Caddenin her zamanki telaşı içinde insanlar bir yerlere yetişiyor, araçlar geçiyor, hayat kendi hızında akıp gidiyordu. O ise iki çocuğuyla birlikte ilerliyordu. Önünde bebek arabası, arkasında kocaman bir çuvalın yüklü olduğu çekçek vardı.
Kent yaşamının olağan akışı içinde belki birkaç saniyeliğine fark edilip ardından unutulacak bir manzara… Ancak objektife yansıyan bu anlar, kadınların gündelik hayatında taşımak zorunda kaldığı sorumlulukları düşündürmeye yetiyordu.
Kalabalığı içinde her gün yaşanan bu manzara, sıradan bir sokak görüntüsünden çok daha fazlasını anlatıyordu
Bazen bir kenti anlamak için büyük meydanlara, tarihi yapılara, yüksek binalara ya da kalabalık törenlere bakmak gerekmiyor.
Bazen bir caddede karşılaşılan birkaç saniyelik görüntü, kentte yan yana akan hayatların ne kadar farklı olabileceğini anlatmaya yetiyor.
Çevrede hayat akıp giderken o, önündeki bebek arabası ve arkasındaki çekçekle yoluna devam ediyordu.
Bir süre sonra anne, iki çocuğu ve beraberindeki yükle birlikte kentin arka sokaklarına karışarak gözden kayboldu.
Fotoğraflar: Metehan Ud