MAGAZİN

Mankenliğin soyu tükeniyor mu?

Abone Ol

Herkes farkında, artık neredeyse hiçbir genç manken olmak istemiyor. Yarışmalara girenler hemen oyuncu oluyor. Geleek vaad eden isim yok, podyumlar yabancı dolu. Peki Türk mankenlik piyasası nerede tıkandı, neden bitti?

Türkiye’de model olmanın lale devrini yaşamış, gelmiş geçmiş en ünlü isimlleri anlattı

AYLİN ARASIL: 1990-2000 arası ITKIB uluslar arası defileleri başladı ama 2000 sonrası ihracat azaldıkça bu defileler yapılmamaya başladı. 2004’den sonra yabancı manken furyası başladı ve hâlâ da devam ediyor. Kendi ülkelerindeki ölü sezonlarda dünyayı dolaşan modeller Türkiye’ye gelmeye başladı. 2-3 ay kalıp, vergisiz para kazanmak, portfolio’larına tecrübe eklemek hem onların işine geliyor, hem de firmaların; çünkü ucuz çalıştırıyorlar, 8 saat sonrası extra mesai ödemesi yok, adet sınırlaması olmadan günlük çekimde bazen 50-60’a yakın parça giydirip çekiyorlar. Hal böyle olunca Türk mankenle çalışmak istemiyorlar. Bir de eğri oturup doğru konuşalım vücutları iyi, bakımlı çok az model var Türkiye’de. Yüksek paralar talep ediyor ve kapris yapıp, itiraz ediyorlar.

BEGÜM ÖZBEK: Türk tekstili dünya markalarının Türkiye’ye giriş yapmasıyla büyük darbe aldı. 90’lardan günümüze ayakta kalabilen markalar bir elin parmaklarını geçmez. Bu durum tabii mankenlik piyasasını da etkiledi, çünkü dünya markaları zaten isimleri bilindiği için defile yapmıyor. Ben mankenlik fotomodelliği çok severek yaptım ve hâlâ özel ve güzel işler olursa severek yapıyorum.

ÇAĞLA ŞİKEL: Bundan 15 yıl öncesinde Uğurkan Erez’le birlikte inanılmaz çalışıyorduk. Defilelere hazırlık iki gün sürerdi, müthiş bir emek vardı. Koreografileri sayfalarca yazar, dansları günler öncesinde çalışırdık. Maalesef hepsi çok eskide kaldı. Fashion Week dışında defiye şok denilecek kadar az. Markaların tanıtım yöntemleri çok değişti. Defile yapmak yerine bir dizi oyuncusunu ya da ünlüyü tanıtıma çıkarıp basında daha fazla haber olmak istiyorlar. Bence bu duruma gelmemizin en büyük sebeplerinden biri ucuza çalışan yabancı mankenler. İstanbul Fashion Week’de Türk’den çok yabancı mankenlerin çoğunlukta olması gelmiş olduğumuz noktanın en ucuz kanıtı!

CEYLAN SANER: Benim jenerasyonumdan, mankenlik bitince şansını oyunculukta arayıp başarılı olanlar var. Ne yapabiliriz ki, elinizin altında ne varsa onu deniyorsunuz. 30 yaşından sonra doktor olunmuyor misal. Ben hayatımı sunuculuktan kazanıyorum, yine sahnedeyim. Bizim zamanımız başkaydı, çünkü her şey başkaydı. Ajansı, medyası, firması, ekonomi... Ben 3 günde 30 işe gittiğimi bilirim. Ama patronlar olayın kuralını değiştirdi. Kıyafeti nasıl taşıdığının pek önemi kalmadı... Farklı gündem malzemelerinin peşine düştüler.

ESİN MORAIOĞLU: Aslında 90’lar hem dünya da hem Türkiye’de moda sektörünün en parıldayan dönemleriydi. Top model anlayışının kabul görmesi o döneme rastlar. ITKIB’in yurtdışı etkinlikleri, yurtiçi-yurt dışı defile ve katalog çekimlerinin yoğun olması sayesinde neredeyse haftanın 7 günü çalıyorduk. Ayrıca televizyon kanallarının yeni oluşumları bugünkü kadar yüksek bütçeli dizilere olanak sağlamıyordu. Dolayısıyla başta ajanslar olmak üzere modellerini moda sektörüyle ilgili işlere yönlendiriyordu. Şimdi mankenlik ajanslarının çoğu dizi ve film sektörüne oyuncu organize eden ajanslara dönüştü. Dolayısıyla mankenlerinin sonun gelmesi doğaldır. Neden sadece arz ve talep meselesi.

EŞYAN ÖZHİM: Bir günde 5 defileye gittiğim zamanları biliyorum. Şimdiki mankenler yılda 15 defileye bile gidemiyorlar. En temel nedeni ekonomik kriz. 2000’den sonra markalar defile yapmaya son verdi, bir çoğu katalog da çekmiyor artık. Bizim sayımız da oldukça fazlaydı. Şimdiki kızlar bir neslin son örnekleri gibi çok azlar. Önlerinde örnek olacak bir nesil de yok yani… Yarışmadan çıkıp dizilerde kullanılıp, kenera atılan ablaları var. Bu gençlere çok üzülüyorum. Magazin dünyası kendilerini sömüyor, onlar ise oyuncu oldum zannediyor. Kendilerinden öncekilerin kalıcı olmadığını görmüyorlar mı? Bunun yerine yurtdışında bir modellik ajansına kaydolsalar hayatları çok daha iyi yönde ilerleyebilir.

SABAHAT DOĞANYILMAZ: Mankenlik sektörünün bitme nedeni yerli tekstilde yaşanan kriz. Mango ve Zara’nın gelişi ile bizim markalarımız kapanmaz yaralar aldı. Bunun bir uzantısı olarak mankenler daha çok para kazanabilecekleri oyunculuk ve sunuculuk işine kaydı. Ben ise hiç düşünmedim. Çünkü her zaman mesleğimi sevdim, manken olmaktan mutluydum. Bir de Türkiye’de sosyal ve ekonomik heyşey bu kadar kötüye giderken gemiden ilk atılanın mankenlik olması doğal değil mi?

SEMA ŞİMŞEK: Yeni manken yetişmemesinin Türkiye’de muhafazakarlaşmayla bir ilgisi yok. 15 yıl önce tesettür defilesine çıkmam için 4000 lira teklif edildi, kabul etmedim ama şimdi o firmalarda defile yapmıyor.