Ah topçular ah!
Size ne diyeyim ki…
Bakın şimdide bazı eski vekiller sizi futbolun Ergenekoncusu da yaptı!
Hak ediyor musunuz siz bunları…
Birçok arkadaşım topçularla ilgili yapmış olduğum köşe yazıma karşın bendenizi arayarak eleştiri yağmurunda bulundu.
Yok, efendim topçu değil futbolcuymuş falan filan…
Ne oldu işte…
Her neyse narsist duygularımızı bir kenara itelim gelelim bizim topçuların son sürecine.
Futbol sektörü müthiş bir pazar, bu pazarın kapital gücü inanamayacağınızdan daha fazla…
Milyarlarca doların döndüğü, güç ve kapital aktörlerin zirve yaptığı bir pazar...
Bu pazar'da illegalitenin olduğunu yıllarca yazılı ve görsel medya yazdı ve söyledi.
Tabii ki spor camiasında yaşadığımız bu sıkıntılı süreç sadece ülkemizde yaşanmadı, hatırlarsanız İtalyan devi Juventus şike'den dolayı ligden düştü, Almanya'da 50'den fazla futbol maçında şike yapmakla suçlanan sanıkların yargılandığı davayı anımsayınız...
Aralarında Türklerin de bulunduğu sanıklar, 'Bochum bahis skandalı' olarak bilinen davada 3 yıldan başlayan hapis cezasına çarptırılmıştı.
Gördüğünüz gibi bu kötü ve kirli süreç sadece bizim ülkemizde yaşanmıyor…
Bizdeki eksiklik şike mevzuatının yetersiz olmasıydı…
Ancak 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasayla birlikte spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden kişi ya da kişilere 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası getirildi.
Zaten bu operasyonun menşei bu yasadır…
Şimdiye kadar neden bir şey yapılmadı sorularına verilecek net cevap bu yasa…
Baktığınız zaman koca koca adamlar, zengin, güç sahibi tabiri caizse ensesi kalınlar neden bu illegal riske girsinler ki…
Çünkü hırs ve daha çok para gözlerini bürümüştür…
Spor camiasının içinde olmayan kişiler bile sadece isim yapmak için kulüp başkanlığına yöneliyor…
Özellikle güçlü kulüplerin yönetim kurulundaysan;
Silah tüccarlığının yolu açılır, NATO mütehatliğinin yolu açılır, kamuda açılmayan kapılar sana sonuna kadar açılır…
Gel de güçlü bir kulübün başına geçme…
Dünyanın neresine giderseniz gidin şikeyi telaffuz etmek bile suçtur…
Görsel medyada ben teşvik primi veririm (şikenin farklı bir ismi) diyerek mangalda kül bırakmayan zihniyet artık bu süreçten sonra ağızlarını bile açamayacağının garantisini verebilirim.
Şikesiz ve huzurlu bir spor dünyasının varlığı dileğiyle…
Not:
1)Yanlış anlaşılmasın, şike konusunu hangi gazeteci kaleme aldıysa olay Fenerbahçe'de döndüğü için, o yazar Galatasaraylı ya da Beşiktaşlı yorumları çıktı… Benim için de söylenebilir düşüncesiyle belirtmek isterim ki ben koyu bir Fenerbahçeliyim, oğlumun sünnet töreninde bile yiğidim Fenerbahçe marşıyla salona girmiştir. Bilgilerinize
2) Başbakanlığa bağlı Toplu Konut İdaresinin, Bodrum'da toplu konut inşasına başlayacağını duydum. Marmaris ve Kuşadasını yazlık ve turistik bir kent havasından çıkaran çok katlı yapılaşmayı, Bodrumda yapmaya çalışan TOKİ'ye söyleyeceğim tek söz Bodrumdan elini çekmesi. Bembeyaz villaların olduğu, Türkiye'nin tek yazlık ve turistik bölgesi olan Bodruma bunu yapmayın… Bodrum Belediye Başkanı Sayın Mehmet Kocadon bu konuda gerekli girişimleri yapmalıdır. Zamanında kamuoyu baskısı yapılmaz ise gerçekten çok yazık olur…