EGEDESONSÖZ - Muğla’nın Milas ilçesi ve çevresinde termik santrallere kömür sağlamak amacıyla yürütülen maden genişletme çalışmaları kapsamında alınan acele kamulaştırma kararlarına karşı yurttaşlar yargıya başvurdu. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Hukuk Kurulu üyeleri tarafından, acele kamulaştırma kapsamına alınan taşınmazlar için toplam 96 ayrı dava açıldığı açıklandı.
EGEÇEP tarafından yapılan açıklamada, özellikle Akbelen ve İkizköy hattında yürütülen madencilik faaliyetleri nedeniyle ormanların, tarım alanlarının ve zeytinliklerin yıllardır maden sahalarına açıldığı, bölge halkının ise yaşam alanlarını korumak için hukuki mücadele yürüttüğü hatırlatıldı. Süreç devam ederken 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı ile yüzlerce taşınmaz için yeniden acele kamulaştırma kararı alındığı belirtildi.
Açıklamada, acele kamulaştırmanın yalnızca zeytinlik ve tarım alanlarını değil, köylülerin konutlarını da kapsadığı vurgulanarak, bu durumun yurttaşların hem mülkiyetlerini hem de yaşam alanlarını kaybetmesi anlamına geldiği ifade edildi. Kamulaştırmaların köy yaşamının sona ermesine, tarımsal üretimin durmasına ve zorunlu göçe yol açabileceği kaydedildi.
EGEÇEP, acele kamulaştırma kararlarının mülkiyet hakkı, çevre hakkı, yaşam hakkı ve yerleşme özgürlüğü açısından ciddi hukuka aykırılıklar barındırdığını savundu. Zeytinliklerin korunmasına ilişkin mevzuat ve önceki yargı kararlarının dikkate alınmadığı, devam eden davaların sonuçları beklenmeden yeni kamulaştırma kararları alındığı ifade edildi.
Bu kapsamda, yaklaşık 200 parseli kapsayan acele kamulaştırma kararlarına karşı açılan 96 davanın, yalnızca bireysel mülkiyet haklarının değil, aynı zamanda tarım alanlarının, zeytinliklerin ve köy yerleşimlerinin korunmasına yönelik toplumsal bir hukuk mücadelesi olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, kamulaştırılan alanlarda çıkarılacak kömürün Yatağan ve Kemerköy termik santrallerinde kullanılmasının karbon emisyonlarını artıracağı, bunun Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefiyle çeliştiği ifade edildi. Türkiye’nin bu yıl Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapacağı hatırlatılarak, kömür madenciliğini genişletmeye yönelik politikaların uluslararası iklim taahhütleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.
EGEÇEP, yargı makamlarını acele kamulaştırmanın istisnai niteliğini gözeterek hukuka uygun karar vermeye çağırırken, hükümete de bölgede telafisi mümkün olmayan ekolojik ve toplumsal zararlar doğuracağı belirtilen politikalardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
Muğla’nın Milas ilçesi ve çevresinde termik santrallere kömür sağlamak amacıyla yürütülen maden genişletme çalışmaları kapsamında alınan acele kamulaştırma kararlarına karşı yurttaşlar yargıya başvurdu. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Hukuk Kurulu üyeleri tarafından, acele kamulaştırma kapsamına alınan taşınmazlar için toplam 96 ayrı dava açıldığı açıklandı.
EGEÇEP tarafından yapılan açıklamada, özellikle Akbelen ve İkizköy hattında yürütülen madencilik faaliyetleri nedeniyle ormanların, tarım alanlarının ve zeytinliklerin yıllardır maden sahalarına açıldığı, bölge halkının ise yaşam alanlarını korumak için hukuki mücadele yürüttüğü hatırlatıldı. Süreç devam ederken 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı ile yüzlerce taşınmaz için yeniden acele kamulaştırma kararı alındığı belirtildi.
Açıklamada, acele kamulaştırmanın yalnızca zeytinlik ve tarım alanlarını değil, köylülerin konutlarını da kapsadığı vurgulanarak, bu durumun yurttaşların hem mülkiyetlerini hem de yaşam alanlarını kaybetmesi anlamına geldiği ifade edildi. Kamulaştırmaların köy yaşamının sona ermesine, tarımsal üretimin durmasına ve zorunlu göçe yol açabileceği kaydedildi.
EGEÇEP, acele kamulaştırma kararlarının mülkiyet hakkı, çevre hakkı, yaşam hakkı ve yerleşme özgürlüğü açısından ciddi hukuka aykırılıklar barındırdığını savundu. Zeytinliklerin korunmasına ilişkin mevzuat ve önceki yargı kararlarının dikkate alınmadığı, devam eden davaların sonuçları beklenmeden yeni kamulaştırma kararları alındığı ifade edildi.
Bu kapsamda, yaklaşık 200 parseli kapsayan acele kamulaştırma kararlarına karşı açılan 96 davanın, yalnızca bireysel mülkiyet haklarının değil, aynı zamanda tarım alanlarının, zeytinliklerin ve köy yerleşimlerinin korunmasına yönelik toplumsal bir hukuk mücadelesi olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, kamulaştırılan alanlarda çıkarılacak kömürün Yatağan ve Kemerköy termik santrallerinde kullanılmasının karbon emisyonlarını artıracağı, bunun Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefiyle çeliştiği ifade edildi. Türkiye’nin bu yıl Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapacağı hatırlatılarak, kömür madenciliğini genişletmeye yönelik politikaların uluslararası iklim taahhütleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.
EGEÇEP, yargı makamlarını acele kamulaştırmanın istisnai niteliğini gözeterek hukuka uygun karar vermeye çağırırken, hükümete de bölgede telafisi mümkün olmayan ekolojik ve toplumsal zararlar doğuracağı belirtilen politikalardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu