Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü tarafından düzenlenen sempozyum, Ahmet Arslan Konferans Salonu’nda yapıldı. Program, Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Moderatörlüğünü Dr. Galipcan Altınkaya’nın yaptığı birinci oturumda Selin Bektaş ve Bekir Aşçı yer alırken, ikinci oturumun moderatörlüğünü Dr. Karun Çekem üstlendi. Doç. Dr. Filiz Karadağ Üçdal ve Ediz Dikmelik, çocuklarla felsefe uygulamalarının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İki oturumdan oluşan sempozyum, gün sonunda gerçekleştirilen atölye çalışmasıyla tamamlandı.
“Bugün bu salonda Lokman’ın hayalleri var”
Açılış konuşmasına geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden eğitmen Lokman Topbaş’ı anarak başlayan Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu, “Bugün burada sadece akedemik bir gerekçeyle değil bugün aramızda olmasa da bir öğretmen, nir çocuklar içn felsefe eğitmeni ve bir feklsefe öğrencisi olan sevgili öğrencimiz Lolman’In eğitim felsefesine dair hayalleri var. Tam bir yıl önce kaybettiğimiz lokmanın hayalini devralarak bugün bnu salona taşıyan arkadaşalrına teşekkür ediyoruz.” dedi. Programda Lokman Topbaş anısına Caner Günindi’nin anma konuşmasına da yer verildi.
Zerrin Kurtoğlu: “Çocuk hakları felsefi bir özneleşme sürecidir”
Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu, konuşmasında çocuk hakları ve felsefe ilişkisine değinerek, “Çocuğu irade, hak ve onur sahibi tam bir özne olarak kavrayan çocuklarla felsefe pratiği, çocuğun kendi insan varoluşunu keşfedeceği ve gerçekleştireceği bir hak pratiğidir aynı zamanda. Kuşkusuz bu kavrayışın kamusal karşılığını yaratmaksızın çocuk haklarının güvence altına alınmasının mümkün değil. Ama yine de çocukların kendi değerlerinin farkına varmaları onları özgürlüğü aramaya yöneltecek önemli bir adımdır.” ifadelerini kullandı.
“Yeni felsefeyi çocuklar üretecek”
Çocukların yeni felsefi bakışların üreticisi olacağını vurgulayan Çocuklar için felsefe eğitmeni Selin Bektaş, “Eğer yeni bir felsefe çıkacaksa, eğer yeni bir bakış açısı çıkacaksa, yeni bir felsefe üretecek olan bir grup varsa o da çalıştığımız çocuklar olacak. Yani onların iyi bir içerik, iyi bir kavram dünyasıyla dünyaya bakmasını sağlayacak olan da yine bu çocuklarla felsefe yapan kolaylaştırıcıların emeği olacak. Çünkü insan aslında bir bilgisayarın bir sıfırı gibi kavramlarla ve argümanlarla düşünüyor. Yani bilgisayar bir sıfırla çalışıyorsa insanın zihni de kavramlar ve argümanlarla çalışıyor. Çocuklarla felsefenin temelinde kavramlar ve argümanlar yatıyor. Yani kavramlar ve argümanlarla nasıl bir ilişki kuruyorsak çocuklarla felsefeyi de bu ilişki algının üzerine inşa ediyoruz.” dedi.