EGEDESONSÖZ- Menderes Belediyesi’nde tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılan Başkan İlkay Çiçek’in yerine geçecek başkanvekilinin belirlenmesi için yapılan seçimi AK Parti adayı Asuman Şen kazandı. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Menderes Belediyesi'nde gerçekleştirilen başkanvekili seçimine dair açıklamalarda bulundu.
MENDERES'İ KAYBETTİRENLER PARTİDEN AYRILANLARDIR
Gümrükçü açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Menderes’te belediye başkan adayını ben belirlemedim. Menderes’te belediye meclis üyelerini ben belirlemedim. Menderes’te Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adayını ben belirlemedim. YENİ Parti’nin adayını da ben belirlemedim. Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayını da ben belirlemedim. Öncelikle bunun altını çizmek istiyorum.
2023 yılında yaşanan kurultaydan sonra gelen yönetici arkadaşlar belirli bir kural ve kaideye dayanmadan birçok ilçede yanlış tercihler yaptılar. Bu yanlış tercihlerin bedelini şu an hep birlikte ödüyoruz. Bugün en çok da Menderes halkı ödüyor. 'İçişleri Bakanı bile olur, siz onu bilmezsiniz' denilen arkadaşların 2,5 yılda Menderes’i getirdiği noktadır bu. Fakat bunların kişisel sorumlulukları değildir. Onları oraya aday gösteren, sonrasında yanlışlarını gördüğü halde 'dur' demeyen, 'yapma' demeyen, engel olmaya çalışmayan arkadaşlar. Bugün Menderes'in seçimini kaybettirenler de aynı arkadaşlardır. Yani Menderes’in sürecini yanlış yönetenler de Menderes’in bugünkü sonucunu yanlış belirleyenler, yani yine süreci yanlış yönetenler maalesef ki aynı arkadaşlardır.
Bugün biz bir süreç yaşadık, gerçekten çok üzücüydü. Böyle hâlâ yaşıyorum şokunu ama peki buraya nasıl geldik? Başlangıç ilk düğme yanlış iliklendi. Sonra bu hafta ne oldu? Onu anlatmak istiyoruz. Siyasi partiler ittifaklar yapabilir, temaslar kurabilir. Her yerde aday gösterebilir. Birini destekleyebilir, birinden yana taraf olabilir. Yani CHP başka bir partinin adayına oy verebilir. Aynı başka partilerin birbirine oy verdiği gibi. Cumhuriyet Halk Partililer boş oy da kullanabilir. Yani bunu kimse belirleyemez Cumhuriyet Halk Partililerden başka.
YENİ PARTİ YADA AKP İLE KURUMSAL DÜZEYDE GÖRÜŞMEMİZ OLMADI
Biz şöyle bir çıkış yaptık. Seçimi Cumhuriyet Halk Partisi kazanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi'nden belediye başkanı istifa etmemiştir. Belediye başkanı CHP'liyken bu süreç yaşanmıştır. Dolayısıyla seçmen iradesine saygı gereği bu seçimde Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayının desteklenmesi doğrudur. Bunu kime söyledim? Bütün siyasi partilere söyledim. Bugün geldiğimiz noktada mecliste bulunan iki üç siyasi partinin tamamı halk iradesine, seçmen iradesine aykırı hareket etmiştir. Bu çok önemli bir noktadır. Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'ni yönettikleri dönemde her seçimde, her operasyon yapılan belediyeden sonra 'Sizi seçmen iradesine saygı duymaya çağırıyorum' diyenler bugün, bugün Menderes'te seçmen iradesine karşı hareket etmişlerdir. Peki bunu nasıl yapmışlar? Açıklamamız ortada. Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki: Bizim arkadaşlarımız bunlar, aday CHP'li olmalıdır.
YENİ Parti'yle ya da Adalet ve Kalkınma Partisi ile bir kurumsal görüşme, 'Sen beni destekle, ben seni destekleyeyim' konuşması asla yapılmamıştır. Burada çağrıyı yapan biziz. Menderes'te Esnaf Odası'na giden, esnafı gezen, Menderes'in 'ekabirleri' diyelim, Menderes'in geçmişinde izi olan arkadaşları ziyaret ettik. Hepsiyle bir ortak görüş alışverişi oluşturmaya çalıştık. Bunu da sizinle paylaştık, gördünüz. Katılımcı bir süreç yönetmek istedik.
