ECZACILAR VE MUVAZAA!!!

Abone Ol
MUVAZAA nedir?
Hakikatte olmayan bir durumu varmış gibi göstermek için yapılan bir anlaşma.
Muvazaa; hukuki anlamı bakımından dörde ayrılmakta.
Mutlak muvazaa, nisbi muvazaa, tam muvazaa ve kısmi muvazaa olmak üzere.
Yaklaşık hepsi aynı anlamı içermekte bence...
Ben bu konuya başka açılardan da bakmak istiyorum.
Bu sebeple herkese açıkça sormak istediğim sorularım olacak. Şöyle ki;
Eczacılık Fakültesinden mezun bir eczacının,
eczanesini açması için babasından, eşinden, vb. kişilerden aldığı parayı, yıllarca ailesine geri ödemeye çalışmasını, ailesinin bu eczaneyi kendisinin gibi sahiplenmesini,
hatta maddi-manevi borcunun hiç bitmemesini, kasadan (aileler için burası sadece işyeri çünkü) babasının, annesinin, yakınlarının, özellikle eczacı olmayan eşinin hiç kalkmamasını, bunu normal görüp, sessiz kalan eczacıyı hangi sınıfta toplamalıyız ?
Ve dahası, bu kasanın tamamını kendi cebinin sanan, ' bol geldi, ... ' mantığını güden, direkt kendini 'eczacı' tanıtan (bazı eczanelerde hastalar eş-i eczacı olarak biliyor), eski işinden ayrılıp yeni işine kavuşan eşleri, buna ses çıkarmayıp evde çocuk bakan, (imza atmaya bile zor gelen eczacıları hangi kategoriye koymalıyız.) Bilemedim de? Bunlara ne demeli?
Dememeli bişey ... Çünkü ...Yerimiz dar...
Eczacının, dolayısıyla eczanenin bitişiyle veya eşlerin agresif çıkışlarıyla karışan eczacı-eczacı çatışmalarıyla sonlanan bu duruma ne demeli?
Dememeli bişey ... Çünkü... Yerimiz dar...
Başka başka işler yapan eczacıları, bu sebeple eczanesine hiç uğramayan, İTS yi, muadili (eşdeğer ilaç) SGK Sağlık Uygulama Tebliğini, yeşil- kırmızı reçeteye tabi ilaçları, izlemede olan-olmayan ilaçları takip etmeyen, SGK şifresini bile bilmeyen, daha sayamayacağım birçok olmaması gerekenler-i var olan eczacı arkadaşlarımı hangi sınıfa koymalıyız. Bilemedim de? Bunlara ne demeli?
Dememeli bişey? Çünkü... Yerimiz dar...
Kırk- elli yıl önce eczanesini açmış, aynı sistemle devam edildiğini sanan, o zamanlar iyi getirisi olduğu için, başka işe gerek görmemiş çocuklarının elinde kalmış,
dünyadan bihaber eczacılarımızı hangi sınıfa koymalıyız?
Bilemedim de... Bunlara ne demeli?
Dememeli bişey... Çünkü... Yerimiz dar...
Çoğumuzun yaz tatilinin dibine vurduğu, canının istediği zaman eczaneye gidip geldiği, riskli uzun tatillerde 'icapcı eczacı' tayin edildiği,( bu eczacı tayinini de belki çok titiz arkadaşlarım yapıyor) vb. durumlarda eczanesinde eczacı mı var? Yok…Eee... bunları nereye koymalı?
Bilemedim de?
Dememeli bişey... Çünkü…Yerimiz dar...
Ayrıca abartıyorum ve diyorum ki:
Eczacı Odası Başkanlarının, yönetim kurulu üyelerinin, kooperatif başkanlarının, yönetim kurulu üyelerinin, vb. gün içinde eczanede oldukları zaman aralığını düşündüğümüzde, tartışılır bir boyut alır bu kavram...
Çünkü, sürekliliği olan bir sorumluluk almış durumdalar... Ve kendi istekleriyle seçiliyorlar. Zorlama yok. Bizler için eczanelerinde olmayabilirler… Ama…
Eee... Onların eczanelerinde 'yardımcı eczacı' mı var? Ama her gün rutin olarak eczanede değiller.
Bu görevi 'eczacılar' için yapan eczacı arkadaşlarım, eczane eczacılığının 'amaçları' doğrultusunda bu işi en doğru yapmak zorundalar diye bir düşünceye düşmekteyim nedense. Çünkü onlar,
'düzen kurucu' olmayı tercih edenler.
Çok önemsediğim, şu soru aklıma geliyor. Ve soruyorum.
'Eczacı ' eczanesinde niye sürekli olmalı?
