EGEDESONSÖZ- İntregral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV programında, İzmir körfez temizliği ile ilgili süreç ve Foça’da yaşanan çamur skandalını ele aldı.
BU HIZLA KÖRFEZ 50 YILDA TEMİZLENMEZ
Gazeteci Fatih Yapar körfez temizliği ile ilgili olarak “Körfezde kirlilik ve tarama ile ilgili sorunlar var. Büyükşehir tarama çalışması yapıyor. Bakanlığın temizlik sürecinde bir faaliyeti bulunuyor. Büyükşehir’in ‘gelin Kocaeli’nde taradığınız gibi burayı da tarayın, İzmir size oy veriyor, gemiler neden burada değil?’ diye defaatle açıklamaları var. İzmir kamuoyu da ortak bir çalışma bekliyor. Büyükşehir’in mali durumu, teknik imkanları körfezi tarayacak durumda değil. Bu imkanlarla yapılacak en yüksek ihaleleri yapıyor ama bu hızla 50 yılda körfezin temizliği bitmez. Çok ciddi yağmur geldi ve uzmanlara göre kontrolsüz biçimde derelerden atıklar gelmiş” dedi.
ÇAMURU KÖRFEZDEN ALIP FOÇA’YA BIRAKMAK TEMİZLİK MİDİR?
Ümit Yaldız ise körfezden çıkarılan çamurların Foça’daki av sahasına döküldüğüne yönelik iddiaları dile getirerek “Foça’daki ağlarda çamur çıktı. Üzücü bir tablo. Taramanın mantığı olmalı. 90’ların başında benzer bir tarama yapıldığında Urla sahillerine götürülmüştü. İçmeler’de denizin altı kazındığında simsiyah çamur çıkar. Dönemin başkanı Bülent Baratalı çok isyan etmiştir. Bu ilkel bir yöntem. Çamuru körfezden alıp Foça’ya bırakmak temizlik midir? Bunu aklım almıyor. Sirkülasyon kanallarına döküp Ege Denizi’ne yaymak mı gerekiyor? Kocaoğlu öneminde Ulaştırma Bakanlığı ile anlaşma yapılmıştı. Soyer’in en büyük hatası bu projeyi çöpe atmasıydı. Körfezin kendi kendini temizlemediğini görüyoruz. Kocaoğlu döneminde Binali Yıldırım’ın da eski ulaştırma bakanı olmasının etkisiyle bakanlık köşeye sıkışmış ve körfez temizliği konusunda mutabık olunmuştu. Pek çok bilim insanı çalıştı ve çamurun belli alanlarda yığılıp adacık oluşturulması fikri vardı” ifadelerini kullandı.
GPS KAYITLARINI AÇIKLAYIN!
Fatih Yapar ise şunları söyledi:
Arıtma tesisinin arka tarafındaki bölgede çamurun temizlenmesi ve susuzlaştırılması ile ilgili proje de vardı. Ramsar sözleşmesi gereği olmadı ama ada için karar verildi. Foça açıklarındaki bir bölgede ada oluşturulması ve döküm yapılması kararı alınmıştı. Şu an körfez temizliği ile ilgili çalışan iki gemi var. Bunlar çoğu zaman günde ancak bir kere gidip dönebiliyor. Derelerin ağızlarında takılıyorlar. Peynircioğlu’nun, Bostanlı derelerinin ağzında biraz takılalım. Biraz Meles’e gelelim oradan alalım. Körfezin ortasına ne gemi geliyor ne tarama var.
