Eşref Bitlis dosyası

Abone Ol
Basında Eşref Bitlis Dosyasının seyri değişti diye haberleri duyunca, o günler aklıma geldi. Ankara'da Meclis'teydim. Konu ile hemen ilgilendim. Çünkü o uçağı ben ısmarlamıştım. Ayrıca ben pilottum. Ismarladığım uçağın birçok özelliği yanı sıra, yolda giden tırların içinde silah uyuşturucu veya tanımlanacak başka maddeler var mı, varsa bunları görüntüleme ve anında bir merkeze nakletme kabiliyeti vardı. Uçak iki motorlu Turbo proptu. Kanat, kuyruk ve pervanelerinde buz kırıcılar vardı. Buz kırıcılar içerideki bir kolu çevirerek basınçlı hava ile çalıştırılıyordu. Uçak kullanım talimatlarına göre, pilot kalkış yapmadan önce (çok sıcak havalar hariç) buz kırıcıları da kontrol eder. Çalışmıyorsa arıza giderilmeden havalanamaz.

O gün bulutlu ve soğuk bir gündü. Buz kırıcısı, uçak kalın bir bulut tabakasından geçerken, kanat, kuyruk ve pervaneler üzerinde yoğuşacak rutubetin buzlanmasını önlemek için, her biri iki dakikada çalıştırılır, yola öyle devam edilir. O gün Ankara üzerinde kalın bir buz tabakası yoktu. Buz oluşumu çok uzak bir ihtimal idi. Ayrıca buz kırıcılarının çalışıp çalışmadığı kontrol edilmiştir. Çünkü çalışmıyor ise, pilot uçağı kaldıramazdı.

Uçak Sincan askeri hava meydanından kalkıyor kuş uçuşu beş km mesafede düşüyor. Bulut olduğundan uçağın düşüş hali yerden gözlenemiyor.

Hadiseyi duyar duymaz, o günkü Genel Kurmay Başkanı Sn. Doğan Güreş'i aradım. İlk cümlem 'ben uçağı biliyorum, uçak sabotaja uğradı' oldu.

Başkan bana kaza kırım heyeti kuruyoruz çok ince teferruatına kadar tahkik edeceğiz dedi.
Aradan zaman geçti, bilirkişilerin hazırladığı, komutanların onayından geçen rapor 'uçağın teknik bir arızadan düştüğü' yolunda açıklama yapıldı. Ben bir iki defa o zaman yazdığım gazetelerde, kaza değil sabotaj diye yazı yazdım. Bana göre olay üst yönetime aktarıldı. Ama teknik sebeplerle olay suikast olarak isimlendirilemedi.

Dosya bugün yeniden başka boyutları ile inceleniyor. Bizdeki uygulama, enkaz belirli sürelerden sonra MKE Kurumunun hurda satış şirketine gönderilir. Öyle de yapılmıştır. Hurdaya göndermek aceleye mi getirildi onu bilemem. Uçağa sabotaj, flaplarının çalışması kalkıştan belirli bir süre sonra çalışamaz duruma mı getirildi, motor yakıt sistemi mi engellendi. Daha birçok parametrenin kontrol edilmiş olması lazımdı.

Kamuoyunda doğmuş olan tereddütlerin ortadan kaldırılması için, kaza kırım heyetinde kimler vardı, bunların tecrübeleri ve yazdıkları ilk raporun teferruatıyla kamuoyuna yansıtılması gerekir diye düşünüyorum.