Geçtiğimiz yıl içerisinde yapılan bir ankette sokaktaki vatandaşa 'Telefonlarınız dinleniyor mu?' sorusuna, vatandaşların % 70'inden fazlası telefonlarının dinlendiğini ifade etmiş. Ortada bir gerçek var ki, telefonlarımız dinlenmiyor ise de paranoyak olduk
Bugün Basın yayın organlarına yansıyan haberde, eski Genel Kurmay Başkanı Işık KOŞANER'e ait olduğu iddia edilen ses kayıtları internete düşmüş. Demek ki, sokakta ki vatandaş haklı. Niye? Her türlü imkan elinde olan Genel Kurmay Başkanı dinlenebiliyorsa; sade bir vatandaşın 24 saat dinlenmediğini, izlenmediğini kim iddia edebilir?
Yıllardan beri duyarız. Gerek devletin başındaki bazı büyüklerimizin ve bazı iş adamlarımızın, sanatçılarımızın bazılarının, bir şekilde pusuya düşürülerek, kadınlarla çekilmiş görüntülerinin, ses kayıtlarının, kendilerine karşı kullanıldığını, yani görüntü yada ses kayıtlarıyla tehdit edilenlerin ses ve görüntü kayıtlarının, yerine göre ihalelerde, yerine göre siyaseten yada başka nedenlerle tehdit unsuru olarak kullanıldığını, bunun en açık örneklerinden, bir tanesini 12 Haziran seçimleri arifesinde MHP'yi TBMM'nin dışına itmek için kullanıldığını tüm vatandaşlarımız gördü. Sonuçta MHP'li yöneticilerin istifası geldi.
Yapılanların doğru olduğunu söylemiyoruz. Savunmuyoruz.
Ancak; insanların evlerine yerleştirilen kameralarında sorgulanması gerekirdi. Profesyonelce yerleştirilen görüntüleme aletlerini yerleştirenlerin de bir şekilde hesap vermesi sağlanmalıydı. Yoksa ilerleyen zamanda bu işin önüne geçmenin mümkün olmayacağını bilmek gerekir diye düşünüyorum. Bugün MHP'li yöneticilere karşı uygulanan yöntemin, yarın bir başkası için kullanılmayacağını kim garanti edebilir?
Piyasada, dikkat çekmeyecek görüntülerde dizayn edilmiş, dinleme ve görüntüme cihazlarını istediğiniz yerden temin etmeniz mümkün. Bildiğim kadarıyla bu cihazların satışıyla ilgili yasal bir düzenleme de yok. Böcek, tabir edilen bu tür cihazların satışı ve kullanımıyla ilgili yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var gibi görünüyor.
Tabi, sadece bu tür cihazlarla iş bitmiyor. Sabit ve mobil hatlar üzerinden her türlü dinleme de yapılabiliyor. Dinlenen şahsiyetlerin konuşma ya da görüntüleri de kişilere karşı kullanılıyor. Bu tür dinleme ve görüntülemeleri sokaktaki vatandaşların birbirlerine karşı kullandıklarını duyar olduk. Olayın boyutunu görmemiz açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Alan dinlemesiyle bir km'lik dairenin dinlenebildiğini, cep telefonlarının şarjı çıkarılmadığı sürece dinlenebildiğini konunun uzmanları ifade ediyor. Yasal soruşturma sonucu dinleniyorsa amenna. Ancak, ses kayıtları başka amaçlar için kullanılıyorsa orada yetkililerin dur demesi gerekiyor.
Sonuçta insanların birbirlerine olan güveni yok oluyor. Korku toplumu oluyoruz. İnsan olmanın gereği olan acılarını, sevinçlerini bir arkadaşıyla paylaşabilme özelliğimizi yitiriyoruz. Karşımızdaki kişiye endişeyle bakar olduk.