BİZDEN OY DAHİ İSTEMEDİLER
Yerel ölçekte görüşmelerimiz oldu. İlçe başkanı iki arkadaşımızın görüşmesi olmuştur. Ama bu görüşmede bir aday ismi, bir protokol, bir iş birliğinin tanımlanması yani Başkan senden olsun, başkan yardımcısı bizden olsun, ne bileyim encümen senden olsun, şirket müdürü bizden olsun hiçbir görüşme olmamıştır. Bugün bizden oy isteyen arkadaşlar, yani oy istediklerini daha doğrusu iddia eden arkadaşlar, bizimle hiçbir talepte bulunmadıkları gibi bizden oy dahi istememişlerdir. Bakın, bir daha söylüyorum: Bu arkadaşlar, seçimi onların yüzünden kaybettik diyen arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi'nden oy istememişlerdir.
BEN DE GAZETELERDEN OKUDUM
İki ilçe başkanı görüşüyor. Bir arkadaş var... Neyse ya adını tam koyayım, Çağatay. Bizim meclis üyelerimizle, Cumhuriyet Halk Partili meclis üyelerimizle, bizim bilgimiz dışında... Bizim bilgimiz dışında, kurumsal ilişki yönetiminin dışında temas etmiştir. Bu temasların sonunda Mehmet Ali Bey'e 45 dakika görüşerek onun adaylığıyla ilgili nasıl çalışma yapabilecekleri konusunda fikir alışverişinde bulunulmuştur. Sonrasında, her ne kadar nezaketsiz olsa, gayriahlaki olsa, siyaset dışı olsa da "Eğer böyle bir uzlaşı olacaksa biz buna razıyız" dedik, sustuk. Sonra, ben de sizin gazetelerden okudum. "Biz Mehmet Ali Bey'i kendi grubumuza sorduk, işte iki kişi, üç kişi onu istemedi, o yüzden olmaz" dediler. Ama bunu da resmi bir şekilde söylemediler, gazete haberinden okudum. Bize dönüp de "Ya Mehmet Ali olmuyor, Melih mi olsun, Tülay Hanım mı olsun?" diyen olmadı arkadaşlar.
YAŞAR TÜZÜN'Ü ARADIM, EVRİM KARAKOZ MESAJIMA DAHİ DÖNMEDİ
Dün akşam Müslüm Sarı'yı aradım, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız. Dedim ki: "Başkan, bugüne kadar bizimle hiçbir temas olmadı resmi olarak. Bir arkadaşın adı konuşuluyordu fakat meclis grubunda sorun oluyor o arkadaşa gibisinden sözler kulağımıza geldi. Herhalde" dedim "Kendi adaylarını çıkaracaklar, bizimle bir uzlaşı arayışı içine girmeyecekler." Ben dedim, "Yeniden Parti'nin Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün'ü müsaadenizle arayabilir miyim?" Dedi ki, "Bizimle hiçbir teması yok. Daha önceki süreçlerde de bir temas kurulmadı ama Ankara İl Başkanımız kendileriyle görüştü. Diyaloğun varsa, telefonuna açarsa konuş." Aradım. Telefonların hepsi kayıtlı. Dedi ki, ya adama ulaşamadım, şehir dışındaydı, ilgilenmiyordu o konuyla. "Evrim Bey var" dedi, Aydın Milletvekili, "O yürütüyor süreci" dedi. Bakın ilk resmi temas dün akşamdır. O da biz buluyoruz yani. Arkadaşlar aday oluyorlar, aday çıkaracaklar, oy istemiyorlar, biz fark ediyoruz, biz temas kuruyoruz. Evrim Bey'le görüş dedi. Aradım açmadı. 19.09'da "Sayın Vekilim iyi akşamlar," dün akşam 19.09'da, yani 23.09'da değil, 19.09'da... "İyi akşamlar, Utku Gümrükçü ben. Konuşabilir miyiz? Müsaadenizde döner misiniz?" gibisinden bir mesaj attım. Gösterebilirim size mesajı. O mesaja dahi dönülmedi arkadaşlar. O mesaja dahi dönülmedi.
