Ergenlikte bozulan aile içi iletişim

Abone Ol
Toplum içindeki yerini ve görevini öğrenme evresinde olan ergen için en önemli öğretici ailedir. Yetişkin görevi verilmeyen ergen ailesinin sınırlarını engellenme, güvensizlik gibi olumsuz duygularla eşleştirebilir. Aile ergen arasında yaşanan problemlerden biri olan 'kendi kararlarımı kendim alırım-almalıyım' gibi ergenin düşünceleri ve ebeveynin otoritesi çatışma yaşar. Otorite ve uyum sürecini ergenlik çatışmaları ile öğrenen ergen bu süreçten sağlıklı bir şekilde çıktığında daha sağlıklı, kendine güvenen bir yetişkin olur. Bu nedenle karakter gelişiminde derin etkileri olan aile yaşantısı hafife alınmamalıdır.
Anlayışlı, güvenilir ve tutarlı ebeveynlerle büyüyen ergen yetişkinlik yolunda daha özgüvenli olabilir. Anne-baba otoritesine karşı gelen ergen aynı zamanda yönlendirilme ihtiyacı içerisindedir. Her ne kadar bunu istemese de ebeveyn gözetiminde deneyimler edinmenin daha sağlık olduğunu da içten içe bilir.
Ergenlik döneminde ebeveny ya da ergen, her iki tarafında sesleri birbirlerine çok yükselmiştir. Bu süreçlerde ergenler ' aileleriyle bir daha asla eskisi gibi olamayacaklarını' düşünürken aslında ebeveynlerde benzer karamsar düşüncelere sahiptirler. Onlarda küçük çocuklarının büyüdüklerini ve artık eskisi gibi kendilerine ihtiyaç duyulmayacağını düşünüp üzülürler. Çoğu zaman ergenler ve aileler arasında kendini kabul ettirme çabası yüzünden tartışmalar olur. Bu tartışmalarda kim galip görünürse görünsün sonuç iki tarafı da memnun etmez. Çünkü bir taraf anlaşılmadığını, kısıtlandığını, hayatının elinden alındığını düşünürken bir diğer tarafta otoritesinin sarsıldığını, kendisine hiç saygı duyulmadığını, bir hiç gibi algılandığını düşünür. Halbuki 'hayata dair her şeyi yaşama' konusunda aceleci olan ergen isteklerini ve beklentilerini gerçekçi hale getirip, zamana yayabilirse, ailelerde bu süreçte anlayışlı, dinleyen ve ortak paydada buluşma konusunda istekli olurlarsa bu çatışmalı dönemden hasarsız çıkılabilir.
Bozulan aile içi iletişim yeniden eskisi gibi hatta eskisinden daha iyi olabilir. Fakat bunun için önce dinlemek, anlamaya çalışmak ve birbirinin sınırlarına saygılı olmaktan gerekir. Aksi takdirde birbirlerini 'diğer taraf' olarak görüp, iletişim olarak birbirine yüksek sesle bağırmayı seçen ebeveyn ve ergenler için bu dönem hatırlanmak istemeyen bir süreç olarak hafızalarda kalır.