EGEDESONSÖZ - Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Balıkesir'in İvrindi ilçesinde faaliyet gösteren TÜMAD Altın ve Gümüş Madenciliği'nin kapasite artışı projesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Platform, 20 Haziran 2026 tarihinde verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali için yargıya başvuracaklarını duyurdu.
EGEÇEP açıklamasında, Madra Dağı'nda 2019 yılından bu yana faaliyet gösteren maden işletmesinin kapasite artışıyla birlikte bölgedeki ormanlar, su kaynakları ve tarım alanlarının daha büyük risk altına gireceği öne sürüldü.
Açıklamaya göre şirket, mevcut 835 hektarlık ÇED alanını 1.287 hektara çıkarmayı planlıyor. Ocak sahasının 134 hektardan 353 hektara, yığın liç alanının ise 83 hektardan 257 hektara genişletilmesi hedefleniyor.
Yıllık kazı miktarının 22,4 milyon tondan yaklaşık 29,8 milyon tona, yığın liç tesisinin yıllık kapasitesinin ise 7,76 milyon tondan 15,5 milyon tona yükseltilmesinin planlandığı belirtilen açıklamada, toplam yığın liç kapasitesinin 155,3 milyon tona ulaşacağı ifade edildi.
EGEÇEP, kapasite artışının yalnızca Balıkesir'i değil, İzmir sınırları içerisindeki Kozak Yaylası'nı da doğrudan etkileyeceğini savundu.
Açıklamada, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün görüş yazısına göre maden ruhsat sahasının bir bölümünün İzmir sınırlarında bulunan "Kozak Yaylası Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" içerisinde yer aldığı belirtildi.
Platform, projenin Kaz Dağları ekosisteminin güney uzantısında bulunduğunu, bölgenin biyolojik çeşitliliği ve ekolojik bütünlüğü açısından önemli riskler taşıdığını ileri sürdü.
EGEÇEP, madenin yıllık su ihtiyacının kapasite artışıyla birlikte yaklaşık 6,6 milyon metreküpe ulaşacağını belirterek bu miktarın Burhaniye'nin yıllık içme suyu tüketiminin yaklaşık üç katına denk geldiğini savundu.
Açıklamada, maden sahasının Kuzey Ege ve Susurluk havzalarını ayıran su bölüm hattı üzerinde bulunduğu, olası bir kirliliğin iki farklı havzayı etkileyebileceği öne sürüldü.
Raporda ayrıca açık ocakların işletme sonrasında göllere dönüşeceği, yer altı sularında değişim yaşanabileceği ve asit kaya drenajı riskinin bulunduğu iddialarına da yer verildi.
EGEÇEP, ÇED olumlu kararının iptali için yasal dava açma süresinin 20 Temmuz 2026 Pazartesi günü sona ereceğini belirterek, davaya ekoloji örgütleriyle birlikte taraf olacaklarını açıkladı.
Platform, projenin İzmir'deki Kozak Yaylası'nı da etkilediğini savunarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Bergama Belediyesi'ni de davaya katılmaya davet etti.
Açıklamada ayrıca, Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 14 Temmuz tarihli gündeminde yer alan, TÜMAD Madencilik tarafından belediyeye bir aracın "bedelsiz ve şartsız" hibe edilmesine ilişkin teklif de eleştirildi.
EGEÇEP, söz konusu teklifin kabul edilmemesi gerektiğini savunarak, belediye meclis üyelerine hibe teklifini reddetme çağrısında bulundu.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
TÜMAD Madra Altın Madeni, Kapasitesini Artırıyor, Ekolojik Yıkıma Hazırlanıyor!
EGEÇEP;Davacı, İzmir Büyükşehir Belediyesini De Davacı Olmaya Çağırıyoruz
Kuzey Ege’nin yaşam damarları üzerinde, Kaz Dağları ekosisteminin güney uzantısı Madra Dağı’nda, 2016 yılında alınan ÇED Olumlu raporu ile 2019 yılında faaliyete geçmiş TÜMAD Altın ve Gümüş Madenciliği şimdi “kapasite artışı” maskesiyle devasa bir orman kıyımına hazırlanıyor. Proje sadece İvrindi’yi değil; Burhaniye ve Kozak Yaylası’nı içerisine alan 9050 hektarlık ruhsat sahasıyla tüm bölgenin biyoçeşitliliğini ve su rejimini tehdit ediyor. İşletme alanındaki ekosistem açısından önemli bir değer olan karaçam orman vejetasyonu; yol, enerji nakil hattı, işletme ve ocak oluşumunda kesilerek yok edilmiştir. Orman dışında ayrıca ÇED izin bölgesinde tarım arazileri ve meralar bulunmaktadır.
Şirket; mevcut ÇED alanını 835 hektardan 1287 hektara; ocak sahasını 134 hektardan 353 hektara; yığın liç alanını 83 hektardan 257 hektara çıkarmak istemektedir. Kapasite artışı ile birlikte mevcut yıllık 22 milyon 432 bin tonluk kazı miktarını yıllık 29 milyon 788 bin 270 tona; yığın liç tesisinin yıllık kapasitesini ise 7 milyon 760 bin tondan yıllık 15 milyon 500 tona çıkarmak istemektedir.
Mevcut ÇED Olumlu kararına esas yığın liç tesisi kapasitesi 75,3 milyon tondur. Bu kapasitenin Mart 2025 yılı itibari ile 39,1 milyon tonluk kısmı fiili olarak kullanılmıştır. Kapasite ve alan artışı ile birlikte toplam yığın liç tesis kapasitesi 155,3 milyon tona çıkarılacaktır.
