Deniz-Mahir-Ulaş, kurtuluşa kadar savaş

Abone Ol
Aziz Nesin’’in söylediğine katılan bir insan olarak halkımdan beklentilerim gün ve gün azalmakta, bazen kızıyorum kendime neden bu düşüncelere kapılıyorsun diye unutma diyorum; Türk milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır. Kendisini kaf dağında sanan bugünün siyasetçilerine anlam vermekte sıkıntılar yaşasamda, ülkesi için değil ailesi için mücadeleciliği kendine görev atfedenlere üzülsemde, sevgiden-saygıdan yoksun tek amacı toplumsallaşmadan uzaklaşmaya itilmiş bir ülke yaratmaya çalışanlara küfür etsem de ve bu yaşadıklarım çerçevesinde analitik düşünceden uzaklaşsamda biliyorum ki içerlerde derinlerde bir yerde yatan devrimci karekterler elbet gün yüzüne çıkacaktır aynı geçmişte olduğu gibi !!!
İşte böyle bir dönemde halkı için mücadele etmiş bir devrimci karekterin daha ölüm yıldönümü yani Ulaş’’ın
Asıl adı Rasih Ulaş Bardakçı
1947 yılında Hacıbektaş'da doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra ODTÜ'ye girdi ve burada devrimci düşüncelerle tanıştı. Revizyonizmin ve oportünizmin egemen olduğu bir dönemde, Marksizm-Leninizmin devrimci çizgisini benimsedi. Dev-Genç'in oluşumunda etkin bir biçimde yer aldı. 1970 sonlarında Mahir Çayan yoldaşla birlikte tüm oportünist ve revizyonistlerle olan her türlü bağların kesilmesi ve THKP-C'nin kurulması çalışmalarında etkin bi-çimde yer aldı. THKP-C'nin ilk silahlı eylemlerinde yer aldı. Mayıs 1971 yılında E. Elrom'un kaçırılması üzerine başlatılan "Balyoz Harekatı" sırasında esir düştü. Kasım 1971'de askeri cezaevinden firar eden beş devrimciden biriydi. THKP-C saflarındaki sağ-sapmanın tasfiyesi ve Öncü Savaşının sürdürülmesi düzeyinde İstanbul'da çalışmayı sürdürdü. 19 Şubat 1972 günü kaldığı ev oligarşinin zor güçlerince kuşatıldı. Ulaş yoldaş, düşmana karşı son kurşununa kadar savaşma kararlılığıyla çatışmaya girişti. Ve sabaha karşı şehit düştü.

Hayatını halkına adayan ve tek düşüncesi daha bağımsız,daha demokratik, daha özgür bir Türkiye olan Ulaş’’a elveda demediğimiz bilinsin diye yazıyorum bunları duygularımı burada cümlelere aktarmada zorluk çeksemde inanıyorum ki Ulaş’’a yazılan ağıt’’ın dizeleri duygulara tercüman olur.
Hele Ulaş'a Ulaş'a
Ulaş benzerdi güneşe
Ulaş gardaş can veriyor
Yüreğim düştü ateşe.

Ulaş'ın elinde mavzer
Mavzeri türküye benzer,
Bizimkiler böyle ölür
Böyle ölür bizimkiler

Tohumlar düştü toprağa
Donandı yeşil yaprağa
Kurban olam kurban olam
Seni yaratan toprağa.

DEVRİMCİLER ÖLÜR AMA DEVRİMLER SÜRER GİDER
Sağlıcakla kalın