Davacının akılsızı, derdini mübaşire anlatır

Abone Ol
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türk firmalarına destek vermek üzere gittiği Paris’’te, Türkiye’’deki bankacılık sektörüne çok sert eleştiriler yöneltti.’¶ Herkesin aynı gemide olduğunu vurgulayan Çağlayan, reel sektör gemiyi yürütmek için makine dairesinde zor anlar yaşarken, bankacıları güvertede keyif çatmakla suçladı.
Bu beyana, halk dilinde ’“davacının akılsızı, derdini mübaşire anlatır’” denir. İlgisiz, yetkisiz kişiye şikayet etmenin nafile olduğunu anlatmak için kullanılan bir deyimdir, bu ifade.
Bakan Bey’’e daha önce de anlatmıştık, bir kez daha deneyelim; Bankalar Birliği defalarca yaptıkları toplantı ve basın açıklamalarında ’“BANKACILIK KANUNUNDA, ZİMMET MADDESİ’” bu haliyle kaldığı sürece, kredi vermekte zorlanacaklarını kamuoyu ile paylaştılar. Bankalar Birliğinin talebi, Avrupa Birliği’’nde uygulanan zimmet maddesinin aynen alınmasıdır ve çok haklıdırlar. Bu taleplerinde ne kadar haklı olduklarını Cuma günkü gazetelerden öğrendik. Sayın Karamehmet borcunu tamamen ödemesine ve binlerce insana iş vermesine rağmen 11 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Bu olay, Bankacıları daha da tedirgin edecektir. Bankacıların önlerinde, Karamehmet olayı ve bu çağdışı zimmet maddesi durduğu müddetçe, Bakanlar da, Sanayiciler de daha çok bağırmaya devam ederler.
AKP Hükümeti tarafından, Bankacılıktaki Yabancı Sermaye payındaki sınırın kaldırılmasıyla, Türk Finans sektörünün yüzde 65-70’’i (yönetim olarak) yabancıların eline geçti. Bankalarını yabancılara satma konusunda Almanların, İngilizlerin, İtalyanların herhalde, kafaları çalışmadığı için üst sınırı yüzde 20 olarak belirlediler. Tayyip Bey Avrupa’’ya yaranacak diye sınırı kaldırdı ve ülkemizin finans yönetimi yabancıların eline geçti. Bir ülke daha nasıl kolayca peşkeş çekilir?
Kredilerin aksamasındaki sebeplerden biri de, devletin bankalardaki parayı borç olarak emmesidir. Tüm Cumhuriyet dönemindeki borçlanmadan fazla borçlanan, sözüm ona imanı tam AKP İktidarı bankalardaki parayı yüksek faizle alarak, yarınımızı karartmaya devam etmektedir.
Sayın Çağlayan, siz T.C Hükümetinin Bakanısınız. Bakanlar Kurulu’’nun üyesisiniz. Artık Oda Başkanı değilsiniz. Konuyu siz çözeceksiniz, bizler değil. Yapmanız gereken şudur; İlk Bakanlar kurulu Toplantısına, Bankalar Birliğinin görüşlerini dikkate alarak, Avrupa Birliği standardında hazırlanmış taslağı getirip, savunmak ve kabul ettirmektir. Bu konudan anlamayan kişilerin kaprislerine, cehaletlerine Türk Sanayicisini, çalışanlarımızı kurban ettirmeye kimsenin hakkı olmamalıdır.
Sayın Bakan, ya bu sorunu çözün tıkanan kredi mekanizmasının önünü açın görevinizi yapın, ya da sizde terasa çıkıp bankacılarla keyif çatın. Lütfen boş konuşmayın.