Sağlık için mi, hastanın ilacını doğru kullanması için mi, eczacının ilacın doğru kullanılırlığını denetlemesi için mi, oluşabilecek ilaç kullanım hatalarını en aza indirgemek için mi, eczacı olmayan insanların, eczacı üzerinden kazanç sağlamasını engellemek için mi, eczacıların istihdam alanını daraltmamak için mi, eczacının saygınlığını yitirmemesi için mi, daha çooook sayılabilir...
Ya da;
Eczacının eczanesinde sürekli olarak bulunamaması durumu mu en önemli, eczanede olsa bile çalışmaması durumu mu, evde yan gelip yatsa bile, 'gerçek eczacı bu nasılsa' durumu mu en önemli...
Nedir kriter? Eczacı çalışmıyorsa eczanesinde, belirli saatlerde sürekli yoksa, onun yerine 'eczacı ' olmayan insanlar ' eczane' yi idare ediyorsa, 'muvazaa' dır demelimiyiz?
Dememelimiyiz?
Muvazaa kelimesine; kazancın eczacı olmayanlar tarafından, diploma kiralanarak elde edilmesi diye mi bakmalı ya da, eczacının eczanede sürekli olmama durumu diye mi bakmalı?
İkisi de zorunlu denetlenmeli...
Çünkü, sağlıkta 'karşıdan, uzaktan bakarak, uzaktan idare ederek tedavi etme' durumu yok benim bildiğim...
Akın akın insanlar, aktif görevlerde çalışmak istiyorlar? Bende istiyorum ayrıca…
Acaba, başka bir görevi tesbit edilen tüm meslektaşlarıma, 'eczanesinde sigortalı eczacı' bulundurma zorunluluğu getirilse, yine bu görevlerde bulunurlar mı?
Yani 'pamuk eller cebe misali...'
Bunun öncülüğü, TEB üyeleri başta olmak üzere, eczacı odaları, kooperatifler ve tesbit edilen, ilave işler yapan eczacılar mı yapmalı acaba? Bilemedim yine...
Yani askere giden eczacı misali...'Mesul müdür veya sigortalı yardımcı eczacı' tanımlamasıyla...
Böylece belki de 'gerçek muvazaa ' diye tabir edebileceğim, 'kiralık diploma' modeli azaltılmış olur...
Zaten bu modele diploma kalmaz o zaman...
Veya bir başka düşüncem diyor ki bana,
Kiralanmış bir diplomanın eczacısı, sürekli mesai saatleri içinde eczanesindeyse, sürekli çalışıyorsa, hastalarıyla bire bir ilgileniyorsa, tüm gerekenleri yapıyorsa... Bu mudur muvazaa?
Ya da, eczane kendisinin, diploma kiralama durumu yok, ama eczanede de eczacı hiç yok... Bu mudur?
Ve ya;
Hergün, neredeyse yarım gün yok, başka işler peşinde, sözde eczanede... Bu mudur muvazaa?
Ya da; kendisi burada, diploma Diyarbakır' da... Bu mudur?
Ya da, kendisi üniversitede öğretim üyesi eczacı. Haliyle eczane açamıyor. İki yerde, aynı anda bulunamamasından dolayı... Yani sözüm ona, 'eczacının eczanesinde bulunması zorunluluğundan' dolayı.
Eee... Yukarıdaki durumlarla kıyaslanırsa... Zaten çoğu yok... Buna ne demeli? Buldum, onlar ya bekar yada kimsesiz !!!
Önce tüm eczacılar işimize sahip çıkalım. Anamızı, babamızı, eşimizi, sağımızı solumuzu toplayalım.
Silkelenelim, 'ECZACININ GÖREVİ' tanımlamasını tam uygulayalım. Bunun zorunluluğu için tüm yasal uyarıları aktifleştirelim. Halkın dilinden, 'ay bende, kızım-oğlum-gelinim- damadım eczacı olsun istiyorum, çok rahatlar, bana da iş çıkar, sıkılmam artık' tabirlerini kaldıralım. Mesai saatleri içinde (istisnai durumlar dışında) zorunlu yaptırımlar olsun, denetlenelim, cezalar alalım da, 'meslek kalitesini' hak ettiği yere taşıyalım.
Önce hepimiz ''gerçek eczacı' olalım. Sonra da,
'gözümüzü dört açalım'.
Çünkü yakın zamanda, topluca yeni gelen tasarılarla hepimiz birden,
'SGK muvazaası, Sağlık Bakanlığı zincir muvazaası' olma yolundayız-ı görelim.
Ben yorum yapmıyorum, sadece yazarak düşünüyorum.
Lütfen sizde okuyarak düşünün !!!
Bu yazdıklarımdan sonra, kim kabul ederse, onları sevgiyle kucaklıyorum... Hoşçakalın…