Galatasaraylı kimdir, protesto nasıl yapılır?

Abone Ol
Karşı olanın söz hakkı yüzde 47'ye çarpıyor sanki yavaş yavaş’…

IMF-Dünya Bankası toplantılarındaki meydan savaşlarını hatırlıyorum ve Başbakan Erdoğan’’ın ’‘akabinde’’ ’“Dışarıdaki sese kulak verin’” deyip ’“Camı-çerçeveyi indirenleri’” kastetmediğinin altına çizerek, ’“Eğer protesto gel edeceksen megafonu al eline, bağır çağır. 14 nokta tespit edilmiş, orada pankartını aç’” sözleri’…

Birkaç zamandır işte bu terbiye psikolojisiyle savruluyoruz’… ’“Protesto edeceksen’…’” ile başlayan, yumurta atanı faşist yapan, karşı durmaya gelene yüz tekmeyle süren’…

Neyin nasıl protesto edeceğimi de karşı durduklarımdan öğrendiğim güzel ülkem.

Dolmabahçe’’deki ’‘sert müdahele’’yle başlayan süreç, öğrencilerin yumurta şenlikleriyle devam etti ve taraftarını fazlasıyla üzen Galatasaray yönetiminin ’‘Arena’’da yarım elma’’ töreninde tavan yaptı. ’‘Protesto’’ sözcüğü artık vakanın başlığı olurken, terbiye edebiyatı ise yerini otoritenin temel taşlarına; güç gösterme, bastırma, tehdit ve yan roldeki kraldan çok kralcılığa bıraktı.

Islıklara kızan Başbakanımız, bu kez bize protestonun nasıl yapılabileceğini öğretmeyi ’‘pas’’ geçiyor, ’‘Nasıl protesto edersiniz?’’ diye soruyordu. Geride kalan iki yıldaki tek küçük mutluluğu artık muhteşem bir statta var olmak olan Galatasaray’’ı ezerek, ’‘Ben yaptım buraları beennn!!!’’ diye racon keserek’…
Bana hayatta en nefret ettiğim takımın taraftarının yanında saf tutturan gecenin ve sonrasının ’‘en vıcık-vıcık’’ anıyla başlamak istiyorum.

Galatasaray Başkanı Adnan Polat konuştu ve tahtada iki iz bıraktı: ’“1 ’– Bu protestoyu yapanları kamerayla tespit edip stada almayacağız’…’”

Yılın en komik söylemi olmaya aday’… Aslında üzerinde durmanın da fazla anlamı yok ama en azından hukuken hiçbir zaman hayata geçemeyeceği aşikar bir söylem olduğundan bahsetmekte fayda var. Bir de soru’… Sayın Polat sizin Galatasaray Başkanı olarak o stada girmenizi istemeyenleri de tespit edecek misiniz?

2 ’– ’“Bunu yapanlar Galatasaraylı olamaz!’” Ya Sayın Polat peki kim bu Galatasaraylılar?Size ’‘istifa et’’ diye bağıranlar Galatasaraylı olamaz, Fenerbahçeli gençleri saha ortasında dövenler Galatasaraylı olamaz, Başbakan’’ı protesto edenler, O’’na ’“Stadı yaptıysan yaptın, kimse Galatasaray taraftarının önünde Galatasaray’’a ve Galatasaray’’ın Merhum Başkanı’’na ezik diyemez’” diyenler Galatasaraylı olamaz’…

Sayın Polat belki de onların hepsi Galatasaraylıdır, evet Fenerbahçe nefreti onlara bazen tasvip etmedikleri şeyler yaptırabiliyordur, ama şuna emindirler ki sizi Galatasaray’’ın, Recep Tayyip Erdoğan’’ı da ülkenin başında istemiyorlardır!

Ve Polat’’ın, ve o gece dört bir yana sinir saçan devlet erkanının kendisinden daha çok kralcı oldukları bir kral var tabiî ki’…

O gece yaşananların ardından bize neyi nasıl protesto edeceğimizi öğretmiyordu, bu hakkı da elimizden alıyorduk artık. TOKİ Başkanı’’nın densiz ve yersiz açıklamalarının ardından ıslıklara maruz kalan Başbakan raconu kesti!

Önce Galatasaray’’ı hor görüp eserin kendine ait olduğunu söyledi sonra dört bir yana üstü kapalı tehditler savurdu. Bu artık yer-yordam-zaman öğretisinden çıkıp ’“Protesto bir haktır ama ben verirsem alınır’”a geçiş devrimi miydi, yoksa ’“Ben yüzde 49’’um. Bu stadı ben yaptım. Buna rağmen nasıl tepki görürüm’” şaşkınlığı mı?Bilinmez’…

Ama büyük fotoğrafın net bölümleri var tabi ki’…

Türkiye artık rantların kimliklerin önüne konulduğu, 25 milyonluk camiaların gönül rahatlığıyla hor görüldüğü, Başbakan’’ı ıslıklıyorsan temel haklarından mahrum kaldığın bir ülke’… Ve bu kesinlikle bir Galatasaray mı büyük yoksa Başbakan mı meselesi değil!

Durmak yok, karşı durmak yasak, yola devam!