Ekonomi biliminde bol çocuğun kerameti

Abone Ol
Türkiye ekonomisi, en gelişmiş 20 ülke (G-20) arasında ’‘ekonomisi en fazla küçülen’’ ülkedir.’¶
Türkiye ekonomisi’’nin en önemli sorunu da 2002 yılından bu yana kronik hale gelen işsizlik sorunudur. Kriz nedeniyle 1.5 milyon kişi resmi olarak işsiz kalırken, işten çıkarılmaların kriz ilerledikçe daha da artması beklenmektedir. Türkiye ekonomisi’’nin krizi, işsizlik, yani ’‘istihdam yaratamama sorunudur’’ ama aynı zamanda nüfus artış oranının hızı da bir o kadar önemli sorundur.
Her ne kadar ’‘illa 3 çocuk olsun’’ denilse de bu mantık, 17. ve 18. yüzyıllarında sanayi devrimi sırasında Hollanda, İngiltere, ABD, Almanya gibi kapitalist ülkelerin ucuz işgücü ve iç talebi genişletme niyetlerinin o dönemdeki söylemidir. Üstelik, o dönemde bu ülkeler, sadece bu söylemi üretmemiş, aynı zamanda kendi ülkelerinde ama daha çok sahip oldukları kolonilerinde uygulamaya koymuşlardır. Bol çocuk, artan işgücü arzı ve aynı zamanda toplumun tüketim talebini arttırdığını varsayan kapitalist ekonomiler, 1871 küresel buhrandan sonra bu söylemlerini kendi ülkelerinde uygulamayı sorgulamış ve 1929 krizi ile birlikte kendi ülkeleri için bol çocuk söylemlerini bırakmışlardır.
Bol çocuk sonucunda artan nüfusun ölçek ekonomisi uygulayan dev kapitalist ekonomilerin kapasite kullanım oranlarını artırmadığı ve sanayi üretimlerine ivme kazandırmadığı anlaşılmaktadır. Hele, kriz dönemlerinde gelir seviyesi düşük nüfusun kendi ekonomilerine yarardan çok zarar getirdiği anlaşılmıştır.
Fakat, kapitalist ülkeler için bol çocuklu koloni nüfusları kriz dönemlerinde yatırım, üretim ve pazarların devamlılığı için vazgeçilmezdir. Kapitalist ülkeler, kolonilerini işsizler ordusu, ucuz maliyetli işgücü ve yatırımlarının sürdürülebilir karı açısından değerlendirmektedir.
Türkiye ekonomisi’’nin son aylarda kapasite kullanım oranları kriz öncesine göre yüzde 15 oranında azalmış ve sanayi üretim endeksleri çift rakamlı küçülmeye başlamıştır. Ancak, ithal tüketim mallarına olan talebi yavaşlasa da hala yüksek ithalat nedeniyle dış ticaret açığı vermekte ve çok uluslu şirketlerin kar transferlerinde de krizin izi dahi görünmektedir.
Aslında, her şey çok basittir. Bol çocuk yaparak ’‘kapitalist ülkelerin kriz dönemlerinde maliyetlerini düşürme ve ileri teknolojili mallarını talep etme görevi’’ yerine getirilmektedir. Her şey bu kadar açık ve basittir.
Türkiye ekonomisi, çift rakamlarla küçülürken, çok uluslu şirketlerin Türkiye’’den transfer ettiği karlarda azalma görülmemesi ve hala dış ticaret açığı verilmesi, ekonomik bağımlılığın ispatıdır. Göbekten bağımlılıktır.
Sağlıcakla kalın, Egeli kalın.