İLETİŞİM KURULMAYINCA ADAY ÇALIŞMASI YAPTIK
Sonra bizim arkadaşlarımız da 'Artık o zaman adaylık çalışması yapalım' dediler. Meclis üyesi, kendine yakın gördükleri 1, 2, 3 neyse onlarla temas ettiler. Ben hiçbir başka partiden meclis üyesiyle temas kurmadım. Bir daha bunu da söylüyorum. Hiçbir partiden meclis üyesi devşirmeye çalışmadım. Adayımıza oy istemedim. Ama onlar yaptılar. Bizde kayıtlı arkadaşları kendilerine çektiler, onları kendi gruplarına dahil etmeye çalıştılar, fotoğraflarıyla sonra detayını da anlatırım.
Bütün bunların sonunda sabah 8'de ilçeye gittik. 'Var mı arayan soran?' dedim. 'Yok' dediler. 'Adayı nasıl belirleyecekler?' dedim. 'Herhalde kendi aralarında ön seçim yapacaklar' dediler. Ama sonra anlıyoruz ki ön seçim de yok, 'Aday bu olsun' demişler. Bir arkadaşı aday göstermişler. Sonra bizim arkadaşlar dedi ki: 'Yani böyle bir şey olur mu? Yani iyi bir arkadaştır, tamam geçmişte olumsuzluğu yoktur. Benim bilgim dışında meclis üyeleriyle temas kuruyor ya. Beyefendi hemen telefon açtı. Yanımda konuştular. Ve dediler ki: "Ya bu tercih doğru bir tercih değil. Bu süreç yönetimi doğru bir süreç yönetimi değil. Bizim oyumuz çantadaki keklik değil. Bize sormadan aday nasıl belirliyorsunuz?" Öğrendik ki kendi parti gruplarına "CHP'li arkadaşlar bu adayı görmek istiyorlar, ona oy verecekler" demişler.
BİZ 4. TURA ZATEN GİREMEYECEKTİK, NASIL BİZİ DESTEKLESİNLER, AHLAKSIZLIK BU!
Başka bir nokta söyleyeyim size, çok önemli bir nokta. Yani bizimle görüşüp Mehmet Ali Bey'e "tamam" dedikten sonra, onu oylamada kendi kendine işte formüllerle, kendi içinde bize sormadan eledikten sonra, kendi meclis gruplarında da aday belirleme yöntemi "Adayımız budur, oy verin" olmuştur. Bunun 2024'teki aday belirleme yönteminden hiçbir farkı yoktur. Hiçbir farkı yoktur. Ben uyardım. Meclis üyesi arkadaşları aradım. Bir geri dönüş oldu mu? Yok. "Ya gelin oturalım, konuşalım" oldu mu? Yok.
Bir demeç 9:30'da, işte siz de haber yaptınız oradaydınız, "3. turda" diyor "CHP'nin adayı" diyor, "kalırsa 4. turda biz onlara oy veririz." İşte bunu da bazı yayın organları "Uzlaşı sağlandı" falan diye haber yapıyor. Arkadaşlar, matematik belli. Yönetmelik belli. Biz sizden, size bunu söylerken bir matematiğe dayanarak değil, bir siyasi temele dayanarak, bir ahlaki duruşa dayanarak, sandık sonucuna, seçmen iradesine dayanarak söylüyoruz. Biz 5-6 oyumuz olduğunu zaten biliyoruz biz. Yönetmelik ne diyor? "3. turda en yüksek oyu alan iki aday 4. turda oylanır" diyor. Biz sınırlı sayıda arkadaşımızla zaten 4. tura giremiyoruz ki. Bunu da bir anlaşmaymış gibi, bilmem neymiş gibi duyurmak ahlaksızlık.
