Politika

Gazeteci Yapar'dan "TMSF-Büyükşehir protokolü" için yorum: Basmane Çukuru peşkeş mi çekiliyor?

Gazeteci Fatih Yapar, Basmane Çukuru’nda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında yapılan protokolü ele aldı. Yapar, protokol ile belediyenin arazide sergi, müze dışında bir şey yapamayacağını belirtti. Arsanın tamamının büyükşehire geçmesinin beklendiği evrede davadan vazgeçilmesi konusunda da anlaşma olduğunu söyleyen Yapar, “Büyükşehir konser salonunu, kongre merkezini, müzeyi tabiri caizse zengine, parası olana peşkeş mi çekiyor?” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Programda kentin kronik sorunlarından birisi olan Basmane Çukuru’nun geleceği ele alındı. Gazeteci Fatih Yapar, Basmane Çukuru’nun yüzde 30 hissesine sahip olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile geri kalan hisse sahibi olan TMSF arasında yapılan protokol hakkında detayları aktardı.

“BELEDİYE SERGİ, MÜZE, KÜLTÜR MERKEZİ DIŞINDA BİR ŞEY YAPAMAZ” İBARESİ VAR
Gazeteci Yapar konuyla ilgili değerlendirmesinde “Çukur orada duruyor, bir an önce kalksın istiyor herkes. TMSF ile hazırlanan bir protokol var. Protokolde Basmane arsası üzerinde 104 bin metrekare emsal inşaat alanının yüzde 70’i ortak girişimin yani TMSF’nin. Belediyenin hissesi yüzde 30 diyor. ‘Taraflar bu konuda mutabakat içinde’ diyor. Zamanında tapuda bu pay yüzde 11 iken Kocaoğlu masaya vurdu ve ‘ben hissemi yüzde 30’a çıkardım’ dedi. Kahraman gibi anlattı. Oraya kulübe dahi yapsan yüzde 30’u büyükşehirin. Protokolün devamında ‘belediyeye ait olacak yüzde 30’luk kısımda ticari amaçlı bir faaliyet içermemek şartıyla belediyenin konser, sergi, müze, kültürel faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere bir inşaat yapılacaktır’ deniyor. İmar planlarının altlığında ticaret, turizm, konut var. Koskoca bir AVM olabilir. İzmir’in en değerli yeri. Müthiş bir rantı var. Yüzde 30’luk hisseniz ticaret, turizm olabilirken çıkıp kültürel tesise sıkıştırıyorsunuz. Bu kafa karıştırıyor. Bu bana göre doğru değil. Yüzde 30’u satıp cebine parayı koysa belediye binasını da yapardı. Kendi binamı kendim yapayım derdi. İnşaata destek olmak için bir protokol yapardı. Sen neden yüzde 30’unu kültür merkezi için harcıyorsun ve ticari hiçbir faaliyette bulunmamak koşulu ile o imzayı atıyorsun” dedi.

DAVALARIN GERİ ÇEKİLMESİ KONUSU VAR, BÜYÜKŞEHİR ÖNÜNE NE KONMUŞSA İMZALANMIŞ GİBİ…
Araştırmacı Ümit Yaldız ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Basmane Çukuru ile ilgili açtığı davayı hatırlattı ve alanın tamamının büyükşehire geçme ihtimali söz konusu olduğunu belirtti. Yapılan protokolde “davalardan vazgeçilmesi” ibaresinin yer aldığını belirten Yaldız, “Büyükşehir Belediyesi sanki yüzde 30’luk payı problemli gibi, masada dezavantajlı pozisyonda gibi, önüne ne konulmuşsa imzalanmış gibi. Burada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı söz konusu. Bu arsanın tamamı büyükşehirin olabilir bu arada. Davalar sürüyor. Protokolde davaları geri çekin deniyor. Neredeyse büyükşehir arazinin tamamını alacak durumda ve hukuki mücadeleyi kazanmak üzereydi. TMSF’nin acele biçimde masaya oturması durumu var. Çukur çözülsün istiyoruz ama kamusal çıkarlar gözetilerek çözülsün istiyoruz. 31 bin metrekarelik inşaat hakkı var. Eski belediye binasından daha büyük bir bina yapabilirsin. 2017’de Kocaoğlu ile ortak girişim grubunun dünyaca ünlü bir mimara çizdirği proje vardı. İki kule vardı.. Kulenin biri büyükşehir hizmet binası idi. Şimdi ise hizmet binası da demiyor. Hizmet binası da yapamaz bu protokolle giderse… Kültür merkezi, sergi, müze yapılabilir. Elini kolunu niye bağlıyor büyükşehir? Anadolu’da ‘bir kelliğin mi var?’ derler insana. Niye önünüze konulan metni imzaladınız? Belki ben 30 bin metrekarede girişi çıkışı ayrı olan kamusal bir bina istiyorum. Neden kültür merkezi? Kültür merkezini belki Konak Meydanı’ndaki araziye yapacağım. Muhtemelen inşaatı yapacak firma bile bellidir. AVM, rezidans, konutun olduğu, bir yanda Kültürpark’a bakan deniz manzaralı bir yer, her şey muhteşem olan ticari alana değer katacak bir enstrüman gibi düşünülmüş sanki. Sırf belediye binası olsa sabah 8’de açılıp akşam 5’te kapanan soğuk bina olacaktı. Yaşam emaresi düşük olacaktı. Stabil bir bina olacaktı. Kültür merkezleri, müze öyle değil. Oraya gelenin ticari alanı da kullanabileceği bir durum olur. Rezidans size lokasyon avantajının dışında kültür merkezi ve sergi salonlarının dibinde olarak tanıtılacak. Ticari alana değer katma amacı mı güdüldü sorusu akla geliyor. Başkan Tugay şu anda Tilkilik’teki binada, Egemenlik Binası’nda, Kültürpark içindeki birkaç binada parça pinçik her yerde belediye. 7 düvele dağılmış. Bir araya toplama fırsatı var. Öncelik ne? Öncelik belediye hizmet binası. Kocaoğlu’nun yaptığı gibi bana ayrı kule planlayın, ben hizmet binası yapacağım. Bir katını da kongre merkezi yapacağım diyebilirdi. Para olunca Konak Meydanı’ndaki yere müze yada kültür merkezi yapacağım dersin” şeklinde konuştu.

