Gıdalarımız denetlenmiyor!..

Abone Ol
Her gün yiyip içtiğimiz , gıdaların gerek üretim safhasında , gerek pazarlama aşamasında maalesef denetim yapılmıyor.
Her ramazan arifesinde birkaç fırın ya da, gıda üretimi yapılan işyerine göstermelik yapılan denetimler binlerce işyerinden sadece birkaçı.

Kasap camına yazmış, bir kg kıyma 12 TL. diye, bir kg etin 25-30 TL olduğu yerde, bir kg kıyma nasıl olurda 12 TL olur? Pek çok yerde açıkta satılan salam sosis türü yiyeceklerin fiyatları ortada. 6-7 TL. Bir kg sosisin 6-7'ye satılabilmesi için içerisinde ne vardır merak ediyorum.

Mevcut yasada hazır çekilmiş kıyma satmak yasak. İstediğiniz markete gidin hazır çekilmiş kıymalar tezgahlarda. Marketlerden aldığımız piliçlerin otuz günde kesime geldiği ifade ediliyor. Akıl mantık işi değil. Bir civcive nasıl bir hormon yüklemesi yapılır da otuz günde en az bir kilogram olur?...

Ülkemizde her geçen gün artan kanser vakaları, binlerce vatandaşımızı ve ailelerini mağdur etmekte. Kanser vakalarında yediğimiz, içtiğimiz yiyecek içecek ve tüketim esnasında kullandığımız kapların rolü de çok büyük.

Mesela günlük yaşantımızda kullandığımız tek kullanımlık alimunyum kapların ülkemizde üretilebilmesi ile ilgili yasal bir düzenleme yok. Ve alimunyum kapların içerisinde pişirilen ve bekletilen gıdaların kanser riskini artırdığı da bir gerçek.

İçinde sıvı içeceklerin olduğu su, kola vb kapların kesinlikle güneş ışığında bırakılmaması gerekli. Çünkü kabın güneş ışığıyla teması sonucu oluşan çözünmeyle içeceğe kansorejen maddeler geçiyor. Yani bu tür içeceklerin açıkta bulundurulmaması gerekiyor. Ancak. En küçük bakkaldan toptancısına kadar hiç kimse bu konuda özen göstermiyor.

Hormon kullanımında, çiftçimiz bilinçli değil, bilinçlendirilmiyor da.Ülkemizdeki Tarım il müdürlükleri ne yapar? Ziraat odaları ne yapar? Ürün verimini arttırmak için verilen hormonlarla vatandaşların hayatını tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yok.

Üzüm üreten bir vatandaş anlatıyor. Üzüm salkımlarını hormonlu suya bastırıp çıkarıyorlarmış.Yani yiyecekler hormonla direkt temas halinde. Yapılan işlem doğrumudur bilmem. Ancak doğru olmadığını düşünüyorum. Anadolu insanı bunu insanlara zarar vermek için bilinçli yapmaz. Eğitilmediği için yapar.

Ülkemizde her türlü hormonun girişi serbest, kullanımını zaten denetleyen yok. Olan vatandaşa oluyor.

İşin bir diğer tarafı da, dış piyasadan geri iade edilen ürünlerin iç pazarda, mahalle pazarlarında tüketilmesi yani Avrupalılar canlarının kıymetini biliyor da Türkler ikinci üçüncü sınıf insan mı? Yok böle bir şey.

Gıda denetimleri Sağlık Bakanlığından alındıktan sonra yaklaşık 7 Yıldır gıdalarımız denetlenmiyor. Her altı ayda bir rutin yapılması gereken denetimler yapılmıyor.

İnsan sağlığı ve üretilen sebze meyve göz önüne alındığında

Yediğimiz içtiğimiz gıdalardaki hormon kullanım oranı nedir?

Tarımda kullanılan zirai ilaçların ve gübrelerin tehlikesi ne kadardır?

Kullanılan ilaçlar uluslar arası standartlara ne kadar uygundur?

Tarım bakanlığı bu ilaçları ne kadar denetliyor?

Tarım bakanlığının bu konuda yeteri kadar elamanı ve birikimi var mıdır?

Bu sorunların cevapların bulunarak çözüm üretilmesi elzemdir.

Gıda denetimlerinin genel bölümü Sağlık Bakanlığındayken 2005 Yılında Tarım Bakanlığına devrolmuştur. Gıda denetimi yapacak yeterli personeli olmayan Tarım Bakanlığına, Sağlık Bakanlığından 500 Çevre Sağlığı Teknisyeni istekleri dışında Tarım Bakanlığına devroldu. Sağlık Bakanlığında gıda denetimleri yapan bu çalışanlarımıza Tarım Bakanlığında yetki verilmedi.

Sonuç olarak yediğimizi içtiğimizi dikkat edelim, çünkü gıda denetimleri yapılmıyor. Allah'a emanet yaşıyoruz.