CHP İzmir'in atanmış il başkanı Tacettin Bayır görevden alınıyordu, gidiyordu, kalıyordu derken dokuz aylık oldu. Dokuz aydır CHP İzmir İl Başkanlığı koltuğunda oturan Bayır isteyerek ya da istemeyerek siyasi mizah tarihine geçecek gaflara imza attı. Daha bu gaflarının bile etkisi geçmeden başlattığı disiplin tufanı ile disiplin kuruluna fazla mesai yaptıran Bayır'ı sergilediği tavır ve hareketleri nedeniyle 'kontrolsüz bir güç' olarak görüyorum. Yada kontrolünü kaybetmiş kim bilir?
Sosyal paylaşım sitesi facebook aracılığı ile partili bir bayandan çalışma raporu isteyerek 'e-başkan' sıfatını fazlasıyla hak ettiğini düşündüğüm Bayır sıra dışı çıkışları ile de bu dokuz aylık sürede adından oldukça sık söz ettirdi. Sakın 'Dokuz ayda ne olur?' demeyin! Dokuz ayda ne olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.
Metropoldeki bazı ilçe belediye başkanları ile büyükşehir belediye başkanı arasındaki anlaşmazlıklar üzerine yapılan toplantıların basit bir mangal toplantısından ibaret olduğunu söyleyerek büyütülecek şeyler olmadığını ifade eden Bayır'ın bayramdaki 'ateşkes planı' da maalesef suya battı. Meselenin ciddi anlamda büyüdüğünün farkına yeni yeni varan veya daha önceden farkına varmış olmasına rağmen belli etmeyen Bayır çareyi bayramlaşmaya gelmeyen başkana değil de bayramlaşmaya gelen başkanlara ateş püskürmekte buldu. Bayır basın üzerinden çok ağır eleştiriler yönelttiği başkanların 'kişisel beklenti' içinde olduklarını söylemekten de geri kalmadı. Milliyet'ten Erol Yaraş'ın 'Gaf Oscar'ının tek adayı oldu' dediği, Yenigün'den Doğan Karabulut'un ise 'yakarım, çakarım yaklaşımı devam eden bir alman subayı'' benzetmesi yaptığı Bayır tüm bu olup bitenlere rağmen 'Kılıçdaroğlu' korumasında görevine devam ediyor.
Bayır bu hafta İzmir'e gelecek Kılıçdaroğlu'na her şeyi bir bir anlatacakmış. 'Ben de boş durmuyorum. Bu tartışmaları not alıyorum. Haberleri not alıyorum. Görsel CD'leri topluyorum' diyen dedektif il başkanı bakalım yeni deliller bulabilecek mi? Devamlı CHP'yi yazan AKP için kalem oynatmayan yazarlara kızacağınıza önce bir kendi halinize bakın. Hükümeti bıraktınız kendi başkanlarınızın kuyusunu kazıyorsunuz! Ne yazık ki benim gördüğüm iki Tacettin Bayır var. İlki yazlık sinemada kısa pantolonu ile ay çiçeği ve gazoz, Kemeraltı'nda nergis çiçeği satan Tacettin Bayır (ki kendisinin il başkanı olmasına herkesten çok sevinmiştim) diğeri ise özel şoförlü BMW ile gezip Davidoff tüttüren Tacettin Bayır…
Sn. Bayır keşke siyaseti Ahmet'in, Mehmet'in istediği gibi değil de kendi yetiştiği hayat felsefesine yakışan bir şekilde yapsaydı! Ve keşke ben de bugün onun görevden alınması gerektiğini değil de daha iyi görevlere gelmesi gerektiğini yazıyor olsaydım.