KOCAOĞLU YÜZDE 30’UN MÜCADELESİNİ VERİRKEN NEDEN KAZANILMIŞ HAKLARINDAN VAZGEÇİYOR?

Gazeteci Fatih Yapar ise şunları söyledi:

“Başkan Tugay bunların hepsini düşünmüştür. Savunmasını mutlaka yapacaktır. Belediye binası hissesine karşılık büyükşehir binasının müteahhit tarafından yaptırılmasına ‘avokado ile elma bir mi’ demiştik. Başkan o tezden vazgeçti. Belki buradan da vazgeçer. Biz protokol maddelerine bakarız. Büyükşehir konser salonunu, kongre merkezini, müzeyi tabiri caizse zengine, parası olana peşkeş mi çekiyor? Kocaoğlu yüzde 30’un mücadelesini verirken neden kazanılmış haklarından vazgeçiyor? TMSF organizasyonda. TMSF’nin kupon, kamu arazilerine bakışı zaten biliniyor. TMSF burayı bir firmaya satacak. Protokolü cebine koyup satacak. Plan ile ilgili de koruma kurulundan proje geçti. Bakalım hangi firma, müteahhit, sermaye grubu Basmane Çukuru’nu alacak?

Cemil Tugay şahsen önden TMSF’nin vereceği, iş yapacağı firmalarla görüştü mü, görüşmedi mi? İstanbul’daki görüşmelerini değerlendirdik. Bazı milletvekilleri şu iş insanının ofisinde karşılaştık, burada karşılaştık dediler. Başkan açıklamalar yaptı. Sermaye sahibi ortaya çıktığında büyükşehir belediye başkanı ile ne kadar diyalogu olan yapılar olduğu ayrıca değerlendirilecek. Ama zamanı var. Şu anda büyükşehir, rant değeri çok yüksek olan inşaat hakkını kültür merkezine dönüştürerek kadük hale getiriyor.

Ümit Yaldız şunları söyledi:

Kellik mi var, zafiyet mi var? Büyükşehir masada niye güçlü durmuyor? 4-5 maddelik iyi niyet protokolünü yazanın, kuralı koyanın büyükşehir olması lazım. Görüyoruz ki büyükşehire kural konmuş. Müze, kültür merkezi yapabilirsin diyor. Belki ben belediye binası yapmak istiyorum. Buna dahi sınırlama var. Açılan davaların geri çekilmesi en kritik nokta. Bu arazi belki tamamen büyükşehire geçecekti. Tugay’ın neden vazgeçtiğini, ne kazandığını, ne kazanacağını bilmiyoruz.

Bu kentin kültür sanat alanındaki alt yapısına yatırım yapılması doğrudur. Ama öncelik midir?Oturacak bir belediye binanız yokken sergi salonu mu yapmanız önceliktir yoksa bu mu? Kentte bir sağlıklı öncelik listesi yapılması lazım.

Kimse kimsenin malını peşkeş çekemez. Yanlış hesap Bağdat’tan döner. Geçmişte döndüğü gibi. Belediyeyi komple Basmane Çukuru’ndan göndermişlerdi, 22 bin metrekare belediye binası yapma karşılığında… Neyse ki o iş geri döndü. 30 bin metrekare hazır binaya sahip olma hakkı var. Konak’taki arsası da cebinde kaldı.