Eeee... Muhtıra...

Abone Ol
Yaşar Büyükanıt’’ın tek başına verdiği muhtıradan şüphelenmeliydim.
Şüphelenmedim. Yanlış veya doğru bunu tartışmıyorum. Fakat ordunun hassasiyetini dile getiriyor diye düşünmüştüm.
Hele, ben kaleme aldım deyişini kahramanlık olarak algılamış, ne güzel kimseyi tehlikeye atmıyor, sorumluluğu tek başına üstleniyor demiştim.
Bu nedenle Hasan Cemal’’in 28 Nisan 2007 tarihli Hayır başlıklı yazısını ucuz kahramanlık olarak düşünmüş, hükümet sözcüsünün aynı sertlikteki çıkışını da aynı şekilde türübünlere oynuyorlar diğe değerlendirmiştim.
Aşağı yukarı bütün yandaş medya hükümet bağlamında orduya saldırmıştı.
Bu bile uyanmak için yeterdi ama şahsen ben uyanmamıştım. Belkide hükümetten çok Genel Kurmaybaşkanı’’na güvenmiştim. Ne bileyim mantıklı bir açıklamamda yok aslında.
Hatta eski Kültür Bakanlarından Fikri Sağlar’’ın, Büyüanıt’’ın önüne dosya koydular benzeri yazısını da ammada atmış diye dudak bükerek okumuştum.
Ama gelişen olaylar acayip kandırıldığımızı gösteriyor. Kemal Kılıçtaroğlu’’nun işbirliği yaptılar şeklindeki görüşü şu anda en mantıklı tez olarak gözüküyor.
Hatırlayalım 1983 yılı. 1980 darbesinden sonra ilk genel seçimler. Turgut Sunalp’’ın Evren destekli partisi iktidar altanetifi 3 partiden en önemlisi. Öyleki teröre bulaşmamış halk bu günkü ucuz kahramanların yazdıklarının çizdiklerinin aksine Evren’’i kurtarıcı olarak görmüş ve destek vermişti. 82 Anayasasının %93 oy almış olmasını aman bunlar gitsinlere bağlanan evet oyu olarak değerlendirmek her halde saflık olur.
İşte bu huzur yanlısı halk tabakası birkaç yıl daha Evren yönetim devam etsin diye Sunalp’’in partisini desteklemeye hazırdılar.
Ama seçimden bir gün önce Kenan Evren Sunalp’’ın partisi lehine bir konuşma yaptı ve oy istedi.
İşte halk o zaman gerçekten halk tepkisi verdi. Bunları yaşamış biri olarak söylüyorum. Çevremde bulunan bir çok kişi Evren’’e, hop orada dur, iyisin hassın ama oyumuza karışma dedi. Turgut Özal böyle iktidara geldi.
Sanırım bu olay 2007 yılında dönemin teorisyenlerine ilham vermiş olacak ki o meşhur, meşhur olduğu kadar şaibeli E.Muhtıra verildi.
Biliyorsunuz AKP bir önceki dönem yaptığı işlerle pekte mütenasip olmayan bir oy alarak iktidar oldu.
Dolmabahçe görüşmesi ve muhtıra bence orduya güvenin giderek azalmasına sebep olan başlangıçlardır.
Sonra Ergenekon, Balyoz, Kafes, Sarıkız soruşturmaları aldı yürüdü.
Büyükanıt Lüxs makam otosu ile ve belkide yargılanmama garantisi ile ödüllendirildi.
Şimdi fena halde merak ediyorum. Her fırsatta muvazzaf veya emekli ordu mensuplarına davalar açan, tutuklayan özel savcılar, özel mahkemeler neden Büyükanıt’’a karşı dava açmazlar. Adam açık açık ben yazdım dedi. İkrar etti.
Bu olaylar görülmekte olan davaların hukuki değil siyasi olduğunu göstermektedir. Hukuki olsaydı E-Muhtıra soruşturma dışı kalmazdı.
Ne diyelim Başsavcı öyle uygun görmüş demek ki’…’…
Bir şiir.
KIRAVATLI MOLLALAR
Seneler sürmüyor devri iktidar
Fırsat elde iken yiyin mollalar
Elbet bunun birde hesap günü var
Siz yine de mahşer diyin mollalar

Utanmak yok korkun bari Allah’’tan
Allah’’tan korkmazsın kork bari ahtan
Bunu da tövbesi olan günahtan
Kurtulurum diye sayın mollalar

Bir mevki kapıpta yapmayanı yok
İhaleden payı kapmayanı yok
Harama hileye sapmayanı yok
Sahibi her şehrin köyün mollalar

Devlet ormanını arsalarını
Satıp topladılar parsalarını
Kim takar düzenin yasalarını
Uyanlara derki hayin mollalar

Sormayın kim bunlar mollalar kimdir
Bazen prof olur bazen hakimdir
Bazen bir köylüdür bazen hekimdir
Her işten meslekten sayın mollalar

El atıp milletin yarınlarına
Sızdılar devletin kurumlarına
Bakmayın takiye durumlarına
Oyun oynuyorlar oyun mollalar

Binmiş demokrasi araçlarına
Varacak nihai amaçlarına
Halk elini açmış avuçlarına
Cennetten bir tapu koyun mollalar

Başardık sandılar karşı devrimi
Yok saydılar laisizmi evrimi
Diyeceğim yüzselerde derimi
Devriniz bitecek duyun mollalar

Siz de faydalanın küçük mollalar
Nasılsa arkanda büyük mollalar
Berat ile sonuçlanır davalar
Savunur mollalar dayın mollalar

Medya esnafından çoğu molladır
İlanlar reklamlar verir kollatır
Aykırıyı boğar sıkar darlatır
Fetfayı verirler kıyın mollalar