Garip kentteki gülen komutan!

Abone Ol
Bir garipti bu şehir ve bu kentte yaşanılanlar… Burada olmak isteyişim, olmamak isteyişimden daha baskın geliyordu. Adam gibi yaşayamasam da adam gibi anlatacaklarım vardı, geleceğe… Ve ben ölüme çok yakındım. Kim bilir? Belki de en ön sıralarda… Tüm yaşanılan yaşanılmayası anlara rağmen gülen bir komutan vardı. 20 gün önce doğmuş yavrusuna doyamamış ve anlatırken gözlerinin içi gülen bir eşe sahip, her daim gülen bir komutan… Bu garip kenti sevmeyendi, O… Sevmese de yaşamak zorunda olan…

O yavrusuna hasret, yavrusu ona… Eşi onun yolunu gözlüyor, o ise evinin yolunu… Gülen Komutan yine gülen yüzü ve kendisini sevdiren sesiyle 'Bitse de gitsek asker, bitse de kurtulsak bu kentten' dedi, bana… Şimdi bu saatlerde onun yüzü gülmüyor. Evinde buruk bir acı, sevdiklerinde gözyaşı hakim…
Gülen Komutan için bitti… Bitti de kurtuldu bu kentten… Bu sabah bir patlamaya uyandı. Uyandı da ağladı asker. Gülen Komutan öldü diyen ağlamaklı gözler, birbiri ardına dökülen acı sözler… O gitti… Gülen yüzü yok artık bu kentte…

Herkes ona ağlıyordu. O ise yok artık, maalesef gülemiyordu.

Bir helikopter indi alana, Gülen Komutanı aldı gitti bu kentten… Ardından bir helikopter daha… Toz, duman şimdi her yer… Elinde silah, yüzünde öfke, Mehmetçik helikoptere biniyor. Bir komutan bağırıyor. Titreyen ama gür, korkmayan sesiyle; 'Hadi Aslanlarım, Kana Kan, Dişe Diş Şehitlerimiz sizden haber bekliyor. Gidelim de serelim o köpeklerin leşini, gidelim de alalım intikamımızı, ölmeden öldürelim' diyordu…
Güle Güle Gülen Komutan…Üzülme sen ağlama; hep gülsün o gözlerin…
Güle Güle Gülen Komutan…
(22.05.2006 tarihinde Diyarbakır Lice 2 nci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı emrindeki bir askeri aracımızın geçişi sırasında B.T.Ö. PKK mensupları tarafından yola döşenen mayın tuzağının patlatılması sonrasında şehit düşen silah arkadaşım P. Uzm. Çvş. Mustafa KALE anısına aynı gün tarafımdan yazılmıştır.)