Güncel

Doku soruşturmasında eski valinin yazışmaları ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonundan ihraç edilen polis memuru Gökhan Ertok ile yazışmaları ortaya çıktı. Sonel'in kendisi aleyhine paylaşımda bulunan kişileri yakalattırıp işkence ettiği belirlendi. İncelemelerin ardından Ankara'da düzenlenen yeni operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı.

Abone Ol

Tunceli'de altı yıl önce kaybolan ve artık hayatta olmadığına kesin gözüyle bakılan Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

Tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve ihraç edilen eski polis Gökhan Ertok arasında geçen yazışmalar ortaya çıktı.

DAYAK AYRINTISI
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde Sonel'in kullanımında bulunan ve kendisine ait GSM numarasıyla girilen WhatsApp hesabının Turgay Kılıç ismiyle kayıtlı olduğu belirlendi.

Sonel ile Ertok'un arasında geçen yazışma içeriklerinde, eski valinin sosyal medya platformları üzerinden kendisi aleyhine yönelik yapılan paylaşımların hesap ve kullanıcılarının tespiti ve kapatılması için talimat verdiği ortaya çıktı.

Yapılan bu çalışmalar için 25 Nisan 2019 ve 5 Temmuz 2019 tarihlerinde Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu isimli şüphelinin hesabından Ertok'un hesabına 5 bin para transferinin yapılarak toplamda 10 bin TL para gönderildiği tespit edildi.

Ertok'un tespit ettiği kullanıcıyı resmi kayıtlarda olmayan bir şafak operasyonu ile ikametinden aldığını söylediği, akabinde bu kişiyi elleri arkadan kelepçeli yüzü kanlar içerisinde sokakta sırtüstü yatar vaziyette fotoğrafını Sonel’e gönderdiği de kayıtlarda yer aldı.

İŞKENCE YAPMIŞLAR
Ertok'un tespit ettiği kullanıcıyı resmi kayıtlarda olmayan bir şafak operasyonu ile ikametinden aldığını söylediği, akabinde bu kişiyi elleri arkadan kelepçeli yüzü kanlar içerisinde sokakta sırtüstü yatar vaziyette fotoğrafını Sonel’e gönderdiği de kayıtlarda yer aldı.

SAMSUN'A GİTMİŞ
Ertok'un bu olayın ardından başka bir sosyal medya hesabı kullanıcısını tespit ettiğini söylediği görüldü.

Bunun üzerine Samsun iline gittiğini, burada yabancı uyruklu bir kadını uçağa bindirerek yurt dışına gönderdiğini ve kadının telefonunu elinden alarak kendisine takipli bir telefon verdiğini beyan ettiği de yazışmalara yansıdı.

Telefonun parasını Sonel’den talep ettiği ortaya çıkan Ertok'a, mesajlaşma tarihlerinden 4 gün sonra Sonel’in koruma polisi olan Şükrü Eroğlu'nun hesabından 20 bin lira para gönderildiği de tespit edildi.

Ertok'un bir cinayet, 300 kg eroin ve 400 milyon TL’lik gayrimenkul konutlarının olduğundan bahsederek bazı devlet görevlileriyle görüşmek için Sonel’den referans olmasını istediği de yer aldı.

İNCELEMELERİN ARDINDAN OPERASYON
Yazışmaların incelemesinin ardından Ankara'da harekete geçildi.

Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 5 şüpheli haklarında bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi.

BUGÜNE KADAR NELER OLDU?
Bilindiği üzere dosya, altı yıl rafta kaldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yeniden ele alındı.

Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kurularak Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ile kaybolduğu güne ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları toplandı.

Soruşturma kapsamında, 67’si ana arter olmak üzere 70 KGYS ve güvenlik kamerasına ait yaklaşık 700 saatlik görüntü incelendi.

Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile buluşmak için gittiği kafeye geliş ve ayrılış anları ile daha sonra öğretmenine gidişine ilişkin yeni görüntüler dosyaya eklendi.

Başsavcılık ve özel ekip tarafından görüntüler saniye saniye incelenerek Doku’nun akıbeti araştırıldı.

KAYIP DOSYASI CİNAYET SORUŞTURMASINA DÖNÜŞTÜ
Soruşturma kapsamında bazı şüpheliler hakkında HTS ve PTS çalışmaları yürütüldü.

Elde edilen bulgular doğrultusunda 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olarak yer alan ve ABD’de bulunan Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.

Altaş, kısa süre sonra ABD güvenlik birimlerince gözaltına alınarak tutuklandı. Umut Altaş'ın Türkiye’ye iadesine ilişkin süreç ise devam ediyor.

VALİ VE OĞLU TUTUKLANDI
Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, “Kasten öldürme” suçundan tutuklandı.

Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, “Suç delillerini gizleme ve yok etme” suçundan tutuklandı.

Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle “Yağma” suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi.

Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla gözaltına alınan eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklandı.

Tuncay Sonel ise “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”, “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklandı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, üniversite öğrencisinin kaybolduğu gün görev yapan tüm zırhlı araçların tespit edilmesini istedi; personelin isim listesi de talep edildi.

UMUT ALTAŞ'LA İLGİLİ SON DURUM NE?
Soruşturma sürecinde ABD'ye kaçtığı tespit edilen, hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD güvenlik makamları tarafından tutuklanan Umut Altaş, Mustafa Türkay Sonel'le yakın arkadaş olması nedeniyle dosyada kritik bir konumda yer alıyor.

Ayrıca kendisi, Türkay Sonel'in cinayeti kendisine itiraf ettiğini ileri sürüyor.

Altaş'ı ICE gözetim merkezinde ziyaret eden ancak ismi kamuoyuna açıklanmayan bir ABD'li avukat, dikkati çeken bir ayrıntı aktarmıştı.

Bu kişi "Altaş'ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin Türkiye'de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti." demişti.