İKİNCİ TURDA "HOŞUMUZA GİTMEZSE ÇIKALIM" DEDİK
Geldik, oturduk 6 kişi. Biraz biliyorsunuz şey oldu, 1 saat geç başladı. Ya o 1 saat içinde bir kişi gelsin de desin ki: "Ya siz de YENİ Parti'nin adayına oy verir misiniz?" Bir meclis üyesi, bir parti yöneticisi... Yani anlamak mümkün değil. Oturduk, baştan konuşmuştuk zaten. Biz 2. turda bu iş şey olmazsa, hoşumuza gitmezse çıkabiliriz demiştik. Nitekim ayrıldık. Ben bu filmi Menemen'de gördüm, orada da söyledim. İşte 'B'yi dolar işareti yapıyor, oy atıyor. İşaretli oy. Ş'yi yanlış yazıyor. Kim bilir kimler kime ne mesaj veriyor. Ama bizim iki turda da oyumuz belli. Arkadaşımız oyunu almış. Yani kendi aralarında bir mesajlaşma var. Bunu gördük, "Biz bu tiyatroda figüran olmak istemiyoruz" dedik, çıktık. Ya çıktık ne oldu? Peşimizden bir kişi mi geldi? Biz çıktık CHP grup odasına gittik. Ya bir kişi gelip de "Gitmeyin" demedi!
CHP'NİN ADAYINI YUMRUKLADILAR, SONRA OY İSTİYORLAR
Sonrasında Belediye Başkanımız Mustafa Kayalar rica ettiler. Dediler ki "Ya bir görüş." Bakın CHP'liler rica ediyor. Bir daha söyleyeyim. "Bir görüş." Tamam. Dedim ben "O beyefendiyle görüşmek istemiyorum." "Tamam" dediler. Sonra "Şu odaya gidin" dediler, girdik. "Aman görmeyeyim" dedim, Yine gelmiş, oturmuş. "Gitsin" dedim. Ben konuşamam yani. Anlaşamayız biz yani. Arkadaşın anlaşmaya niyeti yok çünkü yani. Bir haftadır aramayan adamla ben orada ne konuşacağım?" Dedik ilçe başkanı tamam. Sonra biraz bir şeyler konuşuyoruz. Evrim Bey, vekil yani, o da olsun dedik. İşte elli bin tane bir noktaya geldik. Hüseyin Benzer'le Evrim Bey şey olsun, şahit olsun. Tamam, yine geldi. Yine geldi, yine ortalığı karıştırdı. Kavga dövüş... Mehmet Ali Bey'i yumrukladılar ya! CHP'nin adayını yumrukladılar, sonra oy istiyorlar. "Niye oy çıkmadı?" diyorlar.
KILIÇDAROĞLU "YENİ PARTİ'YE OY VERİN" DEDİ
Sonra Müslüm Sarı aradı. Dedi ki: "Sayın Genel Başkanı ben arada bir Sayın Genel Başkanın talimatı nedir diye sorayım." Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu "YENİ Partililere oy verin" dediği ses kaydını arkadaşlara dinletti. YENİ partinin ilçe başkanı da orada, şahittir. Çıktık. Çıkarken kavga, dövüş, yumruk vesaire... Şimdi bu kadar kötü yönetilmiş bir sürecin başarıya ulaşması mümkün değildi. Ama burada "Sen seçimi kaybettin" diye faturayı ben ödeyecek değilim. Böyle bir şey yok! Anlattığım süreç birebir yaşanmıştır.
HİÇBİR YERDE SEÇİM KAZANMALARI MÜMKÜN DEĞİL, MENDERES İŞARET FİŞEĞİDİR
Cumhuriyet Halk Partisi'nden oy dahi istemeyen kibir abidesi insanların hiçbir yerde seçim kazanması mümkün değildir! Menderes bunun ilk işaret fişeğidir. Bugüne kadar her girdikleri seçimi Cumhuriyet Halk Partisi'nin adıyla, Atatürk'ün Altı Ok'unun yarattığı siyasi programla, buradaki arkadaşların alın teri ve emeğini kullanarak kazanmış insanların artık elinde kullanabilecekleri bir Cumhuriyet Halk Partisi kimliği olmadığı için, kimlikleri olmadığı için girdikleri ilk seçimi İzmir'de kaybetmişlerdir! Artık siyaset kolay değil. Biz sizin partinizin adayına oy vermek zorunda değiliz kardeşim. Buna rağmen Sayın Genel Başkanın talimatıyla içeriye girdik. Arkadaşlar yediği yumrukları, edilen hakaretleri unuttular. İçeriye girdiler. En sonunda kaybettik. Ben kaybetmedim. Benim adayım değil. Seçimi kaybeden sensin. Oy istemeyen sensin. Bu insanları 2,5 sene iten sensin. Menderes'in çığlığına kulağını tıkatan sensin. Tıkayan sensin. Yanlışa ortak olan sensin. Yanlışı söylemeyen sensin. Bugün gelinen noktanın sorumlusu sensin! Sizsiniz!
