EGEDESONSÖZ - Gazeteci Fatih Yapar ile İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız, SonSöz TV programında gündemdekini yerini koruyan fon soygununu yorumladı.
ADALETE GÜVEN DUYGUSU ZEDELENİYOR
Araştırmacı Yaldız yaptığı değerlendirmede “Güven her alanda fazla kaybettiğimiz şey. Devletin işleyişine karşı ciddi kopuşlar yaşanıyor. Bir fon krizi değil fon soygunu var. Vatandaşın elindeki hisse senetleri değersizleştirilmiş. Yaklaşık 500 bin vatandaşımız bu mağduriyeti yaşıyor. Elinde 3-5 kuruşu olanlar da temkinli. Kime ve neye güveneceğini bilmiyor. Bu süreçte başka yatırım araçları öne çıkabilir. İnsanlar bu alanlardaki dolandırıcılıktan mağdur. Cumhurbaşkanı Erdoğan nereye varırsa üstüne gidileceği ve en yakınlarının bile süreçten kaçamayacağını söyledi. Hem idari, hem hukuki hem de mahşerde hesap verecek şeklinde açıklamaları var. Hesap verme boyutunda meseleye baktığımızda bu işi haberleştirenlerin hesap verdiğini görüyoruz. Gazeteciler ya cezaevinde ya da ev hapsindeler. Çeşitli şekilde cezalandırıldılar. Fatma Betül Sayan Kaya başta olmak üzere bu fon soygunun parçası olan kimsenin kelepçeli şekilde gözaltına alındığını görmüyoruz. Bu adalete olan güven duygusunu bir kez daha zedeliyor” dedi.
Ümit Yaldız şunları söyledi:
Faturanın AK Parti’ye kesileceği endişesi var. Ortada organize bir suç var. 500 bin insan dolandırılmış. Bu 500 bin insanı parasını ödeseniz bile o para bekletilmiş olacak. Bu insanlar her türlü zararda, bu insanların hakkına saniye saniye tecavüz edilmeye devam ediliyor. Yüz milyarlarca dolar büyüklükte soygundan bahsediyoruz.

MUHAFAZAKAR MAHALLEDE TEPKİLERİN DOZU ARTIYOR
“AK Parti’nin çekirdeği olan muhafazakar kesimde ciddi çatlaklar oluşmaya başladı” diyen Yaldız, “bu fon dolandırıcılığını AK Parti’ye yakın isimlerden takip ediyorum. Özlem Zengin masalara vurup liste açıklansın diyor. Bu liste CHP’nin, YENİ Parti’nin, İmamoğlu’nun listesi olsaydı bu listede yer alan kişilerin yayla evlerinde dedektörle arama yapılıyor olur muydu, olmaz mıydı? Erenköy cemaati olarak tanımlanan, muhafazakar camiada önemli yer tutan Aziz Mahmut Hüdai Vakfı’nın yaptığı açıklama ortada. Savcı Sayan’ın söylediği çok ilginç. ‘Bakan olduğunda 2+1 evin kirasını ödeyemiyorsun, 2 milyar 200 milyon TL’yi nasıl kazandın, kaynağı nedir’ diye soruyorlar. İçerden sorulan sorular bunlar. Bu sorular 3-5 gazeteciyi içeri alarak olmaz. Mızrak çuvala sığmıyor denilen yer burası. Ciddi adımlar atılmalı ve liste şeffaf bir şekilde açıklanmalı. Kim/hangi naneyi ne kadar yemiş, neleri götürmüş herkes görmeli. Bunların derhal cezalandırılması gerekiyor. Burada devleti yönetenlerin de karıştığı bir yolsuzluk var. Alenileşmiş bir yolsuzluk var. Bu yolsuzluk kabul edilir değil. Dinen de değil. O yüzden Cumhurbaşkanı, ‘mahşerde hesabını verecekler’ diyor. 30 sene önce muhafazakarlıkla bugün ortaya serilen ihtişam görüntüleri ve o camianın sahip olduğu dünya malının da böyle fon dolandırıcılığı üzerinden çıktığı anlaşılınca bu rahatsızlık yaratıyor. ‘Bu günahta bizim payımız var’ anlamında bir rahatsızlık. En masumunun fon denildiğinde başı aşağıya eğiliyor. AK Partililer son dönemdeki icraatlar karşısında sert savunmalar yapıyorlardı ama bu konuda yapamıyorlar. O mahallede tepkilerin dozu büyüyor” şeklinde konuştu.
BİR AN ÖNCE LİSTELER AÇIKLANMALI
Fatih Yapar ise şunları söyledi:
“Bir an önce listeler açıklansın, isimler değerlendirilsin. Sağdan soldan listeler çıkınca tepki oluyor. Muhalefet listeleri sağlıklı bir şekilde açıklayın diyor. Bu bilişim sisteminin olduğu bir ortamda, Adalet Bakanı, ’her şey elimizde’ derken, bunların saklanamayacağı bir gerçek. Ne kadar baskılarsanız baskılayın ortaya çıkacaktır”
EKONOMİYİ DİNAMİTLERSENİZ ÜLKEYİ BATIRIRSINIZ
Ümit Yaldız, ekonomide güven ortamının oluşmaması durumunda ülkenin zor günler geçirebileceğini belirterek “Ekonomi sizin kendi içinizde kontrol edeceğiniz, saklayacağınız kapalı devre sistem değil. Dünya ile entegresiniz. Dünyanın önde gelen kurumlarının verdiği raporlarla açığa çıkan bir skandaldan bahsediyoruz. Güven yeniden tesis edilmediği takdirde Türkiye’de borsanın ve ekonomik parametrenin sağlıklı olması beklenemez. Yabancı yatırımcıların gelmesi beklenemez. Bu sadece bir siyasi partinin sorunu değil. Ülkenin en önemli sorunu. Türkiye’nin oluk oluk kanayan yarası bu. Bu kanın durması gerekiyor. AK Parti’nin ötesinde sonuçlar doğurur. Ekonomiyi dinamitlerseniz ülkeyi batırırsınız. Ekonomi siyasi iktidarı 25 senedir ayakta tutan en önemli faktör. Bunu yok ettiğinizde bindiğiniz dal kesilmiş olur. O dalda hep beraber aşağı düşeriz. Aynı gemideyiz. Gemi battı mı hepimiz batarız” dedi.




