Doğrunun kaderi

Abone Ol

Bir değişim söylemidir gidiyor şimdilik, kuru cılız... Ne değişiyor? Herhalde Kurultaylarda netleşir de. En azından kim kimi 'yedirmedi'(!) görülür…

Kökü derinlerde bir parti Kurultaylara giderken, yüksek yerlere de aday kimi üyeleri de… Sığ, ideolojilerden ve iç demokrasiden uzak, kolaycı ve şovenist söylem ve tartışmalarla… Kestirmeden sonuca gitmekle uğraşıyor!

***

Aslında taa… başlarda, güçlü bir çıkış gelmişti Tunç Soyer Başkandan... Kendi tabiriyle 'Yeni Siyaset Belgesi İzmir Duruşu' dediği belgede, ülkenin ve partinin özüne dokunan önemli saptamalar vardı ;

*Sol-sosyal demokrat söylemlerden uzaklaşılmış olması ; CHP'nin gerçekten ne söylediğinin de anlaşılamaması ya da söylediklerinin kaybolup gitmesine yol açtı.

Bu durum, CHP'nin sağcılaşmasına alkış tutanları cesaretlendirdi…

*Oysaki bizim bu ülke için, bu dünya için söyleyecek çok sözümüz var. Bu sözler, her bir vatandaşımızın vicdanından süzülen doğrularımızdır…

*Bir Japon Atasözünde söylendiği gibi 'Zafer değil, yenilgi öğretir.' CHP'nin eksikleri ve kusurları olduğundan, bir değişime ihtiyaç duyulduğundan şüphemiz yok…

Belgede; Ülkemizin de demokratik, ekonomik ve toplumsal sorunları da genişçe analiz ediliyor ve çözüm yolları da sunuluyor. Keza, parti tüzüğünün demokratikleşmesi de…

***

Ne yazık ki, derin iz bırakması gereken bu belge unutuluyor…Bir kere bile anılmıyor. Kupkuru değişim ve yenilenme söylemleri öne geçiyor…

İyi ki partide bir Yunus Emre var.

Rafine ve popüler dilli,

Siyaset teorisyenli ve pratikli,

Gençlik Kolları Genel Başkanlığından gelişli.

Bir akademisyen… Nadir liyakatlilerden seçilen bir İstanbul Milletvekili…

Ummak isteriz ki, şu anda güncellemekte olduğu, Parti Programında Tunç Başkanın bu belgesinin de izleri olur…

İyi ki, partide Milletvekili bir Murat Bakan, bir Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yine bir Milletvekili Deniz Yücel var…

Kurumsal değişimcilerin ilk ateşçileri!

***

Garip olan parti değiştirmek değildir…

İnsan statükocu değil, kendisini geliştirebilen ve yenileştirebilen bir varlıktır. Bu açıdan fikri değişirse, parti değiştirmesi normal olanıdır. Anormal olanı ise… parti değiştirdiği için fikrini değiştirendir!

Paulo Coelho ' mektub ' adlı kitabında diyor ki… 'Değişim zamanı geldiğini hissettiğimiz zaman, yaşadığımız bütün başarısızlıklar, bozgunlar bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçer…

Sonra kuşkusuz, bizler yaşlandıkça zor zamanların payı ağır basmaya başlar. Ama aynı zamanda, kazandığımız deneyimler, bu başarısızlıkların üstesinden gelme ve bizi daha ileri götürecek yolu bulma olanağı verir…

Yalnızca başarısızlıklarımızın filmini seyredersek kötürüm oluruz. Sadece deneyimlerimizin filmine bakarsak gerçekte olduğumuzdan daha akıllı olduğumuza inanmaya başlarız…'

İki kaseti de… 'zihinsel videomuza' yerleştirmemiz lazım!

***

Parti içinde saf değiştirdi diye eleştirilenler, kendilerini yenileyenlerdir. Bunların yokluğu kayıp, varlığı ise yaşayan kitap gibidir…'Satmak', 'ihanet' gibi benzeri yakıştırmalar da, bir paranoyadır!

Her ne kadar özellikle siyasette doğruların, her zaman sahip çıkılmamak gibi bir kaderi varsa da, bir gün ortaya çıkmak gibi, bir huyu da vardır... Tarih her zaman haklıdan yana olmuştur da !

İyi Pazarlar…