Deniz Baykal da olmasa...

Abone Ol
Bir genç olarak yazacaklarımı çok dikkatli okuyun isterim.’¶
Ben hayatını Kemalizm’’e adamış bu uğurda da canını vermekten çekinmeyecek bir karaktere sahip ülkesinin aydınlanma yolunda mücadele eden bir kişiyim, aslında yetmiş beş milyon da birim de denebilir. Gazetelerde, internet sitelerinde uzun zamandır hep izliyorum son günlerin en çok tartışılan daha doğrusu konuşulan konusu CHP ve sayın Genel Başkanı Deniz Baykal’’ı. Aslında uzun uzun araştırma konuları olacak, ders niteliğinde okutulacak konuşmaları ile zaten hayata pozitivist yaklaşımlarını net bir şekilde ortaya koyan tek siyasi lideri en son olarak Kutlu Doğum haftasında kürsüde yaptığı konuşma ile bir kere daha hayranlıkla izledim, işte doğrulukları ile Sayın Baykal!!!
Çok düşündüm aslında o kadar kalemi kuvvetli insan yazmış birde senin yazman neyi değiştirir veya ne kadar kıymet-i harbiyesi olur diye ama deli gönül ille de Sezar’’ın hakkını Sezar’’a vereceksin diyor. Sayın Baykal yıllardır toplumun duymak istediklerini aslında politikaları ile ortaya net bir şekilde koyuyor idi yalnız toplumumuzun durumu ortada yaptıklarını görsel olarak duymak istiyor çok garip ama öyle. Sayın Baykal öyle bir güzel çizgi çizdi ki konuşmasında onun elini sıkmış bir genç olarak bir kere daha o şerefin kıymetini anladım.
Çok dikkatimi çeken konuşmadan özellikle bir kesiti sizinle de paylaşmak isterim.
Hazreti Muhammed vefat ederken yerine herhangi bir kimseyi bırakmamıştır. Hazreti Peygamberin vefatını müteakip ortaya çıkan gelişmeler İslam’’ın siyasi meseleleri insana bırakmış olduğunun açık kanıtı olarak anlaşılmalıdır. Nitekim 4 halifeden her birinin halife oluş şekilleri birbirinden farklı olmuştur. Hepsi de İslamiyet’’in içindedir. O zamanki Müslümanlar halifeliği dinsel bir kurum olarak anlamamışlardır. Onu bir siyaset işi, bir devlet işi olarak görmüşlerdir. İslam’’ın toplumsal hedefi ahlaklı ve adaletli bir düzeni kurmak ve toplumu gerçekleştirmektir.
Dinin egemenlik iddiası yoktur. İslam diniyle Müslümanların meydana getirdikleri fıkıh özdeş değildir. Din ayrıdır, fıkıh ayrıdır.
Kuran bir hukuk kitabı değildir. İslam’’a göre iman sorumluluk ve kurtuluş bireyseldir. Kimse kimsenin günahını çekemez. Dileyen Müslüman olur, Tanrı dileyen kimseyi hidayete ulaştırır. Hiç kimse ne Müslüman olması için, ne de Müslümanlığı yaşaması için zorlanabilir. Çünkü dinde zorlama yoktur.
Ne kadar yerinde değerlendirmeler.
Dün Buca’’da üniversiteden arkadaşlarla uzun uzun konuşmanın satır başlarını tartıştık öyle bir yorumla karşılaştım ki hayretler içerisinde kaldım. Mühendislik Fakültesinde okuyan bir arkadaşım CHP ’‘nin dinsiz bir parti olarak tanındığını bu gelişmenin bunları kıracağını söyledi, neydi aslında beni hayretler içerisinde bırakan biliyor musunuz?Ülkemde Mühendis olacak bir arkadaşımın popülist kültürün etkisinde bir değerlendirme yapması. Neydi onda bu intibanın oluşmasına sebep veya kim hatalıydı, aslında yorumum orada hazırdı’’ iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.’’ Sen Bu ülkeye hizmet edecek ve devletini çıkarlarını savunacak bir insan olarak siyasetten bu kadar uzak olamazsın ve siyasi partilerin politikalarını sadece duyarak öğrenemezsiz. Bizim gibi gençlere yakışan biraz bu konulara eğilim göstermek ve araştırmak dahası Sezar’’ın hakkını vermek ve onun için mücadele etmek.
Neyse konumuza dönelim dün yaşadıklarımla alakalı olarak bazı noktalara değineceğim. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birer fertleri olarak hayata karşı sorumluluklarımız vardır, bu düşünce çerçevesinde Sayın Baykal’’ın yaptıkları aşikardır yaptığı konuşmada da yapacaklarını ve iktidara geldiğinde hangi mentaliteye sahip olacağının sinyallerini veriyor ve din üzerinden siyaset yapanlara resmen din dersi veriyor. Söylenecek tek şey var helal olsun iyi ki varsınız demek. Sadece bu konuda değil söylenecekler KOBİ’’lerle ilgili düşünceleri, Anayasa’’daki değişikliklerle ilgili düşünceleri ve daha nicesi’…
Hayatını siyasete ve Ülkesine adamış bir insan olarak sayın Baykal için biz gençlerin yapması gerekenler belli. Bu kadar deneyimli ve ileri görüşlü bir kişiyi önce Başbakan daha sonra Cumhurbaşkanı yapmak. Deniz Baykal’’ın vatan sevdasını görünce; Nazım Hikmet, Deniz Gezmiş, Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Çetin Emeç’… gibi aydınların mücadeleleri aklıma geliyor ve bu sefer diyorum ki bu Ülke bir Deniz daha kaybetmeden yapmamız gerekenleri biz yapalım gerekirse biz ölelim ama onları yaşatalım.
İyi ki varsınız Sayın Baykal iyi ki varsınız, sizin olmanız demek hem Türkiye Cumhuriyeti’’nin hem de Ülkemizin sigortası CHP’’nin var olmasının teminatıdır, doğru politikalarınız ve yerinde tespitleriniz iyi algılanmalı ve biz gençler tarafından savunulmalı! Sayın Baykal biz gençler sizinleyiz hem de ölümüne!!!
CHP’’yi %4 ten alıp bu seviyelere getiren ve önümüzdeki ilk seçimde iktidara taşıyacak tüm parti yöneticilerine minnettarım, başta Sayın Genelbaşkanı ve Sayın Genelsekreteri olmak üzere.
Yaşasın KEMALİZM ve onun değerli savunucuları’…