekibinin yaptığı çalışmalara bu yıl rastlayamadık. Susam oldukça sessiz… Aynı durum bazı ilçe belediye başkanlarında da görüyoruz…
CHP İzmir'de 'ne halleri varsa görsünler' anlayışı gözlemliyorum…
Sahada, medyada, yaşamın bütün alanlarında gördüğümüz CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Adayı Alaattin Yüksel ise, onlarca parçaya bölünmüş ve bana göre parti içi hesaplardan dolayı dar bir ekiple yalnız kalmış durumda.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, her şeye rağmen CHP'nin İzmir sigortası olma özelliğini koruyor.
Meydan savaşlarına rağmen, Binalı Yıldırım ile Aziz Kocaoğlu arasındaki seviyeli diyalogu, kentin geleceği için oldukça önemli buluyorum.
İzmirli Binali Yıldırım'ı sevdi.
Anadolu'nun bu çalışkan politikacısına bir şans verme niyetinde…
Açıklanan projeler, birer 'slogan' gibi algılansa da, Binali bey, şimdiye kadar verdiği her sözü yerine getirmiştir.
35 projenin 35'inede kimsenin itirazı yok…
Başbakan Erdoğan'ın miting meydanındaki konuşmasına gelince, Ak Parti İzmir'i artık doğru okuyor, kentin duygusal kimliğiyle ilk kez sağlıklı bir ilişki kurabildi.
Gazeteci arkadaşım Munir Koçaslan Ak Parti'nin İzmir mitingiyle ilgili şu değerlendirmede bulunuyor.
'Bir haftamı İzmir'de geçirdim.
Doğduğum ve doyduğum şehirdir burası...
Siyasetin nabzını tuttum.
Lafı hiç uzatmadan ifade edeyim:
12 Haziran öncesi İzmir'i sürpriz bekliyor.
Yani, 'CHP'nin kalesi' düşerse kimse şaşırmasın.
Sokağın, çarşının, pazarın, kahvehanelerin...
İşçinin, işadamının, işsizin söylediklerinden anlıyorum.
İzmir belki de 'direnmekten yorgun' düşmüş.
35 plaka İzmir'e 35 milyar dolarlık 35 yatırım sözü bile heyecan yaratmış...
Bile diyorum... Çünkü AK Parti'nin reklam kokan '35' vurgusu dahi işe yaramış…
'35-35-35'lik kampanya 'oy yemi' olarak algılansa da...
Yatırım, iş aş fukarası 3.5 milyonluk şehirde bir heyecan dalgası esiyor…
***
20-25 yıldır konuşulan işleri AK Parti bu kez derleyip toplayıp vitrine çıkarmış…
Kimi daha önce tasarlanan, kimi devam eden, kimi şimdiye kadar hayalden öteye gitmeyen 'proje'ler bunlar...
Ama hepsinden önemlisi...
İzmir artık iktisaden de kabuğunu kırmak istiyor.
Dolasıyla '35-35-35' bir 'dekoratif manzara' zenginliğinin ötesinde anlam taşıyor...
AK Parti belli ki İzmir'i almayı çok ama çok arzu ediyor...
Bunun için yüklendikçe yükleniyor...
Yeni bir İzmir hüsranı istemiyor…'
İşte durumun özeti bu… Munir'in yazdığı gibi, Ak Parti İzmir'de daha sıkı duruyor… Bu Mitinge ciddi biçimde yansıdı… İşin sandık boyutunu 12 Haziran akşamı göreceğiz.