Evliliğin ölüm riskini azalttığı ortaya çıktı. Konuya ilişkin değerlendirme Menopoz ve Pozitif Longevity Derneği Başkanı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof.Dr.Aydan Biri'den geldi. Prof.Biri, "Eşini kaybeden kişide ölüm riskinin ilk aylarda belirgin biçimde yükselmesi, eşin varlığının gerçekten koruyucu olduğunu gösteriyor."dedi.

Dünyanın farklı ülkelerinde yapılan benzer araştırmalarında genellikle benzer sonuçlar verdiğini söyleyen Prof.Biri, bir grup gazeteciye özel değerlendirmesinde özetle şunları kaydetti:

24 ÜLKEDE ARAŞTIRMA YAPILDI:
Social Science & Medicine dergisinde yayımlanan ve 24 ülkede 600 milyondan fazla kişiyi kapsayan 104 çalışmalık meta-analize göre boşanmış ya da eşinden ayrı yaşayan kişilerde erken ölüm riski evlilere göre yüzde 30 daha yüksek. Bu risk erkekte yüzde 37, kadında yüzde 22 American Journal of Epidemiology’deki 95 yayınlık analize göre hiç evlenmemiş olmak da riski yaklaşık yüzde 24 artırıyor. PLoS One’da yayımlanan dulluk meta-analizine göre eşini kaybeden erkekte ölüm riski yüzde 23 artarken kadında anlamlı bir artış görülmüyor; risk, kaybın ardından gelen ilk altı ayda en yüksek düzeye çıkıyor. Evli olmayan erkeklerde kalp-damar hastalığına bağlı ölüm, evli olmayan kadınlara göre daha belirgin artıyor.

EN ÇOK ERKEKLER EVLİ OLMAYI SEVİYOR:
Erkek evlilikten daha çok kazanıyor, kaybettiğinde de daha çok kaybediyor. Evli erkek daha düzenli besleniyor, daha az risk alıyor, hastalandığında daha erken hekime gidiyor. Türkiye’de kadın erkekten ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşıyor; bu farkın kapanmasında sağlıklı bir ilişki, en az ilaç kadar değerli.

KADIN EVLİLİĞİN KALİTESİNE BAKIYOR:
Kadında tablo daha ince. Psychological Bulletin’de yayımlanan, 72 binden fazla kişiyi kapsayan 126 çalışmalık meta-analize göre evliliğin kalitesi sağlığı, sağlıklı beslenme gibi alışkanlıklarla benzer büyüklükte etkiliyor. İyi bir evlilik koruyor, kötü bir evlilik ise stres hormonları, bağışıklık ve kalp-damar sistemi üzerinden sağlığı yıpratıyor. Boşanmanın kadının kalbinde bıraktığı iz de ölçülmüş durumda. ABD’de 15 bin kişiyi izleyen Sağlık ve Emeklilik Araştırması’na göre bir kez boşanan kadında kalp krizi riski yüzde 24, iki ve daha fazla boşanan kadında yüzde 77 daha yüksek. Aynı araştırmacıların bir başka çalışmasında, her iki cinsiyette de uzun ömrün en güçlü belirleyicilerinden biri evli geçirilen toplam yıl sayısı olarak bulundu. Eşini kaybeden kişide ölüm riskinin ilk aylarda belirgin biçimde yükselmesi, eşin varlığının gerçekten koruyucu olduğunu gösteriyor.

EVLİLİK EN ÇOK ERKEĞİ KORUYOR:
Ömür üzerine yapılan en büyük çalışmalar ise evliliğin kadını da koruduğunu, ama erkeği daha çok koruduğunu bildiriyor. Global Health Research and Policy dergisinde yayımlanan ve 7,9 milyon kişiyi kapsayan meta-analizde evli olmayan kadınlarda erken ölüm riski evli kadınlara göre yüzde 22, evli olmayan erkeklerde yüzde 46 daha yüksek bulundu. Japonya ve İngilyltere'de yapılan benzer araştırmalarda evli kadınların kalp hastalığından ölüm riski daha düşük çıktı. Çalışmaların birlikte söylediği şu: kadının sağlığında belirleyici olan, evliliğin varlığından çok niteliği.

İYİ BİR EVLİLİK HEM KADINA HEM ERKEĞE KAZANDIRIYOR:
Uzun ömrü belirleyen, yalnızca evli olmak değil, ilişkinin niteliği. PLoS Medicine’de yayımlanan ve 148 çalışmada 308 bin kişiyi bir araya getiren meta-analizde güçlü sosyal bağları olanların yaşama olasılığı yüzde 50 daha yüksek bulundu; bu kazanç kadında da erkekte de aynıydı. 1938’den bu yana süren Harvard Yetişkin Gelişimi Araştırması’nda 50 yaşından önceki evlilik istikrarı, 70-80 yaşlarda iyi yaşlanmayı belirleyen etkenlerden biri çıktı. Araştırmanın bugünkü yöneticisi Robert Waldinger’in aktardığına göre 80 yaşındaki sağlığı en iyi öngören, 50 yaşındaki kolesterol değil, ilişkilerden duyulan doyum. Bu çalışmanın ilk kuşağının yalnızca erkeklerden oluştuğunu da not etmek gerekir.

Yorumlar