Doğanata’’nın büyük hedefi

Abone Ol
Doğanata Şirketler Grubu’’nun desteği ile 1995 yılında Necdet Doğanata tarafından kurulan Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı’’nın çalışmaları sonucu 2007 yılında İzmir’’in 6. üniversitesi olarak kurulan İzmir Üniversitesi kısa sürüde büyük bir başarıya imza attı. Ne de olsa 45 yıllık bir eğitim tecrübesinin ürünü. Zaten İzmir’’in 3. vakıf üniversitesi olan İzmir Üniversitesi’’nin ’“Geçmişin tecrübesiyle geleceği şekillendiriyoruz’” sloganı da bunu en iyi şekilde yansıtıyor.
İzmir Üniversitesi 3 yılda 1500 öğrenci sayısına ulaştı. Mütevelli Heyet Başkanı Necdet Doğanata, son derece samimi bir konuşma yaparak Türk eğitim sistemindeki çarpıklığı dile getirdi ve gelecek planları hakkında bilgi verdi. Rakamlara bakın ve böyle bir eğitim sistemi nasıl olur biraz da siz düşünün. Ama aklınıza da mukayyet olun.
Bu yıl yaklaşık 1.5 milyon gencimiz yüksek eğitim isteği ile üniversite kapısına dayandı. Bunun 400 binini ilk sınavda eledik. Geriye kalan 1 milyon 100 binin 560 bini ikinci sınavda tercih yapma hakkı elde etti. Gençler 24 tercih hakkının büyük çoğunluğunu açıkta kalmama kaygısıyla mecburiyetten doldurduğu için 110 bin genç kazandığı halde kaydını yaptırmadı. Yani bu yıl üniversiteye giren öğrenci sayısı 500 bini bile bulmadı. Bu da demektir ki biz 1 milyon gencimizi üniversite kapısından içeri sokmadık. Necdet Doğanata’’ya göre bireysel insan haklarının en kutsalı olan eğitim hakkından 1 milyon gencimizi mahrum bıraktık.
Bu sorunu ortadan kaldırmak için Türkiye’’deki devlet ve vakıf üniversitelerinin sayısı acilen artırılmalı. Eğitim konusunda Türkiye’’nen en tücrübeli isimlerinden biri olan Necdet Doğanata’’nın bu konuda örnek aldığı ülke ise ABD. 300 milyon nüfusa sahip ABD’’nin 6 bin üniversitesi varsa, ABD’’nin yüzde 25’’i kadar nüfusa sahip olan (75 milyon) Türkiye’’nin de 1.500 tane üniversitesi olmalı. Bugün Türkiye’’nin sahip olduğu üniversite sayısı ise yaklaşık 60 tanesi vakıf üniversitesi olmak üzere sadece 146.
Türkiye’’nin büyük zenginliğinin insan potansiyeli olduğuna dikkat çeken Necdet Doğanata, bu zenginliğin heba edilmemesi konusunda uyarıyor. İzmir’’in üniversiteler şehri olma hedefini yetersiz bulan Doğanata, hedefi daha da büyük tutarak Türkiye’’nin bulunduğu bölgenin tamamına hizmet veren üniversiteler ülkesi olması gerektiğini savunuyor.