Darbelere gün yüzü göstermemeli!

Abone Ol

Türkiye darbelerden çok çekti. 1950 den 1980 yılına kadar hemen hemen her 10 yılda bir darbe olurdu. Bir darbenin üzerinden 9 yıl geçtikten sonra insanlar darbe beklemeye başlarlardı. Türkiye demokrasisi 1980 yılından sonra 36 yılda sadece 28 Şubat sürecini yaşadı.

Ben 1980 darbesini olduğunda 19 yaşındaydım ve darbenin ne olduğunu gördüm. Kimsenin 'tutuklanmayacağım' diyemediği, 'nereden ve ne zaman alınacağını bilmediği' bir süreç yaşamıştık.

Onca yıldan sonra Türkiye, 15 Temmuz akşamı kanlı bir darbe girişimine sahne oldu. Ama bu darbenin şifreleri farklıydı.

Birincisi; askeriyede ve halkta yeteri kadar tabanı olmayan, geçmişteki Balyoz-Ergenekon gibi davalarda askerleri haksız yere yargılamaktan sorumlu olan ve Fetullahçılar diye anılan bir kitle akşam saatlerinde darbe yapmaya kalktı.

İkincisi; bunu yaparken de kan döktü. Türkiye kurulduğundan bu yana yapılan iki darbe ve verilen çeşitli muhtıralar sırasında askerler sokaktaki insanlara ateş açmamışlardı.

15 Temmuz 2016 günü darbe girişiminde bulunanlar ve kendilerine 'Yurtta Sulh Konseyi' diyenler TRT'den kendi bildirilerini okuttukları dakikalarda sivil halkın üzerine ateş açarak, polis özel harekat binasını bombalayarak yüzlerce insanı katlettiler.

Bir de halkın iradesini yansıtan Meclis'i bombalayarak milletin iradesine saygıları olmadığını gösterdiler.

Darbe girişimi sırasında ve sonrasında her kesimden milyonlarca insan darbeyi engellemek için sokağa çıktı. Bütün muhalefet partileri de beklendiği gibi demokrasiden yana tavır koydular.

Mecliste ortak bir metne imza atarak demokrasi konusundaki kararlılıklarını ortaya koydular. Bütün bu destekler, hükümetin işini kolaylaştırdı ve darbe yapma cüretini gösteren bu yasa dışı yapılanmayla daha güçlü bir şekilde mücadele etmeye başladı.

Demokrasi kazandı ama daha da güçlendirilmesi gerekiyor. Darbeye karşı oluşan barış ikliminin devam ettirilmesi ve barış dilinin daha kuvvetle kullanılması gerekiyor. Bu devam ettirirse kanlı darbe girişimi demokrasinin şahlanması için bir vesile olabilir.

Meydanlardaki çeşitli görüşten insanların darbe karşıtlığını siyasi görüşlerinin önünde tutmaları son derece olumlu. Bu olumlu hava siyaset tarafından nemalanma değil, demokrasiyi güçlendirme için kullanılmalı.

Halkın bu kararlı tutumu bundan sonra yapılması planlanacak olan her türlü darbeyi engelleyecek ve darbecileri de tarihin karanlık dehlizlerinde tutacaktır.