Bu kapasite artırımı ile Türkiye'nin en büyük altın madeni işletmesi olacak olan TÜMAD Altın ve Gümüş Madencilik, gelecekte de Madra’nın yeraltı su varlıklarını kullanıp kirletmekle kalmayacak; Edremit Körfezi’ni, Kozak Yaylası’nı ve Midilli’ye kadar olan geniş bir bölgeyi etkileyecektir.4 bin 758 sayfalık ÇED raporunun satır aralarında gizlenen en çarpıcı detaylardan biri, maden sahasının bölgenin en kıymetli ekosistemlerinden biri olan ve bilim insanları tarafından “ekolojik hassas bölge” diye nitelenen Kozak Yaylası ile olan temasıdır. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün görüş yazısına göre, maden ruhsat sahasının bir kısmı, İzmir il sınırları içinde kalan “Kozak Yaylası-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” içerisinde kalmaktadır. TÜMAD, ayrıca Kaz Dağları Milli Parkı’na kuş uçuşu 29.6 km mesafededir ve bu durum da bölgenin ekolojik bütünlüğüne zarar vermektedir.
TÜMAD Altın ve Gümüş Madencilik, 57 L/sn olan su ihtiyacının karşılanması için, başta Burhaniye ilçesi içme suyu kaynağı olan Düdüklü Suyu kaynağı olmak üzere, 6 adet su kaynağını kullanmıştır. Bölgede madenden etkilenme alanı içerisinde yerleşim yerleri ile uzunluğu değişken, sürekli ya da mevsimlik akan akarsular olan 4 makro havza (Susurluk ,Kuzey Ege, Gediz ve Marmara) ile 4 adet mikro havza ve çeşmeler bulunmaktadır (Akpınar, Yahu, Madra ve Karadere Mikro Havzası).
Madenin konumu, hidrolojik açıdan tam bir felaket senaryosudur. ÇED raporuna göre saha, Kuzey Ege Havzası ile Susurluk Havzası’nı birbirinden ayıran su bölüm hattı üzerinde kurulu. Yani burada yaşanacak bir sızıntı veya kirlilik, iki farklı havzayı aynı anda zehirleme potansiyeline sahiptir.
Bölgenin can damarları olan Madra Deresi, Kocaçay ve Karadere, projenin doğrudan etki alanındadır. Raporda, maden atıklarını oluşturan pasaların bir kısmının asit kaya drenajı (AKD) oluşturma riski taşıdığı, yani sülfürlü kayaların hava ve suyla teması sonucu asit üreterek ağır metalleri su kaynaklarına taşıyabileceği kabul edilmektedir. Şirket, “Önlem alacağız” dese de açık ocakların işletme sonrasında devasa göllere dönüşecek olması ve yer altı suyu seviyesinin “susuzlaştırma” adı altında düşürülmesi, bölgenin su rejimini geri dönülemez şekilde değiştirecektir.
TÜMAD, tamamı orman vasfında yer alacak kapasite artışı için madenin ömrünü 9 yıl olarak belirtirken, işletme sürecinde yıllık ihtiyacı olan su miktarını 6 milyon 659 bin 493 metre küp olarak açıklamıştır. Bu miktar, Burhaniye ilçesinin kullandığı yıllık içme suyunun yaklaşık 3 katıdır. 9 yıl olarak belirlenen maden ömrü düşünüldüğünde 59 milyon 935 bin 473 metre küp su kullanacaktır. Susuzlukla boğuştuğumuz bu yıllarda bu miktar, başta Balıkesir ve İzmir olmak üzere çevre iller için de göz göre göre gelen facia anlamına gelmektedir.
Kapasite artışıyla, geçimini tarım ve hayvancılıkla sürdüren Hacı Hüseyinler mahallesinin yaylası büyük bir tehlike altına girmiştir. Yaylada camii, mezarlıklar ve evler bulunmaktadır. Madenin yığın liçi alanı yaylanın bulunduğu vadinin tepesindedir. Şu anda bile risk oluşturan maden tesisi, kapasite artırımı ile yığın liç alanını 39,1 milyon tondan 155,3 milyon tona çıkararak riski katlanarak arttıracaktır.
KAPASİTE ARTIRIMINA EGEÇEP’TEN DAVA!
20 Haziran 2026’da yayınlanan ÇED olumlu kararının iptali için en geç 20 Temmuz 2026 Pazartesi dava açılması gerekmektedir.
Bölgede geri dönüşü olmayacak şekilde ekolojik yıkıma yol açacak olan projeye karşı, ekoloji örgütleri ile birlikte EGEÇEP de davacı olacaktır. Maden sadece Balıkesir topraklarını değil, önemli bir ekosistem olan Kozak Yaylası’nı da doğrudan etkilemektedir.
Dolayısıyla EGEÇEP, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bergama Belediyesi’ne davaya katılması konusunda çağrı yapmaktadır.
TÜMAD’TAN BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE “AHLAKSIZ TEKLİF!”
Bütün bunlar olurken TÜMAD başka başka cüretkarlıkta bulunabilmektedir. Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14 Temmuz 2026 tarihli toplantı gündeminin 4. Maddesi “Tümad Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı 1 adet aracın bedelsiz ve şartsız olarak hibe edilmesi teklifinin görüşülmesi” şeklinde ilan edilmiştir. Bu teklif bize göre “ahlaksız bir teklif” niteliğindedir. Gündeme dahi alınmaması gereken teklif Mecliste görüşülmüş ve ilgili komisyona sevk edilmiştir. Teklif derhal geri çevrilmeli, bu durum kamuoyuna açıklanmalıdır.
EGEÇEP, Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerini “ahlaksız teklif” niteliğindeki öneriyi çöpe atmaya çağırıyor!
EGEÇEP YÜRÜTME KURULU ADINA
Seher GACAR Süleyman ERYILMAZ