Niye çamuru kıyıya döküyorsunuz? Koordinatlar var. Büyükşehir olarak ihaleye verirsiniz, İZSU’dan ilgili mühendisler ve teknik ekip zaten takip ederler. İhale şartnamesine bakarlar. İzmir Limanı’nda bakanlığa bağlı dip tarama müdürlüğü var. Gemilerin tüm faaliyetleri buraya geliyor. İkincisi gemilerde GPS’ler var. Kamuoyuna açıklanması lazım. Balıkçılar konuşuyor, büyükşehir de açıklama yapıyor. GPS kayıtlarını açıklasınlar kardeşim. Hangi geminin hangi saatte nereye vardığı ile ilgili kayıtlar var. İki firma var. Birisi iki, diğer iki buçuk gemi ile çalışıyor. Ulaştırma Bakanlığı’nın Bayraklı’daki Kent Ormanı üzerindeki radar var. Güzelbahçe’de de var. Büyükşehir dışında bakanlıklara bağlı müdürlükler bu gemileri takip ediyor. Buralarda raporlar var, HTS, GPS kayıtları belli. Açıklayın! Niye iki üç gündür tartışmaya neden oluyorsunuz”
KOCAOĞLU DÖNEMİNDE BAKANLIKLA YAPILAN PROJE YENİDEN CANLANDIRILABİLİNİR
Araştırmacı Yaldız, Kocaoğlu döneminde körfezin temizliği konusunda varılan Körfez Sirkülasyon Kanalı planının yeniden revize edilerek hayata geçirilebileceğini belirterek “Sayın Tugay’ın zaman zaman isyanları oluyor. En haklı isyanlarından birisi körfezdeki denetimi yetkisinin bakanlık tarafından paylaşılmasıydı. Sadece ona verilmesi değil. İzmir Körfezi dört yanı yerleşim alanı, dolayısıyla kirlilik halkın yaşamını etkiliyor, koku oluyor, bu nedenle de belediyelerin üzerine geliniyor. Piriştina dönemi sonrası gerçekleştirilen kanal çalışması ve körfezdeki iyileşme sonrası yaşananlar çöküş olarak yorumlanıyor. İzmir Körfezi’ne giren gemilerin, tersane denetimleri ile ilgili büyükşehire neden yetki vermiyor isyanını haklı buluyorum. Aynı büyükşehir belediyesinin Foça’daki balık yataklarını çamura bulamasını eleştiriyorum. Kocaoğlu döneminde bakanlık döneminde mutabık kılınan projeler var. Gemilerin döküm alanı bahsedilen ada projesinin olduğu noktaya daha mı yakındır bilmiyorum ama proje revize edilebilinir ve olur olmadık yere çamur bırakılmaz. Bakanlığın da onayladığı projeydi ve orada bazı revizyonlar yapılıp işleme konabilir. Belediyenin arşivinde duruyor bu proje… Başkan 5 seneden fazla bir hafıza bırakmadı belediyede, silindir gibi geçti ama isterse belediyede Kocaoğlu döneminde bakanlık ile projenin nerede olduğunu gösterecek kişiler vardır. Belki ada fikrine geri dönülür. Buradan pisliği al, Foça’ya bırak olmaz. Sonra Karaburun açıklarında, Foça açıklarında, Urla açıklarında çamurun izlerini görelim, oraları da kirletelim. Bir şey yapmak isteniyor, zaten iki-üç gemi, iki sefer ya yapıyor ya da yapamıyor. Bunun yeterli olmadığı görülüyor” açıklamasını yaptı.
AK PARTİLİ SİYASETÇİLER ‘İZMİR KOKUYOR’ DEMESİ İÇİN Mİ TEMİZLEMİYOR BURASI?
Yaldız sözlerinin devamında şunları söyledi:
“Karınca hacca gitmeye karar vermiş. ‘Sen gidebilir misin?’ diye karıncayla alay etmişler. Karınca da ‘gidemezsem de yolunda ölürüm’ demiş. Böyle bir şey bu. Ortada iyi niyet var ancak bu ekipmanlar ile temizlenmesi mümkün değil. İzmit Körfezi neyse İzmir Körfezi de o olması lazım. AK Partili siyasetçiler ‘İzmir kokuyor’ demesi için mi temizlemiyor burası? Bu soruyu sormak durumundayım. Milletvekilleri, siyasetçiler yaz gelse de şu İzmir nasıl kokuyor, CHP’li belediyeler beceriksiz mesajı paylaşsın diye mi körfez temizlenmiyor? Basın bültenler 8 senedir zaten hazır. 8 yıldır körfez kokuyor açıklamaları yapıyorlar. Bunun devamını mı istiyorlar diye insanın aklına sorular geliyor
İzmir Limanı’nın Albayrak tarafından alınması belki de en azından tarama olur. Devlet ‘bizim adamlar burayı aldı, para kazansınlar’ diye derinleştirebilir, yeni nesil gemilerin bir parça gelmesi için çalışma başlatılabilir demiştik. Umarım bu anlamda bakanlık Kocaoğlu dönemindeki refleksini yeniden gündeme getirir”