Orada söyledim ya: Adalet ve Kalkınma Partisi adayı nasıl birinci oldu ya, birinci ve ikinci tur oylamada? Ya Cumhuriyet Halk Partisi'ni bölüp, bunun hesabını kitabını yapmadan, "Her ilçede kimi bulursam götüreyim, ben kendime parti kurayım" diyen arkadaşlardır bunun sorumlusu. Cumhuriyet Halk Partisi bölünmemiş olsa, halkın iradesi olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne aday olarak seçildikleri yerde saygı duysalar, başka bir tercih yapmasalar bugün Menderes bu halde olur muydu ya? Matematiksel olarak kaybı mümkün olur muydu ya?
BANA OY VERMEK ZORUNDASIN DÖNEMİ BİTTİ!
Sen "Nasıl olsa oy vermek zorundasın, aman AK Parti gelmesin" anlayışı bitti. Ya geçti, geçti o dönem geçti arkadaş, geçti! Artık herkes doğru adayı göstermek zorunda. Artık milletvekillerinin önerdiği adaylar değil, örgütün istediği adaylar belediye başkanı, milletvekili olmak zorunda! Artık İzmir, artık Türkiye çantada keklik değil! "Eskiden CHP'nin adıyla girdiğiniz her seçimde vay birinci oldum, vay beşinci oldum" diyordunuz. Sayenizde öyle bir iklim kalmadı artık Türkiye'de.
Bunun sorumlusu biz değiliz. Arkadaş, senin yaptığın yanlışın faturasını ben ödemek zorunda değilim. Menderes halkı hiç ödemek zorunda değil. Ama buradayız bakın, size söz veriyoruz: Menderes Belediyesi'nde yapılan her türlü haksızlığın takipçisi olacağız. Meclis üyelerimiz burada, ilçe başkanımız burada"
ALIŞIN SEÇİM KAYBETMEYE!
Gümrükçü, CHP üyelerinin AK Partili aday oy verdiği iddialarına ve bir meclis üyesinin AK Parti ilçe binasına tebriğe gitmesi için ise "Nereden biliyorsun? Alın oyları, hepsi el yazısı ile yazılmış. Çağrı yapıyorum; hepsi el yazısı. İncelesinler kardeşim! Burada arkadaşlar, el yazılarını karşılaştırsınlar! Ondan sonra desinler bize "Şu oy vermedi, bu oy vermedi." Vay, senin meclis üyen bilmem kimle fotoğraf çekildi. Abi, senin de bin tane fotoğrafın var bilmem kimlerle. Yani bu siyaset öyle bir şey değil ya. Fotoğraf verdin diye taraf olduğun anlamına gelmez. Bütün suç benim mi? Bizden oy istememiş insanlara "Oy vermediniz" diye suçlanıyoruz! Adayı sen göstereceksin, benden oy istemeyecek, kaybedince faturayı bana keseceksin. Alışın kardeşim, alışın! Alışın, seçim kaybetmeye!
İLK SEÇİMDE MENDERES'İ KAZANACAĞIZ!
Bugün Menderes'in hesabını kim verecek? Biz bu yanlışların ortağı değiliz. Biz AK Partili hiç değiliz. Bu arkadaşlara vurdum duymaz. Cumhuriyet Halk Partisi ilk seçimde Menderes'i yeniden kazanacak. Bu 2-2,5 yıllık geçiş sürecinden sonra sıfırdan başlayan... Köy köy, mahalle mahalle, esnaf esnaf gezerek; tek tek doğruyu, yanlışı anlatarak Türkiye çapında yeni bir cumhuriyetçi dalga yaratarak Menderes seçimini biz bu arkadaşlarla beraber kazanacağız, size söz veriyoruz.