Dokunulmazlığın kalkmasını isteyenler bunu yaparsa!

Abone Ol
Tutarlı bir siyasetçi arıyorum! Söyledikleriyle yaptıkları bir olan...
Beyaza, inatla ’“Bu siyah’” demeyen.
Siyaha da ’“beyaz’” diye diretmeyen.
Menfaati varsa susan, yoksa bağırıp çağıran, naralar atanlar ortalıkta cirit atıyor.
Menfaati engellendiği halde kanunun kendisine de uygulanmasını isteyen var mı?
Yok. Olamaz.
Evet; AKP'nin icraatlarını hiç beğenmiyorum. Sürekli eleştiriyorum.
Bu demek değildir ki CHP'nin yanlışlarını eleştirmeyeceğim.
* * *
Kemal Anadol... İzmir ve Türkiye siyasetinin önemli isimlerinden biri.
CHP denince akla gelen birkaç isimden birisi.
CHP Grup BaşkanVekili'dir kendileri...
’“Dokunulmazlıklar kaldırılsın’” cümlesini dilinden düşürmez.
Deniz Baykal da düşürmezdi, Kemal Kılıçdaroğlu da dokunulmazlıklar kaldırılsın diye Başbakan'ın üzerine üzerine gidiyor.
Hal böyleyken ne yaptı Kemal Bey?
Kırmızı ışıkta geçtiği için ceza yazılmasını çok içerledi. Kızdı. Soluğu mahkemede aldı.
’“Benim dokunulmazlığım var, bu cezayı kesemezsiniz’” diye haykırdı.
Mahkeme de ’“Haklısın Kemal Bey’” dedi.
Bundan böyle 12 bin hakim ve savcı ile 550 milletvekili, bundan sonra kırmızı ışıkta geçse, hatalı sollama yapsa ceza yemeyecek!
Buyrun buradan yakın!
OLDU MU ŞİMDİ
Oysa Kemal Bey'den şunu beklerdik.
’“Memur bey, afedersiniz. Kırmızı ışıkta geçmemem gerekirdi. Vatandaşa örnek olmam gerekirdi. Cezamı yazın.’”
Sonra millet diyecekti ki:
’“Bu CHP, dokunulmazlıkların kaldırılmasını gerçekten istiyor. Bak, Kemal Anadol, kırmızı ışıkta yakalanınca ceza yemiş. Ben milletvekiliyim, bana ceza kesemezsiniz diye diklenmemiş. Helal olsun.’”
İzmir gibi medeniyetin, demokrasinin beşiği bir kentten milletvekili olarak Ankara'ya giden Kemal Anadol, cezaya itiraz etmekle kalmayıp bir de mahkemeye vererek, üstelik ’“dokunulmazlık’” zırhının kullanılmasını sağlayarak, partisine ve dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki söylemine gölge düşürdü.
Dokunulmazlığın kaldırılmasını isteyen biri bunu yaparsa, AKP'nin neler yapabileceğini hayal bile edemiyorum.
Kemal Anadol'u savunan, onun sayesinde ceza yemekten kurtulan AKP'lileri hiç kınamıyorum.
Çünkü onlara yolu siz açtınız.
Milletvekillerinin çocukları, yeğenleri ve tüm akrabaları da trafikte dokunulmazlılarını sürdürecek.
Ah Kemal ah...
Ne olurdu 200 küsur lira cezayı ödeseydiniz de bizim dilimizi kısa etmeseydiniz AKP'lilerin yanında.
YAŞADIĞIM BİR OLAY
Başıma gelen bir olayı anlatayım.
Bir arabam vardı, Murat 124... 1975 model... 1994 yılındaydı.
Sabah erkenden Gönen'den yola çıkmıştım. Bandırma'ya doğru yaklaştığımızda ekipler denetimdeydi.
Durdurdular beni.
’“Beyefendi, radara yakalandınız!’”
’“Nasıl olur?’” dedim, ’“Bu arabayı kırbaçlasanız, sürat yapmaz. Kaç kilometre hız yapmışım?’”
’“60 kilometreyle geçmeniz gereken bir köyden, 72 kilometreyle geçmişsiniz.’”
Söyleyecek sözüm yoktu. 70 kilometreyle köyden geçtiğimi biliyorum. İtiraz etmedim.
Cezamı yazarken, memur, ne iş yaptığımı sordu.
’“Gazeteciyim’” dedim.
Memur, kekelemeye başladı:
’“Beyefendi, gazeteci olduğunuzu neden söylemediniz. Bu cezayı yazmazdık size!’”
Çok şaşırmıştım. İtiraz ettim.
Gazetecilerin, bu topluma örnek olması gerektiğini, trafikte suç işlediysek, buna ayrıcalık tanınmaması gerektiğini anlattım.
Böyle düşünen bir gazeteciyle ilk defa karşılaştığını söyledi polis memuru.
Cezayı yedim. Hatta bu olayı, Osman Gençer, Yeni Asır'daki Ajanda köşesinde yazmıştı. Makbuzu elimde duruyor.
21 yılda yediğim toplam 8 cezadan biridir bu.
Bunu neden anlattım?
Ne gereği vardı, diye düşünebilirsiniz.
Bir gazeteci olarak gösterdiğim duyarlığı, Kemal Anadol'dan, bir milletvekilinden bekleme hakkına sahip olduğumu anlatmaya çalıştım.
Benim gibi Anadol'un da bu memleketin insanına örnek olması gerekirdi.
Kemal Anadol, kırmızıda geçerse geçsin. Ceza yemezse yemesin.
Ben saat 02.00'de de olsa, hiç kimsenin olmadığı bir yolda bile kırmızı ışıkta duracağım.
NOT: Bülent Uygun, Bucaspor'dan ayrıldı, Eskişehirspor ile sözleşme imzaladı. Uygun'un Bucaspor'dan ayrılmasına değildi öfkemiz. Onun samiyetsiz, tutarsız, yalan ifadeler kullanıp insanları kandırmasınaydı. Keşke haksız çıksaydık.