Amerika, dünya tarih sahnesine ’“Kızılderili Soykırım’’ı’” ile çıktı. Toprak için, para için, milyonlarca kızılderiliyi acımadan yok ettiler.’¶ Her bir Kızılderili kafa derisi için, para ödeyip profesyonel katillere o zavallı insanları öldürttüler’…
Almanya’’da faşist Naziler, milyonlarca yahudiyi fırınlarda yaktılar, gaz odalarında öldürdüler. Tarihin en acımasız, insanlık dışı soykırımını gerçekleştirdiler.
Fransızların Cezayir’’de yaptıkları katliam, İngilizlerin özellikle Hindistan’’da yaptıkları (Lucknow-1850) katliam hala hatırlarımızdır.
Sonra bu soykırımları yapanlar ve ortakları, 1991 yılında Avrupa’’nın göbeğinde bir savaş çıkarttılar. Neden?Çünkü bölünmüş, parçalanmış bir Yugoslavya üzerinden hesap yapmak çok daha kolaydı. Yugoslavya denen ülke dört yıl içinde kan gölüne döndü, paramparça oldu.
11. Temmuz. 1995 yılında Sırp General Ratko Mladiç komutasındaki ’“Akrepler’”, Birleşmiş Milletler korumasındaki ’“güvenli bölge’’de’” 8 bin 300 Boşnak’’ı katlettiler. Cesetlerin kimlikleri tanınmasın diye, cesetleri parçaladılar ve tam tamına 64 ayrı toplu mezarlara gömdüler. Bu soykırım, Hollandalı askerlerin gözü önünde yapıldı. Hollandalı askerlerin kılını kıpırdatmadığı bu soykırımda, silahsız kadınlar ve çocuklar paramparça edildi’….
Irak’’ta 1,5 milyon Müslüman yerinden yurdundan edildi, on binlerce Müslüman kadına tecavüz edildi. Yüz binlerce insan öldürüldü. Irak’’ın tarihi ve kültürel değerleri talan edildi. Milyonlarca tarihi kitap ve tarihi eserler çalındı, ülkeden kaçırıldı.
Azerbaycan, Rus Ordusu desteğinde Ermeniler tarafından işgal edildi. 1 Milyonun üstünde insan evinden yurdundan edildi. Tarihin en vahşi katliamları ’“Hocalıda’” ve Karabağ’’ın her yerinde yaşandı. Hamile kadınlar, süngülenerek öldürüldü’…
Afganistan’’da hala kan akmaya devam ediyor. İnsan hayatının, canın sinek kadar kıymeti yok. Kendi yarattıkları ’“Taliban’” denen canavarı yok etmek görüntüsü altında, petrol boru hatları döşeniyor, yer altı zenginlikleri yağma ediliyor, karşı çıkanlar acımasızca misket bombalarıyla öldürülüyor’…
Peki bunları tertipleyenler, ülkelerin arasına petrol için, madenler için, enerji için ayrılık tohumları ekenler nihayetinde bu katliamlara sebep olanlar tüm bu olanları görmezler mi?Evet, görmezler. Gözleri vardır ama görmezler. Çünkü onlar için, emperyalist devletler için, kendi yaşamları ve kendi menfaatleri her şeyin üstündedir.
Neyi görür bunlar?Ermeni yalanlarıyla oluşturulmuş, sözde Ermeni soykırımı saptırmasını çok iyi görürler. Bakın ABD Dışişleri Bakanı Bayan Clinton, katledilen on binlerce Azeri’’yi görmez, Srebrenitsa’’da soykırıma uğrayan Boşnakları görmez, Irak’’taki, Afganistan’’daki vahşeti görmez, yalan üstüne inşa edilen sözde Ermeni soykırımı safsatasını görür. Niçin?Çünkü ABD’’de etkin ve zengin bir Ermeni lobisi vardır!
Bunu net olarak görür. Bu da yetmez 21 Temmuz akşamı ABD Kongresi, Ermenilerin çektiği yeni bir ’“belgesel’’e’” ev sahipliği yapacaktır.
Gençler, bu anlattıklarımızdan; Herkesi düşman görelim, içimize kapanalım, bizim kendimizden başka dostumuz yoktur, yönümüzü Arap ülkelerine dönelim gibi anlamlar çıkarmasınlar. Tabii ki tüm dünyaya açılacağız. Yönümüz Atatürk’’ün dediği gibi çağdaş medeniyetlere dönük olacak. Fakat yaşanmış gerçekleri de bileceğiz. Yukarıda yazdığım soykırımlardan bazıları hariç diğerleri, yaklaşık 15 yıl içinde ve bizim bulunduğumuz coğrafyada gerçekleşti.
Yugoslavya’’ya ayrılık ve nifak tohumları ekenler, bizim içimize ekmediler mi?
12 Eylül 1980 öncesi, sağ-sol tohumları ektiler, yeşerttiler 5 bin gencimizi kaybettik. Arkasından Alevi-Sünni ayrımını körüklediler, hala Türk-Kürt ayrımını kaşımaya devam ediyorlar. Verdiğimiz maddi ve manevi kayıplarımızın hesabını kimlerden soracağız?Ayrımcılık tohumu ekenler, genç yaşlarında kara toprağa verdiğimiz binlerce şehidimizin, sakat kalan on binlerce evladımızın vebalini taşımaktadırlar.
Gençlerimiz tüm bunları bilmeli, yakın tarihi iyi öğrenmeli ve hepsi dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile rahatlıkla yaşayabilecek kadar donanımlı birer ’“Dünya insanı’” olmayı başarmalıdırlar.
Türk Milleti olarak çok güzel hasletlerle donatılmışız. Bizim en acımasızımızın bile insan sevgisi, insanların yaşam hakkına saygısı diğer ülke insanlarınınkinden kat be kat fazladır. Aramıza atılmak istenen ayrımcılık tohumlarına ve onların içerdeki ve dışarıdaki ayakçılarına bu güne kadar kanmadık bundan sonra da kanmayacağız. Hasip Kaplan’’ın demecini bu anlayışla çok önemsiyorum.
Bu günlük son sözümüz Başbakan Tayyip Bey’’e;
Gazze için estiniz, gürlediniz. Srebrenitsa’’daki soykırım 15 sene sonra aklınıza geldi. Bir de Irak ve Afganistan’’da yapılanlar için konuşsanız!
Olmaz mı?Obama abiniz kızar mı?
Ne yaparsınız, bazılarının gözleri var görmezler, bazılarının ağızları var ama konuşamazlar!!!