Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Çankaya Köşkü'nde gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mehmet Uçum, önümüzdeki seçimlere ilişkin önemli bir açıklamada bulunarak seçimin 2028 Mart veya Nisan ayında yapılmasının büyük oranda netleştiğini ifade etti ve “Seçimlere 18 ay kaldı” ifadelerini kullandı.
YENİ ANAYASAYA İLİŞKİN KONUŞTU!
Hukuk Politikaları Kurulu olarak Adalet Bakanı ile yeni anayasa gündemini ele aldıklarını ifade eden Uçum, yeni anayasanın hukuk politikası perspektifi, mimarisi, temeli ve ilkeleri üzerine çalışmaların sürdürüleceğini aktardı. Yeni anayasa ihtiyacının yalnızca siyasilerin beklentileri üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydeden Uçum, sözlerinin devamında halkın taleplerinin ve ihtiyaçlarının esas alınması gerektiğini bildirdi.
Türkiye'de yeni anayasa talebinin uzun yıllardır gündemde olduğunu ifade eden Uçum, 1987'den bu yana yeni ve sivil anayasa ihtiyacının tartışıldığını söyledi. Siyasi partilerin geçmiş seçimlerde de yeni anayasa sözü verdiğini aktaran Uçum, artık somut başlıkların tartışılacağı bir döneme girildiğini dile getirdi. Uçum, yeni anayasaya ilişkin "1 Ekim 2026 tarihini yeni anayasanın yapım sürecinin başlangıç tarihi olarak belirleyebiliriz" ifadelerini kullandı.
"NİHAİ KARAR MECLİSİMİZİNDİR"
"Bugün artık geldiğimiz noktada dönem artık Türkiye Yüzyılı'dır, vakit artık yeni anayasa vaktidir." diyen Uçum, "TBMM'nin 28. döneminin kalan süresinde yeni anayasanın yapılma ihtimali de Meclis'imizin değerlendireceği bir husustur. Bu ihtimal asla dışlanamaz ancak bu dönemde konu muhtemelen yeni anayasanın temel yaklaşımları hususunda bir fikri olgunluk oluşturma seviyesinde kalabilir. Bu dahi önemli bir ilerleme olur" ifadelerini kullandı.
Uçum, sözlerinin devamında, "Bununla birlikte 2028 seçimlerinden sonra, yani Meclis'in 29. döneminde yeni anayasanın en geniş mutabakatla kabul edilip halkın onayına sunulması artık kaçınılmaz bir adım olarak ifade edilebilir. Tabii ki nihai karar, demokratik siyasi liderliğin ve Meclis'imizindir." değerlendirmesinde bulundu.





