Tasarruf finansman şirketlerini, sisteme katılanları, katılacakları ilgilendiren yeni düzenlemenin geleceği iddia ediliyor.
Her gün milyarlarca liranın aktarıldığı, faizsiz, uzun vadeli konut, iş yeri ve otomobil ihtiyaçlarının tasarruf finansman yöntemiyle karşılandığı sisteme limit getirileceği öne sürüldü.
Tasarruf finans şirketleri üzerinden konut, iş yeri, otomobil alımı için talep edilen tutarın yüzde 7'si kadarı hizmet bedeli olarak alınıyor. Bunun haricinde devlete ödenmesi gereken harçlar dışında herhangi bir ödeme gerçekleşmiyor. (Tapu harcı, ipotek bedeli, araç devir noter ücreti gibi.)
1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe gireceği iddia edilen düzenlemeyle birlikte aynı kişinin en fazla 1 taşıt finansmanı sözleşmesi yapması sağlanacak. Başka bir deyişle 2-3 araç sözleşmesi yapılamayacak. Yine aynı kişinin 1 konut veya çatılı iş yeri finansmanı sözleşmesi olabilecek. Toplamda ise en fazla iki aktif sözleşme yapılabilecek. (1 taşıt + 1 konut veya iş yeri.)
İddialara göre, taşıt finansmanı en fazla 6 milyon 250 bin lira, konut veya iş yeri finansmanı en fazla 62 milyon 500 bin lira, tüm finansman sözleşmelerinin toplamı da en fazla 62 milyon 500 bini aşamayacak.
Tasarruf finansman şirketleri, yüksek faiz uygulayan bankalar yerine kullanılmaya başlandı. Nakit parası olanlar 6 aylık süreçte yüzde 45'lik kısmı ödeyerek taşıt ya da konut finansmanını elde edebiliyor. Bu nedenle parası olan da olmayan da tasarruf finansman sistemine yöneldi.
TASARRUF FİNANSMAN SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
Tasarruf finansman şirketlerinde hizmet bedeli dışında herhangi bir ödeme alınmıyor. Günümüzde tasarruf finansman şirketleri genelde yüzde 7 yani 1 milyon liralık tasarruf finansmanı için 70 bin lira hizmet bedeli alıyor.
Örnekle ilerlemek gerekirse tasarruf finansman şirketleri vasıtasıyla otomobil almak isteyen birisi 70 bin lira hizmet bedeli ödeyerek sisteme dahil oluyor. Sonrasında ister peşinatlı isterse de peşinatsız olarak taksit tutarını belirliyor. 1 milyon liralık otomobil almak için 450 bin liralık peşinatın (yüzde 45'i) yatırılması gerekiyor. 450 bin lira ister taksitle ister peşin olarak yatırıldıktan sonra geriye kalan 550 bin lirayı tasarruf finansman şirketi 6'ncı ayın sonunda sisteme dahil olan kişiye ödüyor.
YÜZDE 45'LİK PEŞİNATI 6 AYDA ÖDEME ŞARTI YOK
1 milyon liralık otomobil için 450 binlik peşinat tutarının 6 ayda yatırılması şartı da bulunmuyor. Taksitlere bölerek yüzde 45'lik kısım isterse 24 ay isterse 36 ayda ödenerek da tamamlanabiliyor. Bu durum tamamen ödeme gücüne bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor. 6 ay içinde ödenirse otomobilini almak için geri kalan kısmı şirket veriyor.
Aynı şartlarda vade süresi 24 ay olduğunda aylık taksitler 41 bin 666 lira oluyor. 11'inci yüzde 45'lik kısım tamamlandıktan sonra geriye kalan tutarı tasarruf finansman şirketi ödüyor.
36 ay vadeli senaryoda ise aylık ödeme 27 bin 777 lira olurken 16'ncı ayda tasarruf finansman kısmının geri kalanı hak ediliyor.
48 ay vadeli senaryoda aylık taksit 20 bin 833 lira olurken 22'nci ayda kalan tutarı şirket ödüyor.
60 ay vadeli senaryoda aylık taksit tutarı 16 bin 666 lira olurken 27'nci ayda aracı almak için geri kalan tutarı tasarruf finansman şirketi ödüyor.
PEŞİNATSIZ GİRMEK PARAYI ENFLASYONA KARŞI ERİTİYOR
Peşinat olmadan uzun vadeli taksit yapılarak girilen sistemde paranın zaman değeri, enflasyona karşı değerinin düşmesi, alınmak istenen otomobilin fiyatının artması gibi olumsuzluklarla karşılaşılıyor. Bu nedenle tasarruf finansmanıyla mal sahibi olmak için 6 aylık sürenin sonunda yüzde 45'lik kısmın tamamlanması en makul seçenek olarak görülüyor.
YATIRILAN PARAYA KAR PAYI VERİLMİYOR
Tasarruf finansman şirketlerine araç ya da konut alımına kadar ödenen taksitlere kar payı ödenmediği için yatırılan tutar ne kadarsa o tutar duruyor. Günümüzde katılım sistemi içinde bulunan bankalar aylık yüzde 2,5 oranında kar payı verse de evim sistemleri paraya kar payı ödemiyor.
"MÜŞTERİNİN HAYATINA DAHA FAZLA DEĞER KATMAK ÖNEMLİ"
Adil Tasarruf Finansman A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Yüksel "Bu düzenleme, tasarruf finansmanı sektöründe adet odaklı büyüme döneminden değer odaklı büyüme dönemine geçişin işaretlerinden biri. Artık önemli olan müşteriye mümkün olduğunca fazla sözleşme yapmak değil, müşterinin gerçek ihtiyacına uygun doğru finansman çözümünü sunmak. 1 Ekim itibarıyla getirilen düzenlemeyi, tasarruf finansmanı sektörünün büyümesini sınırlayan bir adım olarak değil, sistemin daha sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesini sağlayacak bir çerçeve olarak değerlendiriyoruz." dedi.
Yüksel "Burada özellikle dikkat çekici olan, konut ve çatılı iş yeri tarafındaki 62,5 milyon TL'lik üst limitin, araç tarafındaki 6,25 milyon TL'nin oldukça üzerinde olması. Bu da sistemin özellikle konut ve iş yeri ediniminde yüksek tutarlı finansman ihtiyacına cevap verme kapasitesinin korunduğunu göstermekte. Dolayısıyla biz bu düzenlemeyi 'daha az müşteri' ya da 'daha az finansman' olarak değil, müşteri başına daha doğru finansman, daha güçlü finansal disiplin ve daha kaliteli büyüme olarak yorumluyoruz." ifadesini kullandı.
"REKABETİ ŞEKİLLENDİRECEK"
Yüksel sözlerini şöyle tamamladı:
"Son olarak önümüzdeki dönem şirketlerin rekabeti, müşteriye kaç tane sözleşme sattığı üzerinden değil; müşterinin ihtiyacını ne kadar doğru analiz ettiği, finansmana ne kadar hızlı ulaştırdığı ve tasarruf sürecini ne kadar iyi yönettiği üzerinden şekillenecek."