Güncel

Gediz için ortak çağrı: Tugay’dan bakanlığa ‘izin’ tepkisi!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gediz Nehri için ortak çağrı yaptı. Tugay, “İzmit Körfezi’nde uygulanan ve maliyetinin üçte ikisini bakanlığın karşıladığı modelin İzmir’de de uygulanmasını istiyoruz. Ancak bakanlık izin vermiyor, sonra da gerekeni yapmıyorsunuz diye suçluyor. Körfez bizim körfezimiz” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Gediz’e, Toprağa ve Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz” toplantısında Gediz Havzası’ndaki kirliliğe dikkat çekti.

HERKES SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRSİN
Başkan Cemil Tugay Gediz Nehri’ne ilişkin açıklamasında, “Murat Dağı’ndan doğan, Kütahya’dan, Uşak’tan, Manisa’dan ve en son İzmir’den geçerek İzmir Körfezi’nin ağzına dökülen Gediz Nehri ile ilgili sorunları biz sorumluluklarımız çerçevesinde saptamaya ve yaşanan duruma dikkat çekmeye çalışıyoruz. Gediz Nehri 401 km uzunluğunda bir nehir. İzmir Körfezi’nde bir kirlilik var ve onunla mücadele ediyoruz. İzmir Körfezi’nde geçmişten gelen kirlilik var, kısa vadede oluşmadı. Gediz’in İzmir Körfezi kirliliği ile ilgili kafa karıştırıcı şeyler söyleniyor ama biz biliyoruz ki İzmir Körfezi’nin ağzına dökülen kirli Gediz Nehri, İzmir Körfezi’nin kirlenmesinde önemli ölçüde sorumlu. Murat Dağı’nda tertemiz akan nehir sonraki gidiş yolunda nelere maruz kalıyor da en sonunda kimyasal içeriği olan bir akıntıya dönüşüyor? Gıda güvenliği ile ilgili sorunlar var. Bu sularla sulanan tarımsal ürünlerin sağlıklı olduğunu söylemek mümkün değil. Bazı şeylerin netleşmesi lazım diye bir çalışma başlattık. Bir süredir MASKİ ve İZSU ile beraber süreç takip ediyoruz. 59 farklı noktada her ay su numuneleri alınıyor. Bunların ayrı ayrı analizleri gerçekleştiriliyor. Bu da hangi noktalarda kirliliğin arttığını ortaya koymamızı sağlıyor. Buna devam edeceğiz. Görünen o ki, hem endüstriyel kaynaklı hem de insan kaynaklı, tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirlilik var. Gediz Nehri’nin kirlenmesine sebep olan faktörlerin hepsi belediyelerin sorumluluğunda değil. Bazıları bakanlıkların sorumluluğunda. Herkesin sorumluluğunu yerine getirmesini bekliyoruz. Bazı şeylerin önemi siyasi bakış açılarıyla olmaz. Bazı şeyler siyaset üstüdür. Farklı partiler iktidar olur, farklı başkanlar göreve gelir gider ama bu konu siyaset üstü. İnsanların sağlığı ile ilgili bir konu. Gediz’in kirliliği kalıcı sorunlara yol açıyor. Bu il bazında yapılacak bir iş değil. Gediz’in doğduğu noktadan denize döküldüğü noktaya kadar olan tüm havzanın bütüncül olarak takip edilmesi ve çalışılması lazım. Bizlerin sınırları dışına taşan bir boyutu olduğunu unutmamak lazım. Bizim için Gediz deltası Türkiye’nin en değerli ekosistemlerinden birisi. Bir tarafında kuş cenneti diğer tarafında ise İzmir Körfezi çok değerli doğal varlıklar. Onları korumak herkesin sorumluluğudur. Kirli Gediz suyu ile sulanan topraklarda oluşan kirlilik sadece toprağın değil aynı zamanda yeraltı sularında da kirliliğe de neden oluyor. Bu kirlenmenin ağır sonuçları var. Kirli bir nehir ile kirlenen topraklarda toksik maddeler yeraltı sularına geçiyor. Biz bu çalışmayı kararlılıkla devam ettireceğiz” dedi.



