’“Köklerimi buldum anne’” yazısıyla kaleme aldığım duyguları yaşadığım gün, egedesonsöz’’de bir meslektaşımın, sevgili Halit Tunç’’un ’‘Hayır’’cı Muzaffer İzgü’’ye mektubumdur’’ başlığını taşıyan yazısı vardı.’¶
O gün, 35 yıldır birikmiş duyguların patlamasını yaşadığım; elim, o yazıda da belirttiğim gibi, başkaca bir konuda kalem oynatmaya varmadığı için, sevgili Tunç’’a cevap vermek isteyip de yapamamıştım.
Bugün bir başka konuda yazmak isterken, aklımın bir ucunda sürekli ’‘o cevabın’’ döndüğünü fark edince, o yazı konusunu demlenmeye bırakıp, Tunç’’un yazısına döndüm ve kafamın içindeki sesleri, yazıya döktüm.
Cevabım Halit’’e ama siz de okuyabilirsiniz elbet!
*
Sevgili Halit,
Üç gün önce bu sitedeki ’‘Hayırcı Muzaffer İzgü’’ye mektubumdur’’ başlıklı yazın, beni hem şaşırttı, hem de hüzünlendirdi.
Çünkü AKP’’yi korumak/kollamak, evet’’i savunmak için öylesine onur kırıcı bir cümle sarf etmişsin ki Muzaffer İzgü hakkında; onu tanıyan biri olarak, içim sızladı.
Muzaffer İzgü’’nün, ’‘hayır’’ oyunu savunmasının altını, ’“Anlaşılan İzmir’’deki CHP’’li belediyeler sizler için fazlaca ’‘imza günleri’’ düzenliyor’” cümlesiyle doldurman, Muzaffer İzgü gibi bir yazar için söylenebilecek en son söz olduğu için’…
Sırf evet’’i savunabilmek adına, İzgü’’yü böylesi onur kırıcı bir cümle ile vurmaya çalıştığını düşündürttüğün için..
’“Muzaffer İzgü, daha fazla kitap satabilmek için oyunu satıyor’” anlamını, kelimelerinin içine yerleştirdiğim için, sızladı içim’…
Bunu yazman için, Muzaffer İzgü’’yü hiç tanımamış olmalısın. Her ne kadar tanıdığını, 12 Eylül darbesi sonrası ortak acı ve anılara sahip olduğunu yazsan da’…
Ben de Muzaffer İzgü ’‘evet’’ deseydi şaşardım oysa’…
*
Bu yazının amacı sevgili Halit, Muzaffer İzgü’’nün avukatlığını yapmak filan değil asla!
Ne uzun süredir görmüşlüğüm var sevgili İzgü’’yü, ne de onun, benim tarafımdan savunulmaya ihtiyacı’…
Benimkisi sadece bir refleks.
Sevdiğim, habercilikte adil olduğunu düşündüğüm bir meslektaşımdan, çok sevdiğim bir büyüğüme atılan haksız taşa, ’‘olmadı ama yakışmadı ama’’ deme refleksi.
Ve ayrıca Sevgili Tunç,
Evet’’çileri ’‘düşünce yoksunu’’ olmakla suçlayan Muzaffer İzgü’’ye bu yorumundan dolayı kızarken; ’“Devlet Bakanı Egemen Bağış, hayır’’cıları akıldan yoksun olmakla ve vatana ihanetle itham ettiğinde neredeydin’” diye sormak için de yazdım bunları.
Çünkü, İzgü’’nün ’‘evet’’çileri ’‘düşünce yoksunu’’ diye suçlamasına bu kadar kızan birinin, Egemen Bağış’’ın hayır’’cıları ’‘akıl yoksunları/tuzukurular/vatan sevgisiyle sıkıntıları olanlar’’ diye aşağılamasına köpürmüş/küplere binmiş olması, oturup kuvvetli bir yazı döşemesi gerekmez miydi?
Seninle yaptığımız programda, referandum tartışmalarının kızışmaya başladığı ilk günlerde de söylemiştim hani.
’“Bu suçlamalar altında, bu bölünmüşlükle doğruyu yanlışı nasıl tartışabiliriz ki; bu tartışmalar bizi yüzeye çıkarmaz, olsa olsa dibe çeker, bu yüzden de ’‘nayır’’ ya da ’‘havet’’ diyorum şimdilik’” demiştim, hatırlarsın.
Daha o günlerde sıtkım sıyrılmıştı tartışmaların düzeysizliğinden ve hain çocuklar gibi insanların birbirlerini suçlamasından.
Şimdi geldiğimiz şu noktadan memnun musun yani şimdi sen?
O günlerde ’‘anayasa maddelerini tartışalım’’ diyen sen bile, bak hangi sularda yüzüyorsun. Acıları/anıları paylaştığın bir yazara, bir büyüğüne, ’“daha çok kitap satmak için ’‘evet’’i savunuyor’” diyebiliyorsun.
Referandumu referandum olmaktan çıkarıp ’‘AKP’’nin güven oylamasına dönüştürenler’’ kim oysa?
CHP sütten çıkmış ak kaşık değil elbet de en başta AKP’’liler değil mi?
Aklından geçeni damdan düşer gibi söylemesiyle bildiğimiz Bülent Arınç değil mi, ’“referandumdan çıkacak evet oylarının yüzde 99’’u AKP oylarıdır’” diyen?
Muzaffer İzgü’’ye kızdığın ve kırıcı olduğun kadar, Arınç ya da Bağış’’a karşı da aynı kırıcılıkta olabilir misin sevgili Halit?
Samimiyetini bilmeme rağmen; evet dediğin için, AKP’’den bir çıkarının olduğunu mu düşünmeliyim şimdi ben de?
Bana gelince sevgili meslektaşım’…
Bu referandumda oyum; ’‘aklı yerinde/vatan sevgisiyle sıkıntısı olmayan/tuzu da bir hayli ıslak’’ biri olarak, ’‘yetmez ama hayır’’ olacak.
Bir hayır yetmez; çünkü Anayasa değişikliğini yeterli bulmuyorum’…
12 Eylül mağdurlarının referandumun ’‘kenar süsü’’ haline getirilip edebiyat malzemesi yapılmasından tiksiniyorum.
İkinci hayır nedenim de’…
Bülent Arınç’’ın dediği gibi, madem ki AKP’’yi oyluyoruz; AKP’’den zerrece haz etmediğim, samimiyetlerine güvenmediğim, 8 yıllık uygulamalarıyla, sadece kendileri için demokrasi istediklerini, kendilerinden olmayana bir bardak suyu bile çok bulduklarını gördüğüm için.
Durum budur sevgili kardeşim’…