Ekonomide karabulut var mı?

Abone Ol
Başlığa baktığımızda karabulutun nerede olup olmayacağı belli değil. Aslında 2008'de yaşanan global ekonomik kriz bütün bileşenleri ile ortadan kalkmış değil. Birçok ülke ekonomisinde kriz yeniden hortlama potansiyeline sahip. Bu tümörün iyice temizlenmemesi durumunda kısa/orta vadede hastalığın tekrar nüksetmesi gibi bir şey.
ABD'de Finans sektöründe başlayan kriz daha sonra reel sektöre de yayılmış, AB ve ülkemize de bulaşmıştı.
İstatistiklere baktığımızda krizin kaynağı olan ülke ABD'DE 2009 yılı için -%1,25, 30 üye ülkeli OECD de ortalama -%2,27 AB topluluğunda -%2,58 ama Türkiye'de -%4,53 küçülme yaşamış. Bizden kötü durumda Meksika -%7,31. ve üç küçük ülke dışında hiçbir ülke bizim kadar etkilenmemiş.
Ne var ki biz krizden çok hızlı çıkarak 2010 yılında %8lik gibi büyük bir ekonomik büyüme yaşadık. 2011 yılı da iyi bir büyüme oranı ile kapanacağa benziyor.
Şimdi Batılı ekonomilerde 2008den kalma kalıntı sıkıntılar yaşanmaktadır. Ürettiğinden fazla tüketmeye alışan toplumların yönetimleri zorda. Tıpkı bizdeki Sosyal Güvenlik kurumlarında yaşanan açıklar gibi. Bu kurumlara hazineden yardım verilmediği takdirde ödemelerini, yükümlülüklerini yerine getiremez durumda oldukları gibi. Sebebi çok basit. 38 yaşında emekli olabilme 5000 iş günü (14 yıl kadar) prim ödeme ile getirilen erken emeklilikte, kurumların harcamalarını gelirlerinin önüne geçirdiği için açık veriyorlar. Bu böyle devam edemezdi. Yasal düzenleme ile daha önce bozulan sistemden daha ağır şartlar getirildi, krizden böyle çıkıldı.
Yunanistan'ın IMF ve AB den aldığı borçlar Milli Gelirine eşit. Bunun düşük faizle olsa bile servisi kolay değil. Ek mali ve ekonomik tedbirler ile düzlüğe çıkabilir. Portekiz ve İspanya borç servis krizine girerse o zaman Avrupa Birliği üzerine kara bulutlar çökecektir.
Bu kara bulutlar bize de gelir mi, ters rüzgar alırsa gelir, yani doğru kararlar almaz isek biz de etkileniriz. 2008 yılı yaşanır mı sorusuna hayır demek mümkün. Yani kara bulutlar bizim üzerimizde değil ancak zamanla bize de gölge edebilirler. Kurun yavaş ama istikrarlı bir biçimde artması beklenmeli.
Bankalar birliğinin açıklamasına göre Bankaların toplamda açık pozisyonları yokmuş. Yani kur artışından etkilenmezler. Özel sektörün döviz gelirleri olan firmalarında da önemli bir tahribat olmaz. Geriye, dövizle borçlanmış ama gelirleri TL olan firmalar kalıyor. Bu firmalar etkileneceklerdir. Bu durumun bize yansıması da Milli Gelirimizin büyüme oranını aşağıya çekmek olacaktır.
Vatandaş ve iş aleminin paniğe girmesinin alemi yok.
Vatandaş ve devlet bütçelerinde iç tasarruf oranı yükseltmek gerekli. Özel sektörün de açık pozisyonunu kapatmak tedbirleri bizi 'eğer batı ekonomileri krize girerse bu kriz bize teğet geçebilir ' yani en az düzeyde etkilenme durumunda olabiliriz.
Batılı ekonomilerin krize girmesi durumunda ve bu kriz bize önemli biçimde yansır ise, bu yansıma içerideki yönetimin zafiyetten değil dışarıdan gelen bir fırtınadan etkilenme biçiminde olacaktır.
Bana göre tedirginlik duymak yerine doğru kararlar verelim.