Yerel Politika

DEM Parti'den gemi söküm tepkisi: "Aliağa'da yaşam krizi yaşanıyor"

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, TÜBİTAK destekli bilimsel araştırmanın ortaya koyduğu bulgulara dikkat çekerek Aliağa'daki gemi söküm faaliyetlerinin çevre, halk sağlığı ve işçi güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Açıklamada bağımsız denetim ve şeffaflık çağrısı yapıldı.

Abone Ol

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, TÜBİTAK destekli ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi öğretim üyelerince yürütülen araştırmanın sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Aliağa Körfezi'nde son 50 yılda yaşanan sanayileşme ve yoğun kıyı kullanımının deniz ekosisteminde ciddi tahribata yol açtığı belirtilerek, gemi söküm faaliyetlerinin etkilerinin yalnızca çevre kirliliği olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Araştırmada deniz tabanı örneklerinde kurşun, cıva ve asbest gibi ağır metallerin hem deniz sedimentinde hem de kara ekosisteminde birikim gösterdiğinin tespit edildiğine dikkat çekilen açıklamada, bu durumun çevresel bozulmanın yanı sıra insan sağlığı, işçi güvenliği ve kıyı ekosisteminin sürdürülebilirliği açısından da ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, söz konusu tablonun "istihdam" ve "ekonomik zorunluluk" gerekçeleriyle normalleştirilemeyeceğini belirterek, üretim süreçlerinin çevresel ve insani maliyetlerinin göz ardı edildiği bir modelin sürdürülebilir olmadığını savundu.

Açıklamada ayrıca çevresel denetim ve şeffaflık mekanizmalarının yetersiz kaldığı öne sürülerek, çevresel etki verilerinin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması, bağımsız bilim insanları, üniversiteler, meslek odaları ve çevre örgütlerinin yer alacağı kamusal bir denetim mekanizmasının oluşturulması istendi.

İşçi sağlığına da dikkat çekilen açıklamada, gemi söküm sahalarında çalışan emekçilerin ağır metal ve asbest gibi riskli maddelere karşı yeterince korunamadığı, düzenli sağlık taramaları ile mesleki eğitimlerin yetersiz olduğu ileri sürüldü. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği standartlarının uluslararası normlara uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü açıklamasında, bağımsız bilimsel inceleme komisyonlarının kurulması, çevresel verilerin şeffaf biçimde paylaşılması, işçi sağlık taramalarının zorunlu hale getirilmesi ve toksik atık yönetiminin uluslararası standartlara uygun olarak yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Açıklamanın sonunda Aliağa'da yaşanan çevresel sorunların artık yalnızca bir kirlilik meselesi olmadığı belirtilerek, üretim modeli, emek rejimi ve demokratik denetim boyutlarıyla ele alınması gereken yapısal bir yaşam krizine dönüştüğü görüşü dile getirildi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

TÜBİTAK destekli ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yürütülen kapsamlı araştırma, Aliağa’da çevresel ve toplumsal birikmiş sorunların kritik bir eşiğe ulaştığını ortaya koymaktadır. Gemi söküm faaliyetlerinin etkilerini yalnızca teknik bir kirlilik meselesi olarak değil, yaşamın bütününü etkileyen yapısal bir kriz olarak değerlendirmeyi zorunlu kılan bulgular elde edilmiştir.

Araştırma, Aliağa Körfezi’nin yaklaşık 6 bin 500 yıllık çevresel geçmişini ortaya koyarken, özellikle son 50 yıldaki sanayileşme ve yoğun kıyı kullanımı baskısının deniz ekosisteminde belirgin bir kırılmaya yol açtığını göstermektedir. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Serkan Kükrer’in yürütücülüğünde; Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, Doç. Dr. Dilek Aykır Akdağ, Doç. Dr. Şakir Fural, Doç. Dr. Tuğçe Şensurat Genç, Doç. Dr. Serdar Vardar, Doç. Dr. Mehmet Önal ve Doç. Dr. Adnan Çağlar Oruç’un yer aldığı ekip, Aliağa Körfezi, gemi söküm bölgesi ve Güzelhisar Deltası’ndan alınan deniz tabanı örneklerini inceleyerek hem uzun dönemli doğal değişimi hem de insan kaynaklı etkileri karşılaştırmalı olarak analiz etmiştir.

Raporda ve sahadan elde edilen verilerde kurşun, asbest ve cıva gibi ağır metallerin hem deniz sedimentinde hem de kara ekosisteminde birikim gösterdiği tespit edilmektedir. Bu durum, yalnızca çevresel bir bozulmayı değil; aynı zamanda insan sağlığı, işçi güvenliği ve kıyı ekosisteminin sürekliliğini doğrudan tehdit eden çok katmanlı bir risk alanını işaret etmektedir.

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü olarak, bu tablonun “istihdam” ve “ekonomik zorunluluk” gerekçeleriyle normalleştirilmesini kabul edilebilir bulmuyoruz. Üretim süreçlerinin yarattığı çevresel ve insani maliyetlerin görünmez kılındığı bir modelin sürdürülebilir olmadığı açıktır. Yaşam hakkı ile ekonomik faaliyet arasında kurulan dengesizliğin toplum aleyhine derinleştiği görülmektedir.

Aynı zamanda denetim ve şeffaflık mekanizmalarındaki yetersizliklerin de altını çizmek isteriz. Çevresel etki ölçümlerinin kamuoyu ile düzenli ve erişilebilir biçimde paylaşılmaması, bağımsız bilimsel kurumların sürece yeterince dahil edilmemesi ve mevcut denetim mekanizmalarının etkisizliği ciddi bir yönetim sorunu oluşturmaktadır. Bu nedenle üniversiteler, meslek odaları ve bağımsız çevre örgütlerinin yer alacağı bilimsel ve kamusal bir denetim mekanizmasının oluşturulması gerektiğini vurguluyoruz.

İşçi sağlığı boyutu ise en acil müdahale alanlarından biridir. Gemi söküm sahalarında çalışan emekçilerin ağır metal ve asbest gibi yüksek riskli maddelere karşı yeterli korunma koşullarına sahip olmadığı; düzenli sağlık taramaları ve mesleki eğitim süreçlerinin yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu durum, uzun vadede geri dönüşü zor meslek hastalıkları riskini artırmaktadır. İşçi sağlığı ve güvenliği standartlarının uluslararası normlara uygun şekilde yeniden düzenlenmesi zorunludur.

Bu çerçevede;

. bağımsız bilimsel inceleme komisyonlarının oluşturulması,

. çevresel verilerin şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılması,

. işçi sağlık taramalarının zorunlu hale getirilmesi,

. toksik atık yönetiminin uluslararası standartlara uygun şekilde yeniden düzenlenmesi

gerektiğini bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Aliağa’da yaşanan çevresel ve toplumsal sorunlar artık dar anlamda bir “kirlilik” meselesi olmaktan çıkmış; üretim modeli, emek rejimi ve demokratik denetim ekseninde ele alınması gereken yapısal bir yaşam krizine dönüşmüştür. Bu nedenle konu, yalnızca teknik düzenlemelerle değil, kamusal yararı esas alan bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü