Çocukluğuma ait unutmadığım anlardan en önemlilerinden birisi ailecek yaptığımız bir İzmir gezisidir. Bu gezi yaşamımda İzmir’’i ilk buluşmam olduğu kadar, o dönem Ege Bölgesi’’nde yaşayan herkesin açılmasını heyecanla beklediği İzmir Fuarı’’nı da ilk görüşüm olmuştu.
O sabah bütün aile erkenden kalkmış, kahvaltımızı yaptıktan sonra Akhisar-İzmir arasında sefer yapan ’“Emniyet Turizm’”’’in ’“Magirus ’“ otobüslerinden biriyle İzmir’’e doğru yola koyulmuştuk. Otobüs; tıpkı bizim gibi fuarı görmek amacıyla İzmir’’e giden yolcularla doluydu. Babam bize yolda Fuar’’da bu sene çok güzel pavyonların açıldığını söylüyor, ama onun söylediklerinden benim ilgimi en çok; ABD Pavyonu’’nunda sergileneceğini söylediği ve Ay’’dan getirilen taşların yer aldığı, Ay’’ a ilk giden astronotların kıyafetlerinin bulunacağı sergi çekiyordu.Merak ve heyecanla bir an evvel yolculuğun bitmesini bekliyordum. Öyle ya bütün çocukluğumuz Ay’’a ’“dede’” demekle geçmişti! İki saatlik bir yolculuğun ardından İzmir’’e varmıştık. Otobüsümüz Basmahane’’de bulunan garaja geldiğinde heyecanım bir kat daha artmıştı. Zira garajla fuar yan yanaydı. Garajda mahşeri bir kalabalık vardı. Ege Bölgesi’’nin her yerinden insanlar; yeni ve şık elbiseleriyle Fuarı görmek amacıyla İzmir’’in yolunu tutmuşlardı. Çocuk aklımla Fuar’’da ilk gözüme çarpanlar durmadan dönen bir kara trenle; Lunaparkta ki birbirinden güzel oyuncaklar olmuştu. Renkli leblebi tozları, jelatin kağıdına sarılmış lolipop şekerlemeler ve Sütsan dondurma da cabasıydı’…
O sabah bütün aile erkenden kalkmış, kahvaltımızı yaptıktan sonra Akhisar-İzmir arasında sefer yapan ’“Emniyet Turizm’”’’in ’“Magirus ’“ otobüslerinden biriyle İzmir’’e doğru yola koyulmuştuk. Otobüs; tıpkı bizim gibi fuarı görmek amacıyla İzmir’’e giden yolcularla doluydu. Babam bize yolda Fuar’’da bu sene çok güzel pavyonların açıldığını söylüyor, ama onun söylediklerinden benim ilgimi en çok; ABD Pavyonu’’nunda sergileneceğini söylediği ve Ay’’dan getirilen taşların yer aldığı, Ay’’ a ilk giden astronotların kıyafetlerinin bulunacağı sergi çekiyordu.Merak ve heyecanla bir an evvel yolculuğun bitmesini bekliyordum. Öyle ya bütün çocukluğumuz Ay’’a ’“dede’” demekle geçmişti! İki saatlik bir yolculuğun ardından İzmir’’e varmıştık. Otobüsümüz Basmahane’’de bulunan garaja geldiğinde heyecanım bir kat daha artmıştı. Zira garajla fuar yan yanaydı. Garajda mahşeri bir kalabalık vardı. Ege Bölgesi’’nin her yerinden insanlar; yeni ve şık elbiseleriyle Fuarı görmek amacıyla İzmir’’in yolunu tutmuşlardı. Çocuk aklımla Fuar’’da ilk gözüme çarpanlar durmadan dönen bir kara trenle; Lunaparkta ki birbirinden güzel oyuncaklar olmuştu. Renkli leblebi tozları, jelatin kağıdına sarılmış lolipop şekerlemeler ve Sütsan dondurma da cabasıydı’…
Oysa yeni kurulmuş genç cumhuriyetin iktisadi bağımsızlığı hedef alan politikalarının bir sonucu olarak İzmir Fuarı; işgal ve kurtuluşuyla Cumhuriyetle özdeşleşmiş bir kentin dışa açılma; dünyayla iktisaden evrensel bağlar kurma yaklaşımının bir ürünüydü.17 şubat 1923 ’‘de İzmir’’de toplanan İktisat Kongresi’’nde ele alınan kararlar doğrultusunda İzmir; ekonomik anlamda canlandırılacaktı. Mustafa Kemal’’in İktisat Kongresi’’nde ’‘Yerli Malları Numune Sergisi’’nin açılışında ifade ettiği ’“’…Bu şehirde fuarlar kurun, sergiler açın ’“direktifleri doğrultusunda İzmirliler; Vali Kazım Paşa’’ (Dirik) nın öncülüğünde İzmir’’i ekonomik anlamda canlı kılmak ve esnafını güçlendirebilmek amacıyla 1927 yılında ’“9 Eylül Sergisi’”adı altında bir sergi düzenlediler. Böylelikle İzmir’’in emperyalist işgalden kurtuluş günü olan 9 Eylül; aynı zamanda Cumhuriyet’’in milli iktisat politikalarının önemli bir tarihsel dönemeci de olmuştu.