BAKANLIK MAALESEF SİYASİ BAKIYOR
İzmir Körfezine ilişkin çalışmaları anlatan Tugay, “İzmir Körfezi’nde en çok Gediz Nehri ile gelen ve kısmi olarak diğer akarsularla gelen kirliliğin yarattığı biyolojik sonuçlar var. Bunlarla da Körfez içerisinde mücadele ediyoruz. İzmir tarihinde hiç yapılmadığı kadar büyük ölçekli dip taraması yapılıyor. 1 milyon 200 tonu geçen çamur çıkarıldı ve bu 4,5 milyona kadar devam edecek. Biraz zor şartlarda yaptık. İzni zor aldığımızı söylemek isterim. Körfez’de yapılacak bu tip çalışmalar bakanlığın iznine tabi bir durum ve oralarda pek çok kısıtlamaya maruz kalıyoruz. Ancak suyun temizliği için rekor diyeceğim düzeyde deniz marulu temizliği yapıyoruz. 2026’nın başından beri bin tondan fazla deniz marulu temizledik. Gediz’in temizliğinde pek çok kişiye ve kuruma düşen görevler var. Manisa ve İzmir dışındaki diğer illerimizde de çalışma yapılmasına ihtiyaç var. Onlara çağrımızdır, gelin hep beraber Gediz’ın pırıl pırıl olması için mücadele edelim. Kirlilik noktalarını bulalım ve üzerine giderelim. Hem topraklarımız temiz kalsın hem denizimiz temiz kalsın. Körfez ile ilgili süreci detaylı olarak paylaşıyoruz. Özellikle Çiğli Arıtmanın 4. Fazı açıldığından itibaren arıtma kaynaklı kirlilik kesimlikle olmadı. Eskiden yoğun yağışların olduğu zamanlarda kapasiteyi aşan problem vardı ama o halloldu. 1 yıldan uzun süredir böyle bir sorun yok. Derelerle ilgili sorunlar var. Derelerin ağızlarında gelen kirliliğin körfeze girmemesi için bir şeyler yapmak lazım. Yağışlar nedeniyle son haftalarda dere ıslahına başladılar. Şu an melezin ağzında yoğun çalışma yürüyor. O çalışma nedeniyle koku hissediliyor. Birkaç hafta içerisinde tamamlanacak ve Körfezin oradan kirlenmesi olmayacak ve koku problemi ortadan kalkacak. Dereler dışında da en önemli kirlilik noktası Gediz. Bunu reddeden kişiler sorumluluklarını da reddediyorlar. Gediz temiz akıyor diyen siyasi duymadım ve hepsi o kirliliğin nelerden kaynaklandığını da biliyoruz. Gediz’in körfezi kirletmediği söylemi doğru değil. Bunu söyleyenler sorumluluktan kaçan insanlar. Gediz temiz akmadıkça körfezin temizlenmesi mümkün değil. Körfez her geçen gün daha iyi hale geliyor ama kirliğe neden olan tüm faktörlerin durması gerekiyor. İzmit Körfezi'nde yapılan çalışmada bakanlığın maliyetin üçte ikisini karşıladığı bir modelle aynısını İzmir’de yapılması gerektiğini söylüyoruz ancak bu konuya maalesef tarafı ve siyasi bakıyor bakanlık. İzmit körfezinde maliyeti kendisi karşıladı ve yapılmasına izin verdiler. Bize de izin vermiyorlar. İzin vermedikleri bir konuda da gerekeni yapmıyorsunuz diye ithamlarda bulunuyorlar. Burada insanları gerçek dışı şeylerle aldatmaya çalışıyorlar. Körfez bizim körfezimiz” ifadelerine yer verdi.

İŞBİRLİĞİNE KAPIMIZ AÇIK
Besim Dutlulu ise Gediz’in can çekiştiğini dile getirdiği açıklamasında, “Bu nehir bizim sadece suyumuz değil, kültürümüz, geçmişimiz ve geleceğimiz. Çok çıplak bir gerçeği itiraf etmek zorundayız, Gediz can çekişiyor. İnsan eliyle yaratılan kirlilik, sanayi atıkları ve bilinçsiz ilaçlama tahammül sınırlarını aştı. Bin yıldır toprakları besleyen nehir kirlilik yüzünden sulama suyu olma özelliğini kaybetmek üzere. Bu gidişatın önüne geçmezsek yarın evlatlarımıza vereceğimiz bir damla içme suyu bulamayacağız. Biz ilk günden beri, suyun siyasisi, partilisi olmaz diyoruz. Bu duruma sessiz kalamayız. Kimse kusura bakmasın MASKİ ve İZSU olarak yürüttüğümüz ortak çalışmanın sonuçları Gediz kirliliğinin ne kadar korkunç boyutlara ulaştığının bilimsel kanıtıdır. Kirlilik bir iddia değil acı bir gerçek. Çıkan sonuçlara göre orta ve ağır kirli su kalitesine geldi. Gediz artık nefes alamıyor, kendi kendini temizleyemiyor. Nehirden akıp giden sadece su değil, ağır metaller, tarımda kullanılan zehirli ilaçlar… Tüm havzanın kurtuluş reçetesini oluşturmaya çalışacağız. Manisa’da nehre karışan zehir, Menemen’de toprağa, İzmir körfezinde denize ulaşıyor. Bu kirlilik artık noktasal bir sorun olmaktan çıktı. Biz Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak elimizi taşın altına koymaya sonuna kadar hazırız. Her türlü iş birliğine hem bakanlığımızla hem belediyelerle kapımız açık. Bu bilimsel raporu ortak bir rehber kabul edelim, havza üzerindeki tüm kurumlar ve belediyeler amasız fakatsız bir araya